arkadaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arkadaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2019 Salı

HANGİSİNİ TERCİH EDERSİN? MİM

Mimlenmek blog dünyasının bir gerçeği ama bazen mimlere cevap vermek zor olabiliyor. Vaktinde cevap veremediğim için mahcup olduğum arkadaşlarım var. Bu defa fazla gecikmedim umarım. Mim daveti blog ve instagram arkadaşım Makbule Abalı'dan geldi. Haberini ise deeptone verdi. Bu iki değerli arkadaşımıza buradan selam olsun. Makbule hanım'ın mimini buradan okuyabilirsiniz.


Şimdi gelelim mim sorularına ve verdiğim cevaplara; 

1-Hangisini tercih edersin? Uçabilme yeteneği mi yoksa su altında nefes alabilmeyi mi? Neden?
Kuşlar gibi uçmak isterim. Çocukluğumda rüyalarımda sık sık yemyeşil kırların üzerinