Çay Keyfi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çay Keyfi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2020 Pazartesi

ELMALI KEK...Kek Pişirmenin Püf Noktaları...

Kek pişirmeyi sevdiğimi hep söylerim. Sebebi de pratik olması. Kurabiyeler, çörekler gözümde büyür. Çok ender de olsa kurabiye hamurunu yoğurmaya başladığımda hamurla uğraşmanın ne kadar da keyifli ve eğlenceli olduğunu anlıyorum. Ayrıca, kurabiyelere değişik şekiller vermek de hoşuma gitmiyor değil. Elbette bir gün bir kere daha kurabiye hamuru yoğururum. Daha önceleri hem tereyağlı hem de margarinli fındıklı kurabiye pişirmiştim de ne çok övgü almıştım.


Esas övgüyü kendi damağım bana hissettirmişti ama belli etmemiştim. Bir kere kurabiye pişirdim diye övünmek de neyin nesiymiş. Övünmeyi sevmem ama gören, tadan olur da methederse başım üstüne kabul ederim. Malum, marifet iltifata tabidir. İlk denediğimde Fındıklı Kurabiye'm çok lezzetli olmuştu da bir de tereyağlı pişirmiştim. Allah biliyor ya tereyağlı'sının lezzeti bir başkaydı. Bu kadar methettikten sonra merak edip de pişirmek isteyenler için FINDIKLIKURABİYE...Atıştırmalık... ile KURABİYE...Fındıklı...Mis Gibi Tereyağlı... iki çeşit fındıklı kurabiye tarifi emirlerine amadedir. Kolay gelsin.

28 Mayıs 2019 Salı

YALANCIKTAN BAKLAVA...Çıtır çıtır...

Mutfağımızın zenginliği malum. Yörelerimizin coğrafi özelliklerine göre çeşitlenen birbirinden lezzetli yemeklerimiz ve harika tatlılarımız var. Tatlılarımız o kadar çeşitli ki en iştahsız insanımız bile bir çırpıda 8-10 çeşit tatlı ismi sayabilir, ama ben her zaman birinciliği baklavaya veririm. Baklava, eğer ustasının elinden çıkmış ise tadına doyum olmaz. Vaktiyle, Karaköy Güllüoğulları Baklava'nın sahibi Nadir Güllü, televizyon ekranından baklavanın özelliklerini çok güzel anlatmıştı da biz de öğrenmiştik. Çatalı neresinden batıracağından başlayıp, ilk ısırıkta çıkarttığı ses ve sonrasında damakta oluşan lezzeti öyle bir anlatırdı ki canımız çekerdi de olsa da yesek diye iç geçirirdik.

  

Ayrıca, imalathanelerinden de yayın yapılırdı. Onlarca ustanın çalıştığı imalathanede hamurkârlar, yufka açanlar, tepsiye döşeyenler, iç harcını yayanlar, fırından çıkan tepsiye şerbetini verenler. Her bir aşaması çok önemliydi ve ustası tarafından itinayla yapılıyordu. En ilginci ve hayranlığımı kazanan ise baklava yufkasının inceliğiydi. Yufkaların inceliğini anlatmak için çeşitli gösteriler yaparlardı. Bir defasında baklava yufkasının ardındaki al bayrağımızı görmüştük de yufkanın inceliğine hayran kalmıştık.

12 Şubat 2019 Salı

TAHİNLİ KEK...Üzeri Susamlı...

Yazlık sitelerde bazı ev sahipleri evlerinin bir bölümünü kiraya verirler. Bu durum aniden ortaya çıkan bir ihtiyaç sebebiyle olabileceği gibi gelir kaynağı olsun diye sırf kiraya vermek üzere ev satın alan aileler de vardır. Ev sahipleri, pansiyon işletir gibi kiraya vermektense evlerini sezonluk vermeyi tercih ederler. Böyle bir komşumuz yani kiraya vermek üzere fazladan evi olan komşumuz evvelki yıl evine sezonluk bir kiracı bulduğu için çok memnundu. Bu kiracı aileyi bizlerde sevdik ve yaz boyunca komşuluk yaptık. Ailenin babası Susam-Tahin ticareti işindeydi ve ev sahibi komşumuzun anlattığına göre çok da cömert insanlardı.


