22 Kasım 2019 Cuma

ÜÇ KAŞIK TATLISI...Sıcak Günlerin Hafif Tatlısı...

Yazımın başlığındaki sıcak günler maalesef geride kaldı. Yaz biteli neredeyse üç ay olacak. O günlerde bu tarifi sizlerle neden paylaşmadığımı bilmiyorum. Bir sebebi yok. Zaten yaz mevsiminde sıcaklardan mıdır nedir bir rehavet çöküyor. Tatil havasına giriyorum. Tatil havasına girdim diyorsam da bu olsa olsa tembellik havası olabilir. Çünkü, hiç kimseye dört ay tatil vermezler.


Evet! bu yıl da dini bayramları yaz aylarında kutladık. Ramazan Bayramı yaz başına denk geldiği için henüz ağır sıcaklar basmamıştı. Ben de bayram tatlısı olarak şerbetli bir hamur tatlısı olan Kalbura Bastı hazırlamıştım. KALBURA BASTI...Adı Anılarda, Tadı Damaklarda Kaldı...başlıklı yazımda da anlattığım gibi aile büyüklerimizle olan hatıralarımızda yer alan tatlımızı yiyenler çok beğendiler.

11 Ekim 2019 Cuma

SAKIZLI MUHALLEBİ...Damla Sakızlı...Sütlü Tatlı...

Yaz mevsimini şehir dışında, köylere yakın yerlerde geçirenlerin en büyük şansı taze süt bulma imkanıdır. Sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa sağılan sıcacık, taptaze sütün varlığı şehirli insanlar için adeta bir mucizedir. Sütün illa da kaynatılacağına inanmasak hemen oracıkta, yeni sağılmış sütten birer bardak taze taze içmek gelir içimizden. Ah o endişeler! yapmak istediğimiz bir çok şeyden bizi alıkoyan, mahrum eden vesveselerimiz. Ne olur, ne olmaz sonunda pişman olmaktansa diyerek gem vurduğumuz isteklerimiz.


Yaz boyunca köye gidip, bizzat satın aldığımız veya kapımıza kadar getirilen taze süt biz şehirde oturanlar için o kadar kıymetli ki az ile yetinmek mümkün değil. Hele sabah saatlerinde gelen taze sütün ocakta kaynarken ortalığa yayılan kokusu yok mu? Kahvaltı sofrasına birer bardak sütün ilavesi güne mutlu başlamaya yeter de artar bile. Yaz bitip de şehre döndüğümüzde böyle taze sütü nereden bulacağız endişesi ile yaz boyunca tüm komşularımızla evlerimizde her zaman bol süt bulundurmaya özen gösteririz.

4 Ekim 2019 Cuma

ANJELİK ERİK REÇELİ...Meyvesinin Eşsiz Lezzeti...

Reçelin marmelata göre belirgin farkı içindeki meyvelerin diriliklerini muhafaza etmesi. Bu durum reçellerin başarılı olup, olmadığının da bir ölçütüdür. Gerçi, rengi ve kokusu meyvesi hakkında bir ipucu verir ama doğrusu reçeli meyvesinden tanımaktır. Bunun için de meyvenin bütünlüğünün bozulmaması, dağılmaması gerekir. Reçel için olmuş ama olgunlaşmamış, sert ve diri meyveler tercih edilmelidir. Bütün bunlar doğru ama bazen işler istediğimiz gibi gitmez ve biz de oluruna bırakırız.


Mevsim itibariyle meyve çeşitlerinin olağanüstü olduğu günler yaşıyoruz. Haftalık semt pazarında gördüğüm kimi meyveyi bitmek üzere olduğu için son defa olarak kimisini de yeni bollaştığı veya çok sevdiğim için almaya kalkınca doğal olarak mutfak pazar yerine döndü. Meyveleri nasıl ki üretici emek vererek yetiştiriyor ise biz de para verip satın alıyoruz ve eve taşıyarak da bir manada emek veriyoruz. Bu sebeple, meyvelerimizin çöpe gitmesini istemeyiz.

24 Eylül 2019 Salı

Sütün Yararı ve Süt Tüketimi Üzerine Biraz Konuşalım

Starbucks'ta kahve sırasında beklerken siparişlere kulak kesildim biraz. Bir tanesi içeceğini yağlı sütle isterken, üstünde taytı, kolunda spor çantasıyla sporda ne yaptığını yanındaki arkadaşına detaylı olarak anlatan hanımefendi ise yağsız sütlü Americano istedi. Düşündüm düşündüm, ne ara bu kadar çeşit çıktı? Sahi eskiden bu kadar süt çeşidi mi vardı?


