Börekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Börekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2015 Cumartesi

DİL PEYNİRLİ BÖREK...Bir Kere Denemek Gerek...

Bildim bileli, evimizde pişen börekler beyaz peynirlidir. Çünkü, mutfak yetkilisi olarak annemiz peynirli börek sever. Kıymalı börek yaptığı da olurdu. Annemin kıymalı böreği, hamurunu kendi tuttuğu, içi çiğ kıymayla hazırlanmış yağda kızartılan çiğ börekti. Çocukluk, gençlik yıllarımızın fütursuzluğu ile çiğ börekleri sıcak sıcak afiyetle yerken sayısını saymak hiç aklımıza gelmezdi. Babam börekten aldığı ilk lokmadan sonra eğer börek istediği gibi olmuşsa "Hanım! harcını da esirgememişsin" der ve hiç zaman kaybetmeden önündeki börek dolu tabağına mutlu bir yüz ifadesiyle dönerdi.




Rahmetli babam ciddi bir adamdı ama aynı zamanda çok da hoşsohbetti. Dostlarıyla birarada iken anlatır, güldürür etrafındakileri neşeye boğardı. Ama bana sorarsanız babamın en neşeli hali, iyi pişirilmiş sevdiği bir yemeği yerken ortaya çıkardı. Yüzünde beliren ve yemek boyunca silinmeyen o mutlu ve keyifli ifade bugün bile aklımda.

12 Ocak 2015 Pazartesi

TAVA BÖREĞİ...Sıcak-sıcak...Tazecik...

İstanbul bir haftadır buz gibi soğuk. Yağmurlu günlerde yürüyüşe çıkamadığım için hafta başında yağmur kesilince yürüyüşe çıkmıştım da hissettiğim dondurucu soğuğu Merhamet...İçimizi Isıtanlar başlıklı yazımda anlatmıştım. Zaten, meteoroloji raporuna göre İstanbul'a kar yağması bekleniyordu. Tempolu yürüyüşümü tamamladıktan sonra dönüşe geçtim. Yürürken bir yandan günlük mutfak alışverişi ile kar yağması ihtimaline karşı tedbir için almam gerekenleri kafamda listelendiriyordum.



Günlük alışverişlerimde liste hazırlamak gibi bir alışkanlığım hiçbir zaman olmadı. Her zaman aklıma güvenmişimdir ama bazen aklımın bana oyun ettiğini düşünmüyor değilim. Mesela, mutfakdaki eksik bir malzeme için markete gidip, iki dolu poşet ile eve döndüğümde asıl ihtiyacım olanı almamış olduğum çok oldu.

16 Ekim 2014 Perşembe

ÜÇ YUFKA BÖREĞİ...Sofraların Klasiği...

İnternet çıktı ihtiyacımız olan tüm bilgiler -bir tık- elimizin altında. Bilgi iyi bir şey ama fazlası bazen kafa karışıklığı yaratabiliyor. Geçen gün eve dönerken yufkacıdan üç yufka almıştım. Acil durumlar için dolabımın dondurucu bölümünde saklamak üzere börek hazırlamayı düşünüyordum. Zannedilmesin ki; boğazına düşkün, her daim yemek-içmek düşünen bir insanım. Ben sadece tedbirli olmayı seviyorum.


Malum, milletimizin misafirperverliği dünyaca ünlüdür. Çat kapı gelen misafirler için bile börekli-çörekli çay sofraları kurmak isteriz. Günümüzde haber vermeden ev ziyaretleri yapılmıyor hatta anne-babaların bile evladının evine habersiz gidemediği zamanlardayız ama geceden veya sabah vakti bir telefonla geliyoruz diyen akraba ve arkadaşlarımız için sofra hazırlığı, tedbirli değilseniz biraz zor olabilir.

16 Mart 2014 Pazar

MİDYE BÖREK...Ben de yaptım!!!

Bu sayfalarda kendimi tek bir konuyla kısıtlamayıp özgür bıraktığım için -amiyane tabirle- her telden çaldığım için zaman zaman yemek tarifleri de yayınlıyorum. Bunlar genellikle annemden öğrendiğim yemek ve tatlı tarifleri. Uzun yıllardır, soframızda yer almış, anneden kızına silsile yoluyla geçmiş tarifler. Önceleri seyirci olarak daha sonra getir-götür yaptıktan sonra ustamın yani annemin mutfaktan elini-ayağını çekmesiyle iş başa düştü.


Bu durum benim hoşuma gitti mi?
-Hayır!
Daha önceleri de zaman zaman annemin yokluğunda yemek pişirirdim ve saatlerce özenerek pişirdiğim yemeklerin beş dakikada yenip, bitirilmesine çok bozulurdum. O günlerden beri yemek pişirme işini nankör bir iş olarak bellemiştim.
Gençlik işte!.

6 Ocak 2014 Pazartesi

BUZDOLABI BÖREĞİ...Patatesli Börek Sevenler İçin...

Bir vakitler yokluk/yoksulluk içinde kendi yağı ile kavrulan ülkemizde buzdolabı lüks bir eşya idi. İlk defa ithal Amerikan malı Frigidaire (frijder) marka buzdolabı ile tanışan insanımız, ilk zamanlar buzdolabına frijder dedi. Yerli üretim olmadığı için buzdolapları ithal ediliyordu. İthal buzdolabı satan mağazaların sayısı bir elin parmaklarını geçmediği gibi bu mağazalar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde bulunurdu. Bu mağazalardan ithal malı beyaz eşya satın alabilecek aile sayısı da sınırlıydı. 



Buzdolabı satın almak her ailenin harcı değildi ama aslında ailelerin çoğu buzdolabına ihtiyaç da duymuyorlardı. Çünkü, memleketimizin her bölgesinde olduğu gibi İstanbul'un da eski geleneksel evleri genellikle iki veya üç katlı müstakil evlerdi. Giriş katları taş ve tuğla, üst katları ise ahşap malzeme ile inşa edilirdi. Evin sokak kapısı zemini Malta taşı ile kaplı Taşlık tabir edilen geniş bir alana açılırdı.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...