Günlerden bir gün aynı komşumuzun balkonunda ailece oturmuş sohbet ederken çayın yanında ikram edilen kekin aroması ve lezzeti o kadar hoşuma gitti ki gayrı ihtiyari tarifini istedim. Komşum hatırlamaya çalışarak kekin malzemesini sayarken, tahin ticareti yapan kiracısının verdiği tahin ile yine onların verdiği tarifle pişirdiğini söyledi. Yanlış hatırlamıyorsam hamuruna ve piştikten sonra da üzerine olmak üzere iki su bardağı tahin ile pişirmişti. Aramızda şakasını yaptığımız bedava tahinle yapılan kek muhabbeti yaz boyunca sohbetlerimizde bizi güldürmeye devam etti.

28 Temmuz 2018 Cumartesi

HİNDİSTAN CEVİZLİ KEK...Hoş Kokulu...Yumuşacık...

Her yıl bahar aylarının gelmesiyle aklımıza düşen ve yaz sıcaklarının başlamasıyla da koşup geldiğimiz yazlık evimizde benim için son derece sıkıcı olan yerleşme sürecinin sonunda nihayet komşularla günlük olağan görüşmelerimiz başladı. Site içinde, kumsalda, denizde, çarşı-pazarda, akşam yürüyüşlerinde karşılaştıkça birbirimizden haberdar oluyoruz. Bu karşılaşmalarımız sırasında hal hatır sorar, birbirimizi kahve veya çay içmeye davet ederiz.


Çaylı, kahveli balkon sefalarını hepimiz severiz ama arkadaşlarla önceliğimiz bütün kış iple çektiğimiz deniz sefalarıdır. Ne yapacaksak programımızı deniz saatlerine göre ayarlarız. Denizde günlük en az bir-birbuçuk saatlik yüzme seansları ve sonrasında güneşlenmenin ardından ancak bir program yaparız. Bu konuda hiç bir arkadaşım taviz vermez. Ancak, program yapmamızı her ne kadar deniz belirliyormuş gibi göstermiş olsam da esas belirleyici yatılı misafirlerdir.

19 Haziran 2018 Salı

KOL BÖREĞİ...Kıymalı...Hazır Yufkadan...

Ailelerin beslenmelerinde tercih ettikleri yemek çeşitleri mutlaka farklıdır. Çünkü, aile mutfakları yaşanan coğrafi ve sosyal çevreye göre şekillenir. Bu sebeple, her ailenin hamur ve börek çeşitleriyle ilişkileri de muhteliftir. Benim ailemde hepimiz böreği severdik ve severiz de ama börekle aramızda belli bir mesafe vardır. Rahmetli annem her gün kahvaltıdan sonra yemek pişirmek üzere mutfağa girerdi. Elbette olağanüstü bir olay yoksa, hayat normal seyrindeyse.


Akşam yemeği için toplanacak aile bireyleri için genellikle çorba, etli ve zeytinyağlı yemekler ile tatlıdan oluşan bir menü oluştururdu. Günlük yemek menümüzde böreğin yeri yoktu. Sadece, bazı hafta sonları eğer evde isek bu ritüelin dışına çıkılır ve o gün doyasıya börek yenirdi. Annemizin puf börekleri, çiğ börekleri ve kulak mantısı muhteşem olurdu. O yıllarda annem genç ve hamarat bir kadın olarak ailesini beslemenin şevkiyle hamurunu tutar, bizler de çocuk yaşlarımızda yediklerimiz bize dost iken nar gibi kızarmış puf böreklerinin veya çiğ böreklerin, tavşan kanı çayların eşliğinde tadına varırdık da tadına doyamazdık.

26 Mart 2018 Pazartesi

BATON KEK...Lezzetinde Ceviz Var...

Bahar aylarıyla birlikte açık havada gezmeler başladı. Aslında, her türlü hava şartlarında dışarıda yaşamaya çok alıştık. Genci, yaşlısı kimse evde oturmak istemiyor. Bilhassa, hemcinslerim evde otururlarsa hayatı kaçıracaklarını düşünüyorlar. Ne diyebilirim ki; onlar haklı ben de öyle düşünüyorum. Bir gün evde kalırsam ertesi gün mutlaka çıkıyorum. Dışarıda aldığım ilk nefes bana "Oh! dünya varmış" dedirtiyor.


