Yazılı ve görsel basında gün geçmiyor ki, çevreciler ve onların organize ettiği köylülerin pankartlı, sloganlı gösterilerini görmeyelim. Çeşitli maden ve mermer ocakları için oyulan dağlara, yok edilen ormanlara, kirlenen derelere yenilerinin eklenmemesi için en azından mevcudu korumak için bir araya gelmiş bu insanlar geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor.
devlet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devlet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Kasım 2023 Pazar
16 Ekim 2018 Salı
OKULLU OLMAK...Çocukların Eğitim Hakkı...
Geçtiğimiz yıl gazetemde okuduğum bir haberde 12 yıllık (4+4+4) zorunlu eğitimin kademelerinde toplam 2 milyon çocuğun okula gitmediği yazıyordu. Haberin detayını okumuştum ama daha sonra unuttum, gitti. Geçen gün Facebook paylaşımlarında gördüğüm bir fotoğraf geçen yıl okuduğum o haberi hatırlattı. Bugün, okullu olmayan kaç çocuğumuz var bilmiyorum ama olumlu herhangi bir değişiklik olduğunu da zannetmiyorum. Hem sayıda azalma olsa dahi tüm çocuklar okullu olmadıkça bu eğitim savaşı kazanılmış sayılmaz.
Bir çocuğun okula gidememesi demek, bir aile çocuğunu okula gönderemiyor demektir. Halbuki, anne-babalar okul çağına gelmiş çocuklarını okula göndermekle iftihar eder, gurur duyarlar. Burada, okula gidemeyen çocuk ve onu okula gönderemeyen bir ana-baba var. Olaya hangi tarafından bakarsak tam bir trajedi. Ailenin durumu da iç acıtıcı ama benim içime asıl dokunan okula gitmeyen çocuğun durumu.
Bir çocuğun okula gidememesi demek, bir aile çocuğunu okula gönderemiyor demektir. Halbuki, anne-babalar okul çağına gelmiş çocuklarını okula göndermekle iftihar eder, gurur duyarlar. Burada, okula gidemeyen çocuk ve onu okula gönderemeyen bir ana-baba var. Olaya hangi tarafından bakarsak tam bir trajedi. Ailenin durumu da iç acıtıcı ama benim içime asıl dokunan okula gitmeyen çocuğun durumu.
Etiketler:
aile,
çocuk,
çocuk hakları,
devlet,
Dünya,
eğitim hakkı,
fakirlik,
Havadan sudan,
Hayat,
Hayata Dair,
insan,
Japonya,
okul,
okullu olmak,
öğrenci,
Rabia Serteli,
yaşam
23 Temmuz 2015 Perşembe
KULAK VERMEK...Değer Vermektir.
Yazlıkta yıllardır kullandığım bir bisikletim var. Her yaz başı mutlaka bisikletçinin kontrolünden geçer. Ön tarafında da bir sepeti vardır. Bu sepete sadece bir deniz havlusu koyduğum da olur beş kilo manav alışverişi yüklediğimde. Geçtiğimiz yıl yaz ortasıydı galiba bisikleti sürerken ön taraftan gıcırtılı, tıkırtılı bir takım sesler kulağıma geliyordu ama bisikletle işim bitince aklımdan çıkıveriyordu.
Bu şekilde epey bir süre geçti. Bir gün yine bisikletime binmek üzere deniz havlumu sepete koymak isterken bir de ne göreyim; sepet bir yana kaykılmış, somunları düşmüş, bir tanesinin de cıvatası sallanmıyor mu! Günlerdir duyduğum gıcırtıların sebebi de böylece anlaşılmış oldu tabii. Anlaşılmış oldu ama gevşeyen somunları sadece sıkıştırmak yetecekken, seslere kulak vermediğim için bisikletimle önünde sallanan sepet eşliğinde bisikletçinin yolunu tuttuk.
Bu şekilde epey bir süre geçti. Bir gün yine bisikletime binmek üzere deniz havlumu sepete koymak isterken bir de ne göreyim; sepet bir yana kaykılmış, somunları düşmüş, bir tanesinin de cıvatası sallanmıyor mu! Günlerdir duyduğum gıcırtıların sebebi de böylece anlaşılmış oldu tabii. Anlaşılmış oldu ama gevşeyen somunları sadece sıkıştırmak yetecekken, seslere kulak vermediğim için bisikletimle önünde sallanan sepet eşliğinde bisikletçinin yolunu tuttuk.
Etiketler:
beden,
bisiklet,
değer,
devlet,
Dünya,
Gandi,
Havadan sudan,
Hayat,
Hayata Dair,
insan,
kulak vermek,
millet,
Rabia Serteli,
tamirhane,
yaşam,
yazlık
10 Mart 2015 Salı
YAŞAR KEMAL...Kapitalizm'in ne vatanı vardır ne de milliyeti...
