Reçelin marmelata göre belirgin farkı içindeki meyvelerin diriliklerini muhafaza etmesi. Bu durum reçellerin başarılı olup, olmadığının da bir ölçütüdür. Gerçi, rengi ve kokusu meyvesi hakkında bir ipucu verir ama doğrusu reçeli meyvesinden tanımaktır. Bunun için de meyvenin bütünlüğünün bozulmaması, dağılmaması gerekir. Reçel için olmuş ama olgunlaşmamış, sert ve diri meyveler tercih edilmelidir. Bütün bunlar doğru ama bazen işler istediğimiz gibi gitmez ve biz de oluruna bırakırız.
Mevsim itibariyle meyve çeşitlerinin olağanüstü olduğu günler yaşıyoruz. Haftalık semt pazarında gördüğüm kimi meyveyi bitmek üzere olduğu için son defa olarak kimisini de yeni bollaştığı veya çok sevdiğim için almaya kalkınca doğal olarak mutfak pazar yerine döndü. Meyveleri nasıl ki üretici emek vererek yetiştiriyor ise biz de para verip satın alıyoruz ve eve taşıyarak da bir manada emek veriyoruz. Bu sebeple, meyvelerimizin çöpe gitmesini istemeyiz.
sofra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sofra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Ekim 2019 Cuma
9 Ağustos 2019 Cuma
MANTI...Aile Hatırası...
Kim ne derse desin hamur işini seviyoruz. Ailece bir araya geldiğimizde eskileri anarken aklımıza hemen rahmetli annemizin çeşit çeşit börekleri gelir. Benim hazır yufka ile hazırladığım börekler maalesef onların yerini tutmuyor. Aksine, onları daha da özlettiriyor. Bu özlemi bitirmek için yapmam gerekeni biliyorum ama bir yandan da ekmeğimi bile dikkatli tüketirken bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demekten kendimi alamıyorum.
Bizim evde mutfak annemizindi ama babamız boğazına düşkündü ve yemekten anlardı. Çok sık olmasa da annemden börek pişirmesini de isterdi. Bir keresinde, başka bir şehirden gelen yatılı misafirimizin hediye getirdiği böreği o kadar çok beğenmişti ki rica minnet misafir teyzemizi hamur sofrasının başına oturtmuştu. Bir keresinde de akrabalarımıza dünür olan bir teyzemizin böreklerinin methini işitince o hanım teyzemizi de evimizde ağırlamak için annemi ikna etmişti. Her iki olayda da okuldan gelen ben o tepsi tepsi el açması böreklerin ihtişamını ve babamın hanım teyzelere yağdırdığı iltifatları, hala hatırlarım.
Bizim evde mutfak annemizindi ama babamız boğazına düşkündü ve yemekten anlardı. Çok sık olmasa da annemden börek pişirmesini de isterdi. Bir keresinde, başka bir şehirden gelen yatılı misafirimizin hediye getirdiği böreği o kadar çok beğenmişti ki rica minnet misafir teyzemizi hamur sofrasının başına oturtmuştu. Bir keresinde de akrabalarımıza dünür olan bir teyzemizin böreklerinin methini işitince o hanım teyzemizi de evimizde ağırlamak için annemi ikna etmişti. Her iki olayda da okuldan gelen ben o tepsi tepsi el açması böreklerin ihtişamını ve babamın hanım teyzelere yağdırdığı iltifatları, hala hatırlarım.
26 Mart 2018 Pazartesi
BATON KEK...Lezzetinde Ceviz Var...
Bahar aylarıyla birlikte açık havada gezmeler başladı. Aslında, her türlü hava şartlarında dışarıda yaşamaya çok alıştık. Genci, yaşlısı kimse evde oturmak istemiyor. Bilhassa, hemcinslerim evde otururlarsa hayatı kaçıracaklarını düşünüyorlar. Ne diyebilirim ki; onlar haklı ben de öyle düşünüyorum. Bir gün evde kalırsam ertesi gün mutlaka çıkıyorum. Dışarıda aldığım ilk nefes bana "Oh! dünya varmış" dedirtiyor.