Cevizli Kek'imin nefasetinden bahsetmek için başladığım yazımda gezmelerden bahis açmam tesadüf değil elbette. Gezmeyi seven, her fırsatta hayatın tadını çıkartmak isteyen bir arkadaşım var ve onunla birlikte gezmek çok hoşuma gider. Arkadaşımla fikirlerimizin ayrıldığı yerler vardır ama bu durum bizim iyi arkadaş olmamıza mani olmaz. Fikir ayrılığına düştüğümüz bir konu da gittiğimiz yerlerde güzel bir mekanda iyi bir yemek yeme arzumu arkadaşımın paylaşmıyor olması. Ona kalsa çoğu zaman çay-simit yeter.

20 Mart 2018 Salı

KARNIKARA (KURU BÖRÜLCE) SALATASI...Ekşili...Bol Yeşillikli...

Karnıkara'yı nerede görsem çok eskilere giderim. Bir tarihte resmi bir işin takibi için annemle babam birlikte Ankara'ya gitmişlerdi. Gidişleri ani bir kararla olduğu için annem eve yemek bırakamadı. Bir miktar para bırakarak bizi Allah'a emanet edip, gittiler. Çocukluktan yeni çıktığım genç kızlığa adım atacağım günlerdi. Mutfakla ilgim sadece annemi seyretmekle kısıtlıydı. Radyodaki şarkılara eşlik ederek yemek pişirmesini izlemek hoşuma giderdi. Yardımlarımızı kabul etmez, ayak altında dolaşmamızdan hoşlanmazdı.


Yasak olanları yapmanın bir çekiciliği vardır ya ben de fırsat bu fırsattır diye ev hanımlığına soyundum ve mutfağa girdim. Niyetim yemek pişirip, kardeşlerimi doyurmak ama farklı tariflerle. Annemin rutin menüsünün dışına çıkıp, değişik yemekler denemek istiyordum. Evde ne kadar yemek kitabı, dergi, gazete ilaveleri varsa hepsini gözden geçirdim. Evimizde pek pişmeyen bir kaç yemek tarifini sıraya koydum. Hiç unutmam, ortasına haşlanmış yumurta konularak pişirilen Rulo Köfte'yle hiç üşenmeden uğraşmıştım.

25 Mayıs 2017 Perşembe

GÜL BÖREK...Ufacıcık...Yumuşacık...

Sofra düzeninde, ikramlıkların servisinde, misafir sayısı önemlidir. Beş-on arkadaşımızı ağırladığımız sofralardaki düzen bellidir. Her kadın, mutlaka yakın-uzak akrabalarını, arkadaşlarını veya komşularını evinde ağırlamıştır. Çünkü, evde misafir ağırlamak geleneklerimizde var. Avrupai yaşam tarzına özenen, evlerinde misafir kabul etmeyen ve bu şeklin savunuculuğunu yapan çok kadın biliyorum ki, evlerde toplanmanın zevkini inkar etmezler.


Ancak, yaşam içinde öyle tanışmalar oluyor ki; mesela, bir tatil köyünde veya mesleki toplantılardaki tanışmalarda, yani devam etmesi zamana muhtaç olan veya yakın olmayı istemediğiniz bazı tanıdıkları dışarıda ağırlamak en doğrusu. Evimiz mahremimizdir. İyi tanımadığımız insanları evimize kabul etmemek gibi bir hakkımız vardır. Her ne kadar sosyal çevrenin genişliği önemli olsa da ailemizi korumak adına dikkatli olmakta fayda var.

1 Mart 2017 Çarşamba

ÜÇGEN BÖREK...Çay Sofrasında Bereket...

Misafir ağırlanan çay sofralarında ev sahibesinin en çok dikkat ettiği husus ikramlık servisinin pratik olmasıdır. Zira, sofrada tabaklara servis edilecek börek çeşitleri, tuzlular, tatlılar, salatalar sıra beklemektedir. Bu arada değinmeden geçmeyelim çay sofralarının en baş ikramlığı börek çeşitleridir. Hele ki; el açması börek olan sofrada diğer ikramlıklar sadece teferruattır. Hem göze hem de mideye hitap eden bir veya iki çeşit el açması börek hazırlamış olan ev sahibesi ne kadar gururlansa hakkıdır. Nar gibi kızarıp, kabarmış böreklerin görünüşü en iştahsız insanı bile baştan çıkarabilir.