Yağlı süt, yağsız süt, badem sütü, soya sütü, organik süt derken çeşitler artıyor da artıyor. Artıyor ama biz bilinçli mi tüketiyoruz? Yağlı sütle yağsız süt arasındaki farkı örneğin, ne kadar biliyoruz?

9 Ağustos 2019 Cuma

MANTI...Aile Hatırası...

Kim ne derse desin hamur işini seviyoruz. Ailece bir araya geldiğimizde eskileri anarken aklımıza hemen rahmetli annemizin çeşit çeşit börekleri gelir. Benim hazır yufka ile hazırladığım börekler maalesef onların yerini tutmuyor. Aksine, onları daha da özlettiriyor. Bu özlemi bitirmek için yapmam gerekeni biliyorum ama bir yandan da ekmeğimi bile dikkatli tüketirken bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demekten kendimi alamıyorum.


Bizim evde mutfak annemizindi ama babamız boğazına düşkündü ve yemekten anlardı. Çok sık olmasa da annemden börek pişirmesini de isterdi. Bir keresinde, başka bir şehirden gelen yatılı misafirimizin hediye getirdiği böreği o kadar çok beğenmişti ki rica minnet misafir teyzemizi hamur sofrasının başına oturtmuştu. Bir keresinde de akrabalarımıza dünür olan bir teyzemizin böreklerinin methini işitince o hanım teyzemizi de evimizde ağırlamak için annemi ikna etmişti. Her iki olayda da okuldan gelen ben o tepsi tepsi el açması böreklerin ihtişamını ve babamın hanım teyzelere yağdırdığı iltifatları, hala hatırlarım.

31 Temmuz 2019 Çarşamba

İMAM BAYILDI...Yaz Sofralarının Yakışanı...

Kendine has, özel ismi olan yemekleri seviyorum, bana enteresan geliyor. Mesela, Kapuska, Karnıyarık veya İmam Bayıldı...aklıma ilk gelenler. Diğer yemekler genellikle malzemenin adıyla anılır. Örnek vermek gerekirse, Zeytinyağlı Barbunya'nın barbunya fasulyesinin zeytinyağ ile pişirilmiş hali olduğu bellidir. İmam Bayıldı ise hele ki esprili isminden dolayı bilmeyen biri ancak önüne geldiğinde anlayabilir. Patlıcanın zeytinyağı ile porsiyon şeklinde pişirilmesidir. Bu sebeple, İmam Bayıldı isminin başına zeytinyağlı diye açıklama getirilmesine gerek yoktur.


Zeytinyağlı yemeklerin bir özelliği de yemeğin yağına kalmasıdır. Bunun manası da yağından tasarruf yapılmamalı. Çünkü, sebzeler yağ ile lezzet kazanır. Bununla ilgili olarak İmam Bayıldı'nın bir de hikayesi vardır. Başka köyden gelin gelen eşinin zeytinyağını bol kullanmasından dolayı bu müsriflik karşısında imam efendinin düşüp bayıldığı anlatılır. Bana sorarsanız, imam efendi boğazına düşkündür ve bol zeytinyağında pişmiş yemeğin lezzetine bayılmıştır.

24 Temmuz 2019 Çarşamba

SICAK KÜLLERİ KALDI...Oya Baydar...

Yazlıkta okumak için bu yıl da kitap siparişi verecek iken kış günlerinden kalma henüz okunmamış kitaplarımın olduğunu farkettim. Evdeki hazır kitapların yanı sıra kitaplığımda yıllardır duran okunmuş kitaplardan birini de tekrar okumak istedim ki, eski dostlarım beni vefasız bilmesin. İkinci defa okuyacağım kitap olarak Oya Baydar'ın Sıcak Külleri Kaldı romanını seçtim. Yakın siyasi tarihimizi bir aşk hikayesinin kahramanları üzerinden çok güzel bir kurgu ile anlattığını hatırladığım kitabın detaylarını tamamen unutmuş olduğum için isabetli bir seçim oldu.


Hz. Mevlana'nın bir sözü vardır "Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır" diye. İşte bu değerli söz aynı zamanda okuduğumuz kitapları ne kadar anladığımızla da ilgili. Bu kitabı bugün bu kadar az hatırlamamın sebebi de bu cümlede gizli. İlk defa okuduğumda belki de kurgusundan dolayı ince detayları anlamadığımı gösteriyor. Bu defa romanın örgüsünü anlayarak okuduğumu düşünüyorum. Uzun yıllar hafızamda kalacaktır.

