Bu şekilde epey bir süre geçti. Bir gün yine bisikletime binmek üzere deniz havlumu sepete koymak isterken bir de ne göreyim; sepet bir yana kaykılmış, somunları düşmüş, bir tanesinin de cıvatası sallanmıyor mu! Günlerdir duyduğum gıcırtıların sebebi de böylece anlaşılmış oldu tabii. Anlaşılmış oldu ama gevşeyen somunları sadece sıkıştırmak yetecekken, seslere kulak vermediğim için bisikletimle önünde sallanan sepet eşliğinde bisikletçinin yolunu tuttuk.
bisiklet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bisiklet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Temmuz 2015 Perşembe
KULAK VERMEK...Değer Vermektir.
Yazlıkta yıllardır kullandığım bir bisikletim var. Her yaz başı mutlaka bisikletçinin kontrolünden geçer. Ön tarafında da bir sepeti vardır. Bu sepete sadece bir deniz havlusu koyduğum da olur beş kilo manav alışverişi yüklediğimde. Geçtiğimiz yıl yaz ortasıydı galiba bisikleti sürerken ön taraftan gıcırtılı, tıkırtılı bir takım sesler kulağıma geliyordu ama bisikletle işim bitince aklımdan çıkıveriyordu.
Bu şekilde epey bir süre geçti. Bir gün yine bisikletime binmek üzere deniz havlumu sepete koymak isterken bir de ne göreyim; sepet bir yana kaykılmış, somunları düşmüş, bir tanesinin de cıvatası sallanmıyor mu! Günlerdir duyduğum gıcırtıların sebebi de böylece anlaşılmış oldu tabii. Anlaşılmış oldu ama gevşeyen somunları sadece sıkıştırmak yetecekken, seslere kulak vermediğim için bisikletimle önünde sallanan sepet eşliğinde bisikletçinin yolunu tuttuk.
Bu şekilde epey bir süre geçti. Bir gün yine bisikletime binmek üzere deniz havlumu sepete koymak isterken bir de ne göreyim; sepet bir yana kaykılmış, somunları düşmüş, bir tanesinin de cıvatası sallanmıyor mu! Günlerdir duyduğum gıcırtıların sebebi de böylece anlaşılmış oldu tabii. Anlaşılmış oldu ama gevşeyen somunları sadece sıkıştırmak yetecekken, seslere kulak vermediğim için bisikletimle önünde sallanan sepet eşliğinde bisikletçinin yolunu tuttuk.
Etiketler:
beden,
bisiklet,
değer,
devlet,
Dünya,
Gandi,
Havadan sudan,
Hayat,
Hayata Dair,
insan,
kulak vermek,
millet,
Rabia Serteli,
tamirhane,
yaşam,
yazlık
24 Ekim 2013 Perşembe
DÜN SABAH YOLDA GİDERKEN...Çok Komik Bir Şey Oldu!
Her zamanki yürüyüş güzergâhımda bir tempo tutturmuş gidiyorum. Kaldırım geniş, ben kaldırımın sağından yani caddeyle birleşen tarafından yürüyorum. Kaldırımın sol tarafına apartman ve dükkanların kapıları açılıyor. Bilhassa dükkan önlerinde belli bir yaya trafiği oluyor. Hele ki; bu dükkan, ürünlerini kapı önüne taşırmış bir market, bir baharatçı veya kaldırıma masa çıkarmış bir büfe ise.
Yürüyüşün istenen etkiyi yapabilmesi için temponun değişmemesi lazım. Bir hızlı bir yavaş, yürüyüşün ciddiyetini bozduğu gibi moral etkisi de kalmıyor. Çünkü, başladığım tempoda yürüyemezsem yararı olmayacağına inanıyorum. Neyse, dediğim gibi dün sabah kaldırımda yürürken, karşımdan bana doğru gelen bir bisikletli belirdi. Bisikletli de öyle böyle değil, enine boyuna iri bir erkek ve bindiği bisikleti de kendine uygun, profesyonel olduğu belli büyükçe bir bisiklet.
Yürüyüşün istenen etkiyi yapabilmesi için temponun değişmemesi lazım. Bir hızlı bir yavaş, yürüyüşün ciddiyetini bozduğu gibi moral etkisi de kalmıyor. Çünkü, başladığım tempoda yürüyemezsem yararı olmayacağına inanıyorum. Neyse, dediğim gibi dün sabah kaldırımda yürürken, karşımdan bana doğru gelen bir bisikletli belirdi. Bisikletli de öyle böyle değil, enine boyuna iri bir erkek ve bindiği bisikleti de kendine uygun, profesyonel olduğu belli büyükçe bir bisiklet.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