İkramlıkların pratik olması istenir ama nar gibi kızarmış böreğin önceden dilimlenerek sofraya getirilmesini de gönül arzu etmez. Çünkü, sofralarda sunum da önemlidir. Şık bir servis tepsisinde sofraya getirilen böreğin önce gözleri şenlendirmesi gerekir. Daha sonra dilimlenerek tabaklara servis yapılır. Bu durum arzu edilendir ama kalabalık sofralarda çok da uygun değildir. Kalabalık sofralar için gerekli olan pratik çözümlerdir. Masaya yerleştirilen ikramlıklar kesip, dilimlemeye gerek bırakmayacak şekilde servise hazır olmalıdır. Bunun için de görsellik bir tarafa bırakılarak börekler önceden dilimlenerek sofraya getirilirler.

27 Ocak 2017 Cuma

ELMALI TURTA...Doyulmaz Tadına...

Geçtiğimiz yaz bahçe elmaları ile pişirdiğim Elmalı Pay'ı bir önceki yazımda anlatmıştım. Yazlık komşularımla bir araya geldiğimiz ikindi çaylarında ikram etmek için bir kaç defa daha pişirdim. Her defasında da beğenildi. Çok yıllar öncesinden bildiğim Elmalı Pay'ları yeniden pişirmeye başlamamın aslında bir sebebi var. Onları pişirdiğim zaman annem-babam ve ailenin diğer büyükleriyle hep beraber olduğumuz o eski güzel günleri hatırlıyorum.


Şimdi rahmetle andığımız annem o günlerde tüm akraba ve arkadaşları için ayda bir gün kabul günü düzenlerdi. Kabul günlerinin en büyük özelliği misafirleri zengin bir sofrada ağırlamaktı. O sofralar için ben de anneme yardım ederdim. Bir gün önce akşam iş dönüşü mutfağa girer meyveli bir yaş pasta ile bir tepsi de Elmalı Pay pişirirdim. Ertesi sabah, Elmalı Pay'ları üzerlerine pudra şekerlerini serpip, servis tabağına dizer, yaş pastamı da süsledikten sonra işime giderdim.

19 Ocak 2017 Perşembe

ELMALI PAY...Apple Pie

Elma benim için kış aylarının vazgeçilmez bir kaç meyvesinden biridir. Her gün en az bir tane elma tüketmezsem eksikliğini hissederim. Her bir çeşidini severim ama sadece kış aylarında. Kış biter benim elma aşkım da biter. Gelecek kış yine yadıma düşecektir ama yazın elmayı hatırlamam bile. Kışın elmaları çiğ olarak tüketmenin yanı sıra pişirerek tüketmek de mümkün. Kompostosunu sevdiğimi söyleyemem ama tatlısı hiç de fena olmaz. Hatta, portakal suyunda pişirdiğim elma tatlısının tarifini sizlerle de paylaşmıştım.


Elmayı çiğ ve pişirerek tüketmek dışında bazı hamur işlerinde de kullanırım. Eski yıllarda misafirlerimize Elmalı Turta pişirirdim. Daha sonra kolayıma geldiği için poğaça şeklinde Elmalı Pay pişirmeye başladım. Uzun müddet misafir sofralarımızın vazgeçilmez bir çeşidi oldu. Daha sonra ise bildiğiniz üzre kek çeşitlerinde kullanmaya başladım. Elmalı keklerim hem görünüş olarak hem de lezzet olarak beğenilince ben de Elmalı Pay'larımı unuttum.

7 Ocak 2017 Cumartesi

BOHÇA BÖREĞİ...Çay Sofralarının Lezzeti

Bu yaz, yazlık komşuma akrabası bir hanım misafir geldi. Ben de bir kaç gün sonra komşumla misafirini çaya davet etmek istedim. İstanbul'da bilmediğimiz ama Anadolu'nun dört bir tarafından göçle gelen komşularımızdan öğrendiğimiz güzel bir adettir komşunun misafirini ağırlamak. İstanbul'da komşuluk vardı hatta bazı komşularımızı akraba yakınlığında sever ve sayardık ama misafirlerine evimizi açtığımızı hatırlamıyorum. Eğer müsait olunursa sadece hanımlar olarak gündüz çaya davet edilirdi.