Cevizli Kek'imin nefasetinden bahsetmek için başladığım yazımda gezmelerden bahis açmam tesadüf değil elbette. Gezmeyi seven, her fırsatta hayatın tadını çıkartmak isteyen bir arkadaşım var ve onunla birlikte gezmek çok hoşuma gider. Arkadaşımla fikirlerimizin ayrıldığı yerler vardır ama bu durum bizim iyi arkadaş olmamıza mani olmaz. Fikir ayrılığına düştüğümüz bir konu da gittiğimiz yerlerde güzel bir mekanda iyi bir yemek yeme arzumu arkadaşımın paylaşmıyor olması. Ona kalsa çoğu zaman çay-simit yeter.
Cevizli Kek'imin nefasetinden bahsetmek için başladığım yazımda gezmelerden bahis açmam tesadüf değil elbette. Gezmeyi seven, her fırsatta hayatın tadını çıkartmak isteyen bir arkadaşım var ve onunla birlikte gezmek çok hoşuma gider. Arkadaşımla fikirlerimizin ayrıldığı yerler vardır ama bu durum bizim iyi arkadaş olmamıza mani olmaz. Fikir ayrılığına düştüğümüz bir konu da gittiğimiz yerlerde güzel bir mekanda iyi bir yemek yeme arzumu arkadaşımın paylaşmıyor olması. Ona kalsa çoğu zaman çay-simit yeter.
25 Mayıs 2017 Perşembe
GÜL BÖREK...Ufacıcık...Yumuşacık...
Sofra düzeninde, ikramlıkların servisinde, misafir sayısı önemlidir. Beş-on arkadaşımızı ağırladığımız sofralardaki düzen bellidir. Her kadın, mutlaka yakın-uzak akrabalarını, arkadaşlarını veya komşularını evinde ağırlamıştır. Çünkü, evde misafir ağırlamak geleneklerimizde var. Avrupai yaşam tarzına özenen, evlerinde misafir kabul etmeyen ve bu şeklin savunuculuğunu yapan çok kadın biliyorum ki, evlerde toplanmanın zevkini inkar etmezler.
Ancak, yaşam içinde öyle tanışmalar oluyor ki; mesela, bir tatil köyünde veya mesleki toplantılardaki tanışmalarda, yani devam etmesi zamana muhtaç olan veya yakın olmayı istemediğiniz bazı tanıdıkları dışarıda ağırlamak en doğrusu. Evimiz mahremimizdir. İyi tanımadığımız insanları evimize kabul etmemek gibi bir hakkımız vardır. Her ne kadar sosyal çevrenin genişliği önemli olsa da ailemizi korumak adına dikkatli olmakta fayda var.
Ancak, yaşam içinde öyle tanışmalar oluyor ki; mesela, bir tatil köyünde veya mesleki toplantılardaki tanışmalarda, yani devam etmesi zamana muhtaç olan veya yakın olmayı istemediğiniz bazı tanıdıkları dışarıda ağırlamak en doğrusu. Evimiz mahremimizdir. İyi tanımadığımız insanları evimize kabul etmemek gibi bir hakkımız vardır. Her ne kadar sosyal çevrenin genişliği önemli olsa da ailemizi korumak adına dikkatli olmakta fayda var.
Etiketler:
blogger,
borcam,
Borcam Tepsi,
börek,
Çay Keyfi,
çay sofrası,
Gül Börek,
Havadan sudan,
mevlit,
misafir,
Paşabahçe,
Rabia Serteli,
sofra,
yufka
12 Kasım 2016 Cumartesi
YALANCI TAVUK GÖĞSÜ...Üzeri Kakao Soslu
Evde misafir ağırlamak adeti yavaş yavaş terkedilecek gibi görünüyor. Gençler yani çalışan kesim, iş hayatının yorucu temposu, ulaşım zorlukları ve zaman darlığı nedeniyle dışarıda buluşmaya başladılar. İleri yaşlardaki hanımlar da misafir ağırlama zahmetinden kurtulmak için paralı günlerini dışarıda bir mekanda yapıyorlar. Benim çevremde ise her şekilde görüşebiliyoruz. Kış aylarının soğuk günlerinde evlerde toplanmak hoşumuza gidiyor. Bahar aylarında ise açık havadan istifade etmek için deniz kenarında veya deniz manzaralı açık mekanlarda buluşuyoruz. Grubumuz küçükse şehir içinde nostalji gezileri yaptığımız da oluyor.
Hal böyleyken, rahmetli dayımın kızlarından küçüğü telefonla ziyaretime geleceğini bildirdi. Malûm, yakın zamanda annemizi kaybettiğimiz için taziye ziyaretleri tek-tük de olsa devam ediyor. Dayı kızı beni de düşünerek dışarıda buluşmayı teklif etti ise de taziye ziyareti olduğu için eve davet ettim. Aynı semtte büyüdüğümüz için ortak çok hatıramız vardır. Adeta kardeş gibi bir yakınlık hissederim. Geleceğini söyleyince çok sevindim. Başbaşa sohbetimiz de benim için mutluluktu ama bir kaç akraba daha davet ederek ziyareti daha da anlamlı hale getirmek istedim. Her şey istediğim gibi oldu. Çağırdıklarım davete icabet ettiler ve misafirime de çok hoş bir sürpriz oldu.
Etiketler:
beyaz,
blogger,
çay,
Çay Keyfi,
çay sofrası,
Havadan sudan,
ikindi,
ikram,
kakao,
kakao soslu,
misafir,
sofra,
Süt,
Sütlü Tatlı,
tatlı,
Tatlı Keyfi
11 Ocak 2016 Pazartesi
SAHANDA TEREYAĞLI YUMURTA KAPAMA...Akıllı Telefon ve Instagram
Akıllı telefon kullanmayı düşünmüyordum ama bir vesileyle aniden telefon sahibi oluverdim. Çeşitli özelliklerini birer birer kullanmaya başlayınca da hoşuma gitti. Bu arada, digital fotoğraf makinemi kullanmadığımı bir köşede unuttuğumu farkettim. Halbuki, bir zamanlar Digital makine benim için adeta bir mucizeydi. Eski makinemle her gördüğümü çekemez, filmi boşuna harcamamak için çok dikkatli davranırdım. Çektiğim pozları, fotoğrafçıda negatifinden görebiliyor iken dijital makinenin getirdiği kolaylık müthişti.
Antalya'ya yapacağımız bir seyahat öncesinde digital makinelerin özelliğini öğrenmiştim de son anda ne yapıp, edip makineyi satın almıştım. Hiç kısıtlama olmadan her gördüğümü, istediğim kadar çekebilmek ne büyük özgürlüktü. Yüzlerce kare çekip, beğendiklerimi seçme şansımın olması akıl almaz bir kolaylıktı. Şimdi ise yeni telefonla güzel fotoğraflar çekince işler yine değişti. Bu sefer, digital makine bir köşede bekliyor. Kim uğraşacak ki; tükenen pilleri makineden çıkart, şarj cihazına tak, bekle piller şarj olsun yeniden makineye tak ki fotoğraf çekesin.
Etiketler:
blog,
blogger,
digital,
fotoğraf,
Havadan sudan,
kahvaltı,
kapama,
kış,
Mutfak Keyfi,
sabah,
sofra,
tereyağ,
yumurta
30 Kasım 2015 Pazartesi
AYVA REÇELİ...İRİ RENDELEMELİ...
"Yaşayan görür" derler. Bir kış mevsimine daha eriştik. Yaz mevsiminin son demlerinde, morlu, yeşilli, kırmızılı sebze ve meyveler pazar tezgahlarını renklendirmeye devam ediyor. Güneşin ısıttığı, pırıl pırıl gökyüzünün altında yazdan kalan günleri yaşarken kendimizi yaz mevsiminde zannediyoruz ama akşamın karanlığı erkenden inerken kış günlerinin çok da uzakta olmadığını anlıyoruz. Annemin deyimiyle "Kış, benzeye benzeye geliyor".
Pazar tezgahlarında yaz ürünlerinin yanında sapsarı renkleri, mis gibi kokularıyla ayvalar yer almaya başlayınca kışı özlediğimi anlıyorum. İstanbul dört mevsimi de doya doya yaşayan ve yaşatan bir şehir. Bu nedenle, pastırma sıcaklarının ardından yağmurların başlamasını beklerken güneşli günlere uyanmak benim için şaşırtıcı oldu. Yaz günlerini sevmediğimden değil de sadece vakti geldiği halde kendini saklayan, bize mantolarımızı, eldivenlerimizi giydirecek, atkılarımızı taktıracak kış mevsimini özlemiş olmam.
Etiketler:
Ayva,
Ayva reçeli,
bereket,
blogger,
Engin Akın,
Havadan sudan,
kahvaltı,
reçel,
Reçeller,
Rende,
sarı,
sofra
23 Haziran 2015 Salı
GÜLLAÇ...Ramazan'ın Gülü...Sütlü Tatlı...