6 Temmuz 2019 Cumartesi

KALBURA BASTI...Adı Anılarda, Tadı Damaklarda Kaldı...

Kalbura Bastı, çok eskilerden bir hatıra olarak hafızamda yer etmiştir ama Allah biliyor ya bu güne kadar yapmak hiç aklıma gelmedi. Çok eskiyi anlatmak bakımından sevdiğim bir tabir vardır, "fi tarihi" deriz, işte bu tatlı da benim için fi tarihinden kalmadır ve orada da kalmıştır. Hal böyleyken, son zamanlarda sosyal medya hesaplarında sıkça bahsi geçer oldu.


Her gördüğümde de aile geçmişimize dair anılar hafızamda bir bir canlandı. Yakın akrabalık ilişkileri içinde ne çok iftarlar, bayramlar ve özel günler yaşadık. O müstesna günlerde sayısız sofralar kuruldu. Aile büyüklerinin evlerinde özene bezene hazırlanan yemeklerin, böreklerin ve tatlıların tadı bu gün bile hala akıllarda.

28 Mayıs 2019 Salı

YALANCIKTAN BAKLAVA...Çıtır çıtır...

Mutfağımızın zenginliği malum. Yörelerimizin coğrafi özelliklerine göre çeşitlenen birbirinden lezzetli yemeklerimiz ve harika tatlılarımız var. Tatlılarımız o kadar çeşitli ki en iştahsız insanımız bile bir çırpıda 8-10 çeşit tatlı ismi sayabilir, ama ben her zaman birinciliği baklavaya veririm. Baklava, eğer ustasının elinden çıkmış ise tadına doyum olmaz. Vaktiyle, Karaköy Güllüoğulları Baklava'nın sahibi Nadir Güllü, televizyon ekranından baklavanın özelliklerini çok güzel anlatmıştı da biz de öğrenmiştik. Çatalı neresinden batıracağından başlayıp, ilk ısırıkta çıkarttığı ses ve sonrasında damakta oluşan lezzeti öyle bir anlatırdı ki canımız çekerdi de olsa da yesek diye iç geçirirdik.

  

Ayrıca, imalathanelerinden de yayın yapılırdı. Onlarca ustanın çalıştığı imalathanede hamurkârlar, yufka açanlar, tepsiye döşeyenler, iç harcını yayanlar, fırından çıkan tepsiye şerbetini verenler. Her bir aşaması çok önemliydi ve ustası tarafından itinayla yapılıyordu. En ilginci ve hayranlığımı kazanan ise baklava yufkasının inceliğiydi. Yufkaların inceliğini anlatmak için çeşitli gösteriler yaparlardı. Bir defasında baklava yufkasının ardındaki al bayrağımızı görmüştük de yufkanın inceliğine hayran kalmıştık.

2 Mayıs 2019 Perşembe

İMAR BARIŞI...Gözümüz Doymuyor...

Uzun yıllardır yurt dışında yaşayan eski bir tanıdığa yolda rastladığımda babadan miras 5 katlı evin kaçak olan son katıyla ilgili olarak İmar Affından yararlanmak için bir kaç günlüğüne geldiklerini anlattı. Merak edip araştırınca, 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için getirilen İmar Barışı için Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 15 Haziran 2019 tarihine kadar uzatıldığını öğrendim. Bu kanunla mevzuata aykırı, ruhsatsız binalar iskanlı sayılacağından bina sakinleri müstakil tapularını alabilecekler. Bir başka deyişle, yapılanlar yapanların yanına kâr kalacak.


Kaçak yapıdan ev satın alanları suçlayabiliriz ama bu her zaman doğru olmaz. Çünkü, insanlar kaçak yapıdan bilerek ev almıyorlar. Eskiden beri topraktan satış vardır. Müteahhid, inşaatının temelini atarken bir yandan da dükkan veya dairelerinin bir kısmını satışa çıkarır. Senet imzalayan alıcı inşaat boyunca aylık ödemelerini yapar, parasız müteahhit de yapılan bu ödemelerle inşaatı tamamlamaya çalışır. Ev alacak toplu parası olmayanlar için uygun bir ödeme şeklidir. Bina bittiğinde diğer bölümler daha yüksek bedellerle satılırken temelden alanlar kendilerini şanslı addederler. Bu tür binalardaki kaçak kat veya ilavelerden tamamiyle müteahhit ve bina denetimlerini yapmayan devletin memurları sorumludur.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...