elma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
elma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2020 Pazartesi

ELMALI KEK...Kek Pişirmenin Püf Noktaları...

Kek pişirmeyi sevdiğimi hep söylerim. Sebebi de pratik olması. Kurabiyeler, çörekler gözümde büyür. Çok ender de olsa kurabiye hamurunu yoğurmaya başladığımda hamurla uğraşmanın ne kadar da keyifli ve eğlenceli olduğunu anlıyorum. Ayrıca, kurabiyelere değişik şekiller vermek de hoşuma gitmiyor değil. Elbette bir gün bir kere daha kurabiye hamuru yoğururum. Daha önceleri hem tereyağlı hem de margarinli fındıklı kurabiye pişirmiştim de ne çok övgü almıştım.


Esas övgüyü kendi damağım bana hissettirmişti ama belli etmemiştim. Bir kere kurabiye pişirdim diye övünmek de neyin nesiymiş. Övünmeyi sevmem ama gören, tadan olur da methederse başım üstüne kabul ederim. Malum, marifet iltifata tabidir. İlk denediğimde Fındıklı Kurabiye'm çok lezzetli olmuştu da bir de tereyağlı pişirmiştim. Allah biliyor ya tereyağlı'sının lezzeti bir başkaydı. Bu kadar methettikten sonra merak edip de pişirmek isteyenler için FINDIKLIKURABİYE...Atıştırmalık... ile KURABİYE...Fındıklı...Mis Gibi Tereyağlı... iki çeşit fındıklı kurabiye tarifi emirlerine amadedir. Kolay gelsin.

27 Ocak 2017 Cuma

ELMALI TURTA...Doyulmaz Tadına...

Geçtiğimiz yaz bahçe elmaları ile pişirdiğim Elmalı Pay'ı bir önceki yazımda anlatmıştım. Yazlık komşularımla bir araya geldiğimiz ikindi çaylarında ikram etmek için bir kaç defa daha pişirdim. Her defasında da beğenildi. Çok yıllar öncesinden bildiğim Elmalı Pay'ları yeniden pişirmeye başlamamın aslında bir sebebi var. Onları pişirdiğim zaman annem-babam ve ailenin diğer büyükleriyle hep beraber olduğumuz o eski güzel günleri hatırlıyorum.


Şimdi rahmetle andığımız annem o günlerde tüm akraba ve arkadaşları için ayda bir gün kabul günü düzenlerdi. Kabul günlerinin en büyük özelliği misafirleri zengin bir sofrada ağırlamaktı. O sofralar için ben de anneme yardım ederdim. Bir gün önce akşam iş dönüşü mutfağa girer meyveli bir yaş pasta ile bir tepsi de Elmalı Pay pişirirdim. Ertesi sabah, Elmalı Pay'ları üzerlerine pudra şekerlerini serpip, servis tabağına dizer, yaş pastamı da süsledikten sonra işime giderdim.

19 Ocak 2017 Perşembe

ELMALI PAY...Apple Pie

Elma benim için kış aylarının vazgeçilmez bir kaç meyvesinden biridir. Her gün en az bir tane elma tüketmezsem eksikliğini hissederim. Her bir çeşidini severim ama sadece kış aylarında. Kış biter benim elma aşkım da biter. Gelecek kış yine yadıma düşecektir ama yazın elmayı hatırlamam bile. Kışın elmaları çiğ olarak tüketmenin yanı sıra pişirerek tüketmek de mümkün. Kompostosunu sevdiğimi söyleyemem ama tatlısı hiç de fena olmaz. Hatta, portakal suyunda pişirdiğim elma tatlısının tarifini sizlerle de paylaşmıştım.


Elmayı çiğ ve pişirerek tüketmek dışında bazı hamur işlerinde de kullanırım. Eski yıllarda misafirlerimize Elmalı Turta pişirirdim. Daha sonra kolayıma geldiği için poğaça şeklinde Elmalı Pay pişirmeye başladım. Uzun müddet misafir sofralarımızın vazgeçilmez bir çeşidi oldu. Daha sonra ise bildiğiniz üzre kek çeşitlerinde kullanmaya başladım. Elmalı keklerim hem görünüş olarak hem de lezzet olarak beğenilince ben de Elmalı Pay'larımı unuttum.

9 Şubat 2016 Salı

ELMALI KEK...Arkadaş Yadigârı

Arkadaşlarımızla buluştuğumuz davet sofralarında ikramların tadına bakarken bir yandan da tattığımız her yiyecek için beğenilerimizi ifade etmeye çalışırız. Ne şanslıyım ki; bu güne kadar oturduğum sayısız yemek ve çay sofrasında bu hiç zor olmadı. Tüm hanımlar sofraları birbirinden lezzetli yiyeceklerle donatırlar. Sofraların her zaman bu derece kusursuz olmasının bir sebebi var tabii.


Arada yeni bir ürün yer alsa da diğerleri o sofrada her defasında var olan, arkadaşımızın ustalığını konuşturduğu yiyeceklerdir. Ancak, her arkadaşın evinde yılda bir kere buluşabildiğimiz için haliyle sofralarını özlemiş oluruz. Bazen de bu yiyecekleri o kadar çok beğeniyoruz ki, istediğimiz zaman pişirebilmek için tarifini alıyoruz. Bu karşılıklı tarif alışverişi eminim her kadını heyecanlandırır. Mesela, arkadaş sofrasında çok beğendiğim kıyır kıyır ağızda eriyen bir kurabiyeyi canım çektiği zaman yapabilmek imkanı bana heyecan verir.

15 Ocak 2015 Perşembe

ELMA TATLISI...Portakal Suyunda...Nar Taneli...

Karlı günler İstanbul'lular için çok özeldir. İstanbul'lu, her mevsimi yaşar ve keyfini de çıkarır. Ne güney şehirleri gibi sıcaktan bunalır, ne de doğu şehirleri gibi soğuktan yılar. Ancak, mevsimleri hakkıyla yaşamamız yıldan yıla değişiklik arzedebilir. Yaşamım boyunca kar yağışının aralıklarla da olsa bir ay sürdüğü ve dolayısıyla karın bir ay yerden kalkmadığı kışlar da oldu, karı sadece havada gördüğümüz, en fazla yüksek tepelerin beyazlandığı yıllar da.




Bu yıl kış mevsiminin henüz ortasındayız ama az da olsa müthiş bir soğuk eşliğinde kar gördük. Geçen yıl ha geldi, ha gelecek kış diye beklerken bahar gelmiş, ağaç dalları tomurcuklanmıştı da şaşıp, kalmıştık. Soğuğu hiç sevmememe rağmen kışın kışlığını yapmasını isterim. Geçen yıl kış olmadığı için susuzluk kapımızdaydı. Yakına kadar, barajların gün gün azalan su seviyeleri her gün gazetelerin manşetlerindeydi.

27 Şubat 2014 Perşembe

ELMALI KEK...Taze Elma...Kuru Kayısı...

Eskisi gibi, evinin işlerini bitirdikten sonra elişini alıp, komşusuna ya da yakındaki bir akrabasına çat-kapı giden hanımlar kaldı mı? bilmiyorum. Bugün, kadınların çalışma hayatına girmeleri ile birlikte o eski yaşantılar tarihe karıştı. Ancak, düğün, doğum kutlamaları, taziyeler veya hasta ziyaretleri yapılabiliyor. Eski kabul günlerini bu gün de devam ettirmek isteyen hanımlar ise işin kolayına kaçıp, dışarıdaki açık veya kapalı mekanlarda toplanıyorlar. Bizim de dışarıda bir araya geldiğimiz arkadaşlarımız var ama akrabalarımızla halen evlerimizde toplanarak, eski adetleri devam ettirmeye çalışıyoruz.


Her neyse, geçen akşam gelen bir telefon ile bir kaç akrabamızın bizi ziyarete gelmek istediklerini öğrendik ve çok sevindik. Her zaman olduğu gibi çocukluk günlerimize dönüp, bu dünyadan göçüp, giden aile büyüklerimizi anarken, hatıralar tekrar anlatılacak. Hepimizin malumu anılarımızın hiç sıkılmadan her defasında tekrar tekrar anlatılması ve anılardaki büyüklerimizin yadedilmesi belki de bizi bir araya getiriyor.

11 Aralık 2013 Çarşamba

ELMALI KEK...Son Kalan İki Elma Olmak...

Mutfak masasının üzerindeki meyve tabağında iki elma gözüme ilişmeye görsün. Aklıma hemen elmalı kek pişirmek gelir. Elmaları, dilimlenmiş olarak kekin üzerinde hayal ederim. Anında da dolaptan yumurtaları çıkarırım, ısınsınlar diye. 



Meyve tabağı dolu olduğunda değil de tabakta 2-3 elma kaldığında bu hep böyle oluyor. Nedense, son kalan iki elmayı bir kek üzerinde değerlendirmek ben de bir tür alışkanlık haline geldi. 

30 Nisan 2013 Salı

ELMALI KEK...Benzeye Benzeye Yaz Gelecek!

İstanbul'a bahar geldi gelecek derken havalar nihayet ısındı ama geçen hafta hava öyle bir soğudu ki; kış yeniden geldi zannettik. Her yıl, bir önceki baharın gelişini unuttuğumuz için manasız bir endişe kaplar içimizi. Kış bitmeyecekmiş gibi gelir. İçimizde bir tahammülsüzlük, isyan ederiz. Kime, niye bu sızlanmalar, şikayetler anlamak mümkün değildir. Çünkü, güneşli günlerin yakında olduğunu biliriz. Bu durumlarda, her yıl yaz ve kış mevsimleri öncesinde aile büyüklerinin sık sık tekrarladığı bir deyim vardır. "Benzeye, benzeye gelecek". Gelecek olan ya kıştır, ya da yaz.



Her yıl aynı şeyleri yaşadığımız halde, hep aynı tuzağa düşeriz. Her bahar olduğu gibi evvela havalar birden ısınır. Mutad olduğu üzere Kadıköy'den Moda'ya doğru Bahariye caddesinden veya sahilden yürüyerek gittiğimiz Khalkedon veya Bomonti Çay Bahçesi'nde deniz manzarasına karşı çaylarımızı içeriz. Eve dönerken meşhur Ali Usta'dan mevsimin ilk dondurmasını tadarız. Başka bir gün, adeta bir Lalezâr olmuş Göztepe Parkı'nda binbir çeşit lale arasında hoşça vakit geçiririz. Bahar sıcaklarına alışmış artık yaz geliyor derken, bir de bakarız hava birden soğumuş, bir iki günde biter gider dediğimiz soğuk ve yağışlı günler uzadıkça uzar.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...