Bu yıl yine yazlık evimizde idrak ettiğimiz Ramazan'ı Şerif daha yıllarca da yaz aylarında misafirimiz olacak. Ramazan ayı sofralarının iftariyelik, yemek ve tatlıları, her ne kadar yörelere göre değişiklik gösterse de yaşandığı mevsime göre de değişir. Bilhassa, Ramazan davetlerinin olmazsa olmazları tatlılar, mevsimlere göre ister istemez değişiyor.
Kış aylarının soğuk günlerinde, iftar sofralarına Baklava'dan Revani'ye şerbetli tatlılar ne kadar yakışıyorsa yaz mevsiminin insanı kavuran sıcaklarında da soğukluklar -karpuz, kavun dilimleri- ile buz gibi soğutulmuş üzüm salkımları, armutlar, şeftaliler o kadar yakışıyor. Doğal tatlılar dediğim bu meyvelerin hele ki olgunları seçilirse şerbetli tatlıları hiç aratmıyorlar.
Kış aylarının soğuk günlerinde, iftar sofralarına Baklava'dan Revani'ye şerbetli tatlılar ne kadar yakışıyorsa yaz mevsiminin insanı kavuran sıcaklarında da soğukluklar -karpuz, kavun dilimleri- ile buz gibi soğutulmuş üzüm salkımları, armutlar, şeftaliler o kadar yakışıyor. Doğal tatlılar dediğim bu meyvelerin hele ki olgunları seçilirse şerbetli tatlıları hiç aratmıyorlar.
Etiketler:
Dünya,
Güllaç,
Havadan sudan,
Hayat,
iftar,
insan,
Rabia Serteli,
Ramazan,
Saffet Abdullah,
sofra,
Süt,
Sütlü Tatlı,
Tatlı Keyfi,
tatlı tarifi,
yaşam
31 Aralık 2014 Çarşamba
MUTLU YILLAR!
Acısıyla, tatlısıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz. Yılın son günleri herkes için heyecan vericidir. Bakmayın siz "Yeni yıl da neymiş" diyenlere. Onlar, olaylara dar çevre ve dar çerçeveden bakan insanlar. Çünkü, insanlık tarihinde takvim kullanılmadığı zamanlarda bile yeni yıl kutlamaları yapılmıştır.
İnsanlar değişen mevsimleri takip ederek tabiatın uyandığı bahar aylarını şenliklerle kutlamışlar. Yeni mevsimin toplumlarına bereket getirmesi için adaklar yapıp, zengin sofralarda yiyeceklerini birbirleriyle paylaşmışlar.
İnsanlar değişen mevsimleri takip ederek tabiatın uyandığı bahar aylarını şenliklerle kutlamışlar. Yeni mevsimin toplumlarına bereket getirmesi için adaklar yapıp, zengin sofralarda yiyeceklerini birbirleriyle paylaşmışlar.
18 Temmuz 2014 Cuma
ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI...Özel Sofraların Olmazsa Olmazı...
Bayramlarda veya özel günlerde ailece toplandığımız sofralar için menü hazırlamak bazen zor olur. Davetliler yakınlarımız olduğu için onların yemek zevklerini biliriz. Dolayısıyla, menüyü ona göre hazırlamak zorunda kalırız. Aile sofralarında ninesiyle, torunuyla gencinden yaşlısına her yaş grubundan birey olacağı için onların hepsine ayrı ayrı hitap edebilecek bir menü ortaya çıkarmak gerekir. Bütün bunlar, aslında aile sıcaklığını hissetmenin bedeli olsa gerek.
Aile sofralarında insan kendini ayrıcalıklı hisseder. Ne güzel bir iltifattır; teyzenizin veya yengenizin menüdeki bir yemeği sırf siz seviyorsunuz diye pişirmiş olması. Çocukluk yaşlarından itibaren aile büyüklerinden ilgi gören, özel zevklerine saygı duyulan kişiler, hayatları boyunca tatminkâr ve mutlu insan olurlar. Çünkü, gösterilen bu özen ailedeki çocukların adam yerine konması demektir. Söz hakkı verilmesi demektir. Kişilik haklarına saygı demektir. Farklılıklara saygı demektir.