Anadolu'da yatılı misafiri olan evin hanımına bir nefes aldırmak, onun yükünü hafifletmek ve hep birlikte hoşça vakit geçirmek için misafirle beraber tüm aile köylüler tarafından sırayla yemeğe davet edilir. Hatta gelen misafirler kalabalık ise yatıya bile alınır. Yatıya kalmış olan misafirler, sabah kahvaltısında da ağırlandıktan sonra gitmelerine izin verilir. Bütün bunları nereden bildiğimi soracak olursanız, genç kızlığımda komşularımızın gelin alma töreni için otobüsle Adapazarı'na gitmişliğim vardır.

26 Kasım 2016 Cumartesi

HUMUS...Nohut...Ve Daha Fazlası...

Son yıllarda beslenmeyle ilgili hemen hemen her ürün için farkındalık yaratılıyor. Bildim bileli soframızda yer alan, yediğimiz-içtiğimiz gıdalarla ilgili gün geçmiyor ki yararlarını anlatan bir yazı karşıma çıkmasın. Bunlardan biri de nohut. Bizim soframızda nohut değişik şekillerde yeteri kadar yer alır. Rahmetli babamın tabiriyle "ağır makineli" Etli Nohut yemeği, yanında pilav ve karışık turşu ile soğuk kış günlerinin sevilen bir yemeğidir. Derin dondurucuda sakladığım haşlanmış nohutla da ihtiyaç halinde nefis Nohutlu Pilavlar pişiririm. Bazen de çay sofralarında değişik bir renk ve çeşni olarak kızarmış ekmek dilimlerine sürülmek üzere Humus hazırlarım.


Velhasılı biz nohutu seviyoruz ve yeteri kadar da tüketiyoruz. Ancak, bazı insanlar veya aileler nohut yemeklerini sevmiyor olabilir. Çünkü, nohutun sayılamayacak kadar çok faydasının yanı sıra bazı olumsuz yönleri de var. Mesela, bazı insanlarda aşırı tüketime bağlı olarak şişkinlik, gaz ve hazımsızlığa neden olabilmektedir. Aslında, dikkatli davranılırsa hiç bir sorun yaşanmaz. Şöyle ki; iki öğün üst üste değil de belli aralıklarla günde bir öğün tüketildiği takdirde nohutun içeriğindeki zengin protein, vitamin, mineral ve liflerinden mahrum kalmamış oluruz.

12 Kasım 2016 Cumartesi

YALANCI TAVUK GÖĞSÜ...Üzeri Kakao Soslu

Evde misafir ağırlamak adeti yavaş yavaş terkedilecek gibi görünüyor. Gençler yani çalışan kesim, iş hayatının yorucu temposu, ulaşım zorlukları ve zaman darlığı nedeniyle dışarıda buluşmaya başladılar. İleri yaşlardaki hanımlar da misafir ağırlama zahmetinden kurtulmak için paralı günlerini dışarıda bir mekanda yapıyorlar. Benim çevremde ise her şekilde görüşebiliyoruz. Kış aylarının soğuk günlerinde evlerde toplanmak hoşumuza gidiyor. Bahar aylarında ise açık havadan istifade etmek için deniz kenarında veya deniz manzaralı açık mekanlarda buluşuyoruz. Grubumuz küçükse şehir içinde nostalji gezileri yaptığımız da oluyor.


Hal böyleyken, rahmetli dayımın kızlarından küçüğü telefonla ziyaretime geleceğini bildirdi. Malûm, yakın zamanda annemizi kaybettiğimiz için taziye ziyaretleri tek-tük de olsa devam ediyor. Dayı kızı beni de düşünerek dışarıda buluşmayı teklif etti ise de taziye ziyareti olduğu için eve davet ettim. Aynı semtte büyüdüğümüz için ortak çok hatıramız vardır. Adeta kardeş gibi bir yakınlık hissederim. Geleceğini söyleyince çok sevindim. Başbaşa sohbetimiz de benim için mutluluktu ama bir kaç akraba daha davet ederek ziyareti daha da anlamlı hale getirmek istedim. Her şey istediğim gibi oldu. Çağırdıklarım davete icabet ettiler ve misafirime de çok hoş bir sürpriz oldu.

