soğuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
soğuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2025 Çarşamba

Kışın Cilt Bakımı: Soğuk Havaya Karşı 3 Etkili İpucu



Kış aylarında soğuk hava, rüzgar ve düşük nem oranı cildimizi kurutarak hassaslaştırabilir. Cildinizin sağlıklı ve parlak kalması için bu kış bakım ipuçlarını mutlaka deneyin!

1.Yoğun Nemlendirici Kullanımı Şart!  

Soğuk hava cildi hızla kuruttuğu için hafif nemlendiriciler yerine içerisinde hyaluronik asit, seramidler ve gliserin gibi içerikler barındıran yoğun nemlendiriciler tercih etmelisiniz. Kışın özellikle gece yatmadan önce cildi derinlemesine nemlendirmek çok önemli.

2. Dudak ve Eller İçin Ekstra Bakım 

Kış aylarında dudaklar ve eller en çok kuruyan bölgelerden. Shea yağı, vazelin veya balmumu içeren dudak nemlendiricileri kullanarak dudaklarınızı koruyun. Ellerinizi ise düzenli olarak yoğun nemlendirici kremlerle besleyin.

3. Güneş Kremini Unutmayın

Kışın güneşin etkisi az gibi görünse de UV ışınları cilde zarar vermeye devam eder. Bu yüzden her gün en az SPF 30 içeren bir güneş koruyucu kullanarak cildinizi koruyun.

Bu kış cildinizin kurumasını ve tahriş olmasını önlemek için yukarıdaki ipuçlarına ek olarak bir tavsiyem var. Vaseline Gluta-HYA serisi, GlutaGlow ve hyalüronik asit içeren formülü ile 5 günde daha aydınlık ve parlak* bir cilt sağlar. Serum etkili formülü ile ciltte hızla emilir, yağlı ve yapışkan bir his bırakmaz.  

Vaseline Gluta-Hya Serum Etkili Losyonları incelmek için tıkla.

*Aydınlık ve parlaklık iddiası ürün kullanılmadan önceki haline kıyasladır. Düzenli kullanımla yapılan klinik testlere göre.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Temmuz 2014 Cumartesi

YAZLIK EV... Her Nimet Bir Külfet Karşılığıdır!

İkinci ev diye de tanımlanan Yazlık Evler, yaz mevsimi boyunca ailece ikamet edilecek, gerekirse yatılı misafir ağırlanacak bahçeli, verandalı veya teraslı, yeşillikler, çiçekler içinde ferah evlerdir. İnsanlar, dinlenmek için şehir dışında, tabiatla içiçe olabilecekleri, hayatın daha yavaş aktığı, sessizliğin hakim olduğu yerlerde bir ev alıp, başlarını dinlemek isterler.


Yazlık ev sahibi olmak son zamanlarda yaygınlaşmış olabilir ama aslında bu kültürün tarihi çok eskilere dayanır. Memleketimizin her yerinde yaz evleri kullanılmıştır. Bugün yaz tatili için gidilen Akdeniz sahillerinin yerli halkı, yaz mevsimini yayladaki evlerinde geçirirlerdi. İstanbul'daki yazlık ev kültürü de çok eskilere dayanır. İstanbul şehri esas itibarıyla -Tarihi Yarımada- denilen Sultanahmet, Beyazıt, Fatih, Eminönü ile -Galata- denilen Karaköy ile -Pera- denilen Beyoğlu, Taksim ve Şişli'ye kadar olan bölgeden ibaretti. Bu semtlerde yaşayan aileler, yaz aylarının gelmesi ile birlikte Boğaz kıyılarında, Çamlıca tepelerinde, Bostancı, Moda, Maltepe sahilleri ile Göztepe'de bulunan yazlık köşk, kasır, yalı veya konaklarına göç ederlerdi.

22 Ocak 2013 Salı

PANCAR TURŞUSU...Kış Boyunca...

Geçtiğimiz hafta karlı günlerin sonunda günlük alışveriş için erken saatlerde sokaktaydım. Hava açık gök masmaviydi ama soğuk yerindeydi. Apartmanın bahçesindeki ağacın dallarından sarkan incecik buzları görünce, çocukluğumda saçaklardan sarkan kol kalınlığındaki buzları hatırladım. Onların yanında bunların esamesi bile okunmaz ama bulduğuyla yetinmeyi bilen bir neslin -ahvadı- olarak coşkun bir sevinçle hemen fotoğrafladım. Bugün hâlâ saçak altından yürümeye çekinirim. 



Hava soğuktu ama güneş ışıklarının vurduğu kaldırım boyunca yürürken sanki bahar gelmiş gibiydi. Yüzümü güneşe doğru kaldırdım ve bir an gözlerimi kapattım, gözlerimi açtığımda cadde boyunca tüm evler ve bahçeler pırıl pırıl parlıyordu. Güneş, bir büyü gibi saldığı ışıklarıyla tüm caddeyi adeta yıkamıştı. Sadece cadde ve evler değil insanlar da farklıydı sanki. Marketin önünde yeni indirilmiş meyve sebze sandıklarındaki ürünleri kızlı-erkekli genç elemanlar, gülüşüp konuşarak tezgahlara yerleştiriyorlardı. 

31 Ocak 2012 Salı

KAR YAĞDI... Böyle Oldu...

Bir hafta dışarıya çıkmadım. Önceki hafta başı havanın da yumuşaklığından istifade ile evde temizlik yapılmıştı. Daha sonra ikramlıkları da hazırladıktan sonra misafirlerimi ağırlamıştım. Ertesi günü artık evdeki işlerim bitti, sokağa çıkarım derken günlerdir beklenen haber geldi. Televizyon spikeri "Kar yağacak mecbur kalmadıkça dışarıya çıkmayın" diye televizyon ekranından seslendi.



Malum bizde emekli taifesinden olduğumuz için bu seslenişe itibar ettik ve sanki şehrimizi düşman askeri istila etmiş gibi oturduk, oturduğumuz yerde. Evde oyalanacak, vakit geçirecek çok şey var elbette hatta bu durumu fırsat bilip, okunmayı bekleyen yeni bir kitaba da başlayabilirim. Amma velâkin sokağa çıkmak, taze havayı soluma isteği baskın çıkıyor. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...