Aile sofralarında insan kendini ayrıcalıklı hisseder. Ne güzel bir iltifattır; teyzenizin veya yengenizin menüdeki bir yemeği sırf siz seviyorsunuz diye pişirmiş olması. Çocukluk yaşlarından itibaren aile büyüklerinden ilgi gören, özel zevklerine saygı duyulan kişiler, hayatları boyunca tatminkâr ve mutlu insan olurlar. Çünkü, gösterilen bu özen ailedeki çocukların adam yerine konması demektir. Söz hakkı verilmesi demektir. Kişilik haklarına saygı demektir. Farklılıklara saygı demektir.
10 Nisan 2014 Perşembe
SADE KEK...İkram Kültürümüz...
Tedbirli olmak arzu ettiğimiz bir şeydir ama bunun her zaman mümkün olmadığını da bilenlerdeniz. Dünya hali diye bir şey vardır. Bazen, herhangi bir sebeple evlerde telaş yaşanır. Böyle günlerde, derin dondurucuda sakladığınız ürünleri birer ikişer ortaya çıkarır, "Zaten, bu günler için pişirip, kotarmıştım, işe yaradılar, bu telaş içinde yemek pişirmekle uğraşmadık" dersiniz.
Yapıp ettiklerinin işe yarıyor olması, zor günlerinde imdada yetişmesi hoşuna gider. Gider de tam o günlerden bir gün yani dolabında hiçbir şeyin kalmadığı günlerde bir arkadaşın geliyorum derse ne yaparsın. Caddenin karşısındaki pastahanede su böreğini çok güzel yapıyorlar, minik ekler pastalardan da alırım, çay da demledim mi; Oh! ne güzel, diyemiyoruz. Çünkü, ikramlarımızın kendi ellerimizle pişirdiğimizden, el emeği olması bekleniyor.
Yapıp ettiklerinin işe yarıyor olması, zor günlerinde imdada yetişmesi hoşuna gider. Gider de tam o günlerden bir gün yani dolabında hiçbir şeyin kalmadığı günlerde bir arkadaşın geliyorum derse ne yaparsın. Caddenin karşısındaki pastahanede su böreğini çok güzel yapıyorlar, minik ekler pastalardan da alırım, çay da demledim mi; Oh! ne güzel, diyemiyoruz. Çünkü, ikramlarımızın kendi ellerimizle pişirdiğimizden, el emeği olması bekleniyor.
Etiketler:
çay,
Çay Keyfi,
Dünya,
Havadan sudan,
Hayat,
ikram,
insan,
kek,
kek tarifi,
misafir,
Rabia Serteli,
sade kek,
sofra,
tedbir,
toplum,
yaşam
27 Şubat 2014 Perşembe
ELMALI KEK...Taze Elma...Kuru Kayısı...
Eskisi gibi, evinin işlerini bitirdikten sonra elişini alıp, komşusuna ya da yakındaki bir akrabasına çat-kapı giden hanımlar kaldı mı? bilmiyorum. Bugün, kadınların çalışma hayatına girmeleri ile birlikte o eski yaşantılar tarihe karıştı. Ancak, düğün, doğum kutlamaları, taziyeler veya hasta ziyaretleri yapılabiliyor. Eski kabul günlerini bu gün de devam ettirmek isteyen hanımlar ise işin kolayına kaçıp, dışarıdaki açık veya kapalı mekanlarda toplanıyorlar. Bizim de dışarıda bir araya geldiğimiz arkadaşlarımız var ama akrabalarımızla halen evlerimizde toplanarak, eski adetleri devam ettirmeye çalışıyoruz.
Her neyse, geçen akşam gelen bir telefon ile bir kaç akrabamızın bizi ziyarete gelmek istediklerini öğrendik ve çok sevindik. Her zaman olduğu gibi çocukluk günlerimize dönüp, bu dünyadan göçüp, giden aile büyüklerimizi anarken, hatıralar tekrar anlatılacak. Hepimizin malumu anılarımızın hiç sıkılmadan her defasında tekrar tekrar anlatılması ve anılardaki büyüklerimizin yadedilmesi belki de bizi bir araya getiriyor.
Her neyse, geçen akşam gelen bir telefon ile bir kaç akrabamızın bizi ziyarete gelmek istediklerini öğrendik ve çok sevindik. Her zaman olduğu gibi çocukluk günlerimize dönüp, bu dünyadan göçüp, giden aile büyüklerimizi anarken, hatıralar tekrar anlatılacak. Hepimizin malumu anılarımızın hiç sıkılmadan her defasında tekrar tekrar anlatılması ve anılardaki büyüklerimizin yadedilmesi belki de bizi bir araya getiriyor.