Kapitalizm, beynelmilel bir soyguncu şebekesidir. Kapitalizmin ne vatanı vardır, ne de milliyeti. Kapitalizm, kendisine karşı direnen her gücü yok etmek zorundadır. Beynelmilel bir soygun şebekesi olan kapitalizm, asliyeti, kuruluşu, varoluşu, özü, temeli itibariyle hiçbir zaman milliyetçi olamaz. Somut bir örnek versem daha iyi ederim: Türkiyeyi ele alalım, Türkiye’deki kapitalistleri…
Türkiye'deki kapitalistlerin menfaatleri dünya kapitalistlerinin menfaatleriyle birliktir. Türk halkının da men-faatleriyle taban tabana zıttır. Şöyle ki, işlenmiş madde getirir Türkiye'ye dışarıdan Türk kapitalisti. Bu işlenmiş maddeyi Türk halkına satar. Yüzdesini alır sattığı malın, gerisini Avrupa'daki, Amerika'daki ağasına gönderir. Türk halkı onun için sömürülecek topluluktur.
Türkiye'deki kapitalistlerin menfaatleri dünya kapitalistlerinin menfaatleriyle birliktir. Türk halkının da men-faatleriyle taban tabana zıttır. Şöyle ki, işlenmiş madde getirir Türkiye'ye dışarıdan Türk kapitalisti. Bu işlenmiş maddeyi Türk halkına satar. Yüzdesini alır sattığı malın, gerisini Avrupa'daki, Amerika'daki ağasına gönderir. Türk halkı onun için sömürülecek topluluktur.
16 Şubat 2014 Pazar
SÖZ GÜMÜŞ İSE SÛKUT ALTIN...MI?
İnsanların konuşma hakkına tam bir saygı ve tahammül nerede vardır derseniz, benim bildiğim tek yer İngiltere'nin başkenti Londra'nın Hyde parkıdır. Bu parkta, isteyenlerin yanlarında getirdikleri bir yükselti üzerinde -polisin yasa dışı olmadığına inanması şartıyla- istediklerini söyleme hakları var ve bu haklarını da hakkıyla kullandıklarını biliyoruz.
Konuşmak-anlatmak bizim kültürümüzde de vardır. Halk edebiyatımızı oluşturan masallar, hikayeler, destanlar ve maniler bu sayede unutulmadan günümüze kadar gelebilmiştir. Ancak, bu konuşanlar hitabeti kuvvetli güzel konuşan sayısı belli insanlardı. Halk sadece dinliyordu.
Konuşmak-anlatmak bizim kültürümüzde de vardır. Halk edebiyatımızı oluşturan masallar, hikayeler, destanlar ve maniler bu sayede unutulmadan günümüze kadar gelebilmiştir. Ancak, bu konuşanlar hitabeti kuvvetli güzel konuşan sayısı belli insanlardı. Halk sadece dinliyordu.
Etiketler:
altındır,
devlet,
Dünya,
gümüş,
Havadan sudan,
Hayat,
Hayata Dair,
insan,
millet,
Rabia Serteli,
Söz,
sukut,
yaşam
19 Mart 2013 Salı
İŞSİZLİK ZOR ZENAAT...
Bir süredir değişik kanallardan öğrendiğime göre memleketimizdeki işsizlik oranı yüzde 11.8 ile 2010'dan beri en yüksek seviyesine yükselmiş durumda. İşsizlik, diğer tüm ülkelerde olduğu gibi memleketimiz için de ciddi bir sorun. İşsizlikle mücadelede en ufak bir zafiyet, işsiz sayısının yükselmesine neden oluyor. İşsizlik, bence bir insanın uğrayabileceği en büyük haksızlık. İnsan onuruyla bağdaşmayan bir durum. İnsanlar için çalışma hakkı diye yasal bir hak varsa, işsizlik de bu hakkın ihlali anlamına gelir.
Çalışma hakkı elinden alınmış bir insan için işsizliğin istatistiki rakamlarla açıklanması acıtıcı bir durumdur. İşsizlik çok düşük bir oranda seyretse bile oran binde bir bile olsa neticede o bir kişi işsizdir ve bu durum o kişi için hiç de olumlu bir şey değildir. İşsiz bir babanın çocuklarına ve çalışıyor ise evinin iaşesini tek başına temin eden karısına karşı duyduğu eziklik ve çaresizlik bireysel bir durumdur.
Çalışma hakkı elinden alınmış bir insan için işsizliğin istatistiki rakamlarla açıklanması acıtıcı bir durumdur. İşsizlik çok düşük bir oranda seyretse bile oran binde bir bile olsa neticede o bir kişi işsizdir ve bu durum o kişi için hiç de olumlu bir şey değildir. İşsiz bir babanın çocuklarına ve çalışıyor ise evinin iaşesini tek başına temin eden karısına karşı duyduğu eziklik ve çaresizlik bireysel bir durumdur.
Etiketler:
devlet,
Dünya,
Hak,
Havadan sudan,
Hayata Dair,
insan,
insan hakları,
işçi,
İşsizlik,
memur,
patron,
Rabia Serteli,
yaşam
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