8 Kasım 2016 Salı

KURABİYE...Fındıklı...Mis Gibi Tereyağlı

Yıllardır ikindi çayının yanına hatta kahvenin yanına bile yakıştığını düşündüğüm elmalı, üzümlü, kakaolu çeşit çeşit kekler pişirdim. Pişirdiğim keklerin çoğunu da bu sayfalarda iftiharla paylaştım ama bu yıl kek pişirmeye biraz ara verdim. Blogger arkadaşlarımın kurabiye tariflerini okudukça, fotoğraflardaki ağız sulandıran kurabiyeleri gördükçe bana da kurabiye pişirme hevesi geldi. Kek hamuru çırpmaktansa kurabiye hamuru yoğurmayı tercih ettim. Böylece, uzun yıllardan sonra ilk pişirdiğim kurabiye Fındıklı Kurabiye oldu.


Fındıklı kurabiyenin hamurunda tarifine uygun olarak margarin yağı kullandım. Niyetim mis gibi tereyağlı kurabiye pişirmekti ama belki ağır olur diye son anda tereyağı fikrinden vazgeçtim. Kurabiyelerim hiç de fena olmadı. Ama yine de tereyağlı kurabiye pişirmek aklımdaydı ve sonucunu merak ediyordum. Hatta, sizlerle de paylaştığım Fındıklı Kurabiye...Atıştırmalık başlıklı yazımda tereyağlısını denersem sonuçtan bilgi vereceğime dair de söz vermiştim.

8 Nisan 2016 Cuma

FINDIKLI KURABİYE...Atıştırmalık...

Blogger arkadaşlarımın paylaştığı kurabiye tariflerini okudukça hep imrenmişimdir. Kurabiye bana çocukları çağrıştırdığı için çocuk olan evde kurabiye pişer gibi bir ön yargıya sahiptim. Bu yüzden, kurabiyelere imrenmeme rağmen çayın yanına çırpıp çırpıp çeşitli kekler pişirmeye devam ettim. Kek güzel de kurabiyelerin yeri de bir başka. Elle tutulup yenmesinden dolayı çocuklara yakıştırdığım kurabiyeyi ben de içimdeki çocuk için pişirmeye karar verdim.


İyi de etmişim. Uzun yıllardan sonra ilk defa pişireceğim için miktarını az tuttum. Çayın yanında birer-ikişer derken bir haftada tükenen kurabiyelerim saklama kabının içinde son tanesine kadar tazeliğini korudu. Kurabiyeler için önemli olan hafif sertliğe ve kıyırlığa sahip olan kurabiyelerim aslında klasik bir tat ve herkes mutlaka pişirmiş veya tadına bakmıştır.

9 Şubat 2016 Salı

ELMALI KEK...Arkadaş Yadigârı

Arkadaşlarımızla buluştuğumuz davet sofralarında ikramların tadına bakarken bir yandan da tattığımız her yiyecek için beğenilerimizi ifade etmeye çalışırız. Ne şanslıyım ki; bu güne kadar oturduğum sayısız yemek ve çay sofrasında bu hiç zor olmadı. Tüm hanımlar sofraları birbirinden lezzetli yiyeceklerle donatırlar. Sofraların her zaman bu derece kusursuz olmasının bir sebebi var tabii.


Arada yeni bir ürün yer alsa da diğerleri o sofrada her defasında var olan, arkadaşımızın ustalığını konuşturduğu yiyeceklerdir. Ancak, her arkadaşın evinde yılda bir kere buluşabildiğimiz için haliyle sofralarını özlemiş oluruz. Bazen de bu yiyecekleri o kadar çok beğeniyoruz ki, istediğimiz zaman pişirebilmek için tarifini alıyoruz. Bu karşılıklı tarif alışverişi eminim her kadını heyecanlandırır. Mesela, arkadaş sofrasında çok beğendiğim kıyır kıyır ağızda eriyen bir kurabiyeyi canım çektiği zaman yapabilmek imkanı bana heyecan verir.