Etiketler:
akraba,
çay,
Çay Keyfi,
davet,
Dünya,
elma,
günkurusu,
Havadan sudan,
Hayat,
insan,
kayısı,
kek,
kek tarifi,
Rabia Serteli,
sofra,
yaşam
10 Mayıs 2013 Cuma
TAVUK SALATASI...Tadı Damakta Kalan Lezzet!
Geçtiğimiz günlerde eski bir arkadaşımı ağırlamak kısmet oldu. Hayat gailesi denilen ve bilhassa İstanbul gibi büyük şehirlerdeki insanları etkileyen işler-güçler nedeniyle bir türlü bir araya gelemediğimiz arkadaşım ile nostalji dolu bir-kaç saat geçirdik.
Birbirinden habersiz ama karşılıklı istek olmuş olunca nasip oldu buluştuk. Bu güzel buluşmada çaya düşkünlüğünü bildiğim arkadaşım için uzun sohbetler yapacağımız bir çay sofrası hazırlamayı uygun gördüm. Eski günleri yâd ederken, bizi yormayacak hafif ikramlıklar hazırlamak istedim. Ortak bir arkadaşımızı da aramıza alınca üç çocukluk arkadaşı olarak bol bol eski günlerden, biraz da bu günlerden bahsettiğimiz keyif dolu bir sofra başı sohbeti yaşadık.
Birbirinden habersiz ama karşılıklı istek olmuş olunca nasip oldu buluştuk. Bu güzel buluşmada çaya düşkünlüğünü bildiğim arkadaşım için uzun sohbetler yapacağımız bir çay sofrası hazırlamayı uygun gördüm. Eski günleri yâd ederken, bizi yormayacak hafif ikramlıklar hazırlamak istedim. Ortak bir arkadaşımızı da aramıza alınca üç çocukluk arkadaşı olarak bol bol eski günlerden, biraz da bu günlerden bahsettiğimiz keyif dolu bir sofra başı sohbeti yaşadık.
Etiketler:
beyaz et,
blogger,
Çay Keyfi,
Dünya,
Havadan sudan,
Hayat,
insan,
mayonez,
misafir,
mutfak,
Rabia Serteli,
salatası,
sofra,
Tavuk,
taze soğan,
yaşam
4 Aralık 2012 Salı
KEREVİZ...Ön Yargı ve Eski Bir Tarif...
Kereviz, kış sebzeleri içerisinde belki de en sevilmeyendir. Çoğu insanın bilhassa çocukların ve erkeklerin teklif edildiği anda reddettiği ve yemeyi katiyen düşünmediği talihsiz bir sebzedir vesselâm. Aslında, ön yargıların kurbanıdır. Çünkü, albenisi olmayan renksiz bir sebzedir. Dış görünüşü itibarıyla şekilsiz de diyebilirim ama Yer Elması ile kıyaslandığında kerevize haksızlık yapmış olmayayım.
Çocukluğumuzda bizim evde kereviz etli ve terbiyeli olarak hazırlanırdı. Dolayısıyla, ana yemekti ve yemek mecburiyetindeydik. Bu gün rahmetle andığımız annemiz, yemeğin içine patates ilave ederdi de kereviz yeme işkencesi bir nebze de olsa kolaylaşırdı. Neyse, uzun lafın kısası bir gün bizim sofrada büyükçe bir servis tabağının içerisinde rengârenk, maydanozla süslenmiş, resim gibi bir yemek gördük. Annemizin o güne kadar ki yaptıklarına hiç benzemiyordu.
Çocukluğumuzda bizim evde kereviz etli ve terbiyeli olarak hazırlanırdı. Dolayısıyla, ana yemekti ve yemek mecburiyetindeydik. Bu gün rahmetle andığımız annemiz, yemeğin içine patates ilave ederdi de kereviz yeme işkencesi bir nebze de olsa kolaylaşırdı. Neyse, uzun lafın kısası bir gün bizim sofrada büyükçe bir servis tabağının içerisinde rengârenk, maydanozla süslenmiş, resim gibi bir yemek gördük. Annemizin o güne kadar ki yaptıklarına hiç benzemiyordu.
Etiketler:
aile,
anne,
blogger,
Dünya,
Hayat,
insan,
Kereviz,
kış,
Mutfak Keyfi,
Rabia Serteli,
sebze,
sofra,
yaşam,
Zeytinyağlı,
Zeytinyağlılar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



