Kapitalizm, beynelmilel bir soyguncu şebekesidir. Kapitalizmin ne vatanı vardır, ne de milliyeti. Kapitalizm, kendisine karşı direnen her gücü yok etmek zorundadır. Beynelmilel bir soygun şebekesi olan kapitalizm, asliyeti, kuruluşu, varoluşu, özü, temeli itibariyle hiçbir zaman milliyetçi olamaz. Somut bir örnek versem daha iyi ederim: Türkiyeyi ele alalım, Türkiye’deki kapitalistleri…
Türkiye'deki kapitalistlerin menfaatleri dünya kapitalistlerinin menfaatleriyle birliktir. Türk halkının da men-faatleriyle taban tabana zıttır. Şöyle ki, işlenmiş madde getirir Türkiye'ye dışarıdan Türk kapitalisti. Bu işlenmiş maddeyi Türk halkına satar. Yüzdesini alır sattığı malın, gerisini Avrupa'daki, Amerika'daki ağasına gönderir. Türk halkı onun için sömürülecek topluluktur.
Milliyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milliyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Mart 2015 Salı
11 Mart 2013 Pazartesi
ABDÜLCANBAZ...Üzerimizde Hakları Var...
İki yıl önce bu gün Abdülcanbaz'ın babası, Turhan Selçuk öldü dediler, içim cız etti yüreğimde ince bir tel koptu. Son yıllarda yüreğimden o kadar çok tel kopmakta ki, gün geçmiyor bir kayıp haberiyle bir yanım yıkılmasın. Milliyet Gazetesi, kişisel tarihimde hatırladığım -evimizdeki- en eski objelerden biridir. Ufacıcık ama uzman soruları ile çözmekte zorlandığım ve babamla -anılarımın en güzeli olan- beraber çözdüğümüz veya çözemediğimiz günlük kare bulmaca, zamanın usta kalemlerinden köşe yazıları ve Abdülcanbaz'ın Maceraları.
Şimdilerde eğitim evde başlar deniyor ya aslında bunu daha da genişletebiliriz. Çünkü, dünyaya gözümüzü açtığımız andan itibaren bir eğitim, öğretim çemberi içinde sarılmış buluyoruz kendimizi. Çocukluğumda eve giren kitap sayısı kısıtlıydı. Okul kitapları dışındaki kitaplar gereksiz bulunur ve pek uygun görülmezdi. Hatta, kız çocuklarının roman okuması ayıplanırdı bile.
Şimdilerde eğitim evde başlar deniyor ya aslında bunu daha da genişletebiliriz. Çünkü, dünyaya gözümüzü açtığımız andan itibaren bir eğitim, öğretim çemberi içinde sarılmış buluyoruz kendimizi. Çocukluğumda eve giren kitap sayısı kısıtlıydı. Okul kitapları dışındaki kitaplar gereksiz bulunur ve pek uygun görülmezdi. Hatta, kız çocuklarının roman okuması ayıplanırdı bile.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