26 Ocak 2016 Salı

BATON KEK...Kek İyidir...

Geçtiğimiz yaz başından beri evde kek pişirmiyorum. Geçen kış değişik malzemelerle değişik kalıplarda çeşit çeşit kekler pişirdim ve sizlerle de paylaştım. Kışın sonlarına doğru, çok sık pişirdiğim için olsa gerek bıkkınlık geldi ve heyecan vermez oldu. Halbuki, kek pişirmek en profesyonel mutfak ustası için bile heyecan vericidir. Hele ki; mutfakta iddiasız hanımlar için kek pişirmek, her defasında olağanüstü bir deneyimdir. Her defasında heyecanlanırız.


İkram ettiği kek için "çok güzel kabarmış" denmesi ev sahibesine yapılabilecek en büyük iltifattır. Kek dünyadaki en lezzetli, en harika, en sevilen bir unlu mamül olmayabilir ama iyi pişmiş bir kek her zaman için iftihar vesilesidir. İyi bir kek pişirebilmek için hamurunun kabarması gerekir. Fırında kabarmadan pişen kekin içi hamur kalır, dışı kızarır. Yarı pişmiş ve tıkız olan kek aynı zamanda hamur kokar. Ve böyle bir sonuçla karşılaşmaktan bütün hanımlar korkar.

11 Mart 2015 Çarşamba

BATON KEK...Kakao ve Kuru Üzüm İlaveli...

Vaktiyle, akraba günleri düzenlediğimiz yıllarda kuzenlerden birinin sofrasında bin bir çeşit ikramlıkların yanı sıra kepekli baton ekmek görünümünde bir kek dikkatimizi çekmişti. Tadını da beğenince bizim kuzen hiç üşenmeden tarifini verdi. Kekin özelliği yağsız oluşuydu yanlış hatırlamıyorsam. Diğer, yüksek kalorili yiyeceklerin yanı sıra diyet ürünlerinin o sevimsiz renginde, albenisi olmayan bu keki bizim kuzen neden pişirdi orası pek anlaşılamadı.


Kek tüm gösterişsiz haline rağmen beğenildi. Diğer misafirlerin samimiyetini bilemem ama ben gerçekten beğendim ve benimsedim ki; ertesi gün ilk işim Borcam baton kek kalıbı almak oldu. Halbuki, başka sofralarda ayaküstü aldığım birçok tarif ya zaman ve zemin uygun olmadığından ya da tarifin yazılı olduğu kağıdı kaybetmiş olduğumdan unutulup, gitmiştir. Dediğim gibi bu defa işimi sıkı tuttum ve ilk iş olarak satın aldığım kek kalıbını mutfak dolabında emrime amade bekleyeceği rafa yerleştirdim.

21 Şubat 2015 Cumartesi

DİL PEYNİRLİ BÖREK...Bir Kere Denemek Gerek...

Bildim bileli, evimizde pişen börekler beyaz peynirlidir. Çünkü, mutfak yetkilisi olarak annemiz peynirli börek sever. Kıymalı börek yaptığı da olurdu. Annemin kıymalı böreği, hamurunu kendi tuttuğu, içi çiğ kıymayla hazırlanmış yağda kızartılan çiğ börekti. Çocukluk, gençlik yıllarımızın fütursuzluğu ile çiğ börekleri sıcak sıcak afiyetle yerken sayısını saymak hiç aklımıza gelmezdi. Babam börekten aldığı ilk lokmadan sonra eğer börek istediği gibi olmuşsa "Hanım! harcını da esirgememişsin" der ve hiç zaman kaybetmeden önündeki börek dolu tabağına mutlu bir yüz ifadesiyle dönerdi.




Rahmetli babam ciddi bir adamdı ama aynı zamanda çok da hoşsohbetti. Dostlarıyla birarada iken anlatır, güldürür etrafındakileri neşeye boğardı. Ama bana sorarsanız babamın en neşeli hali, iyi pişirilmiş sevdiği bir yemeği yerken ortaya çıkardı. Yüzünde beliren ve yemek boyunca silinmeyen o mutlu ve keyifli ifade bugün bile aklımda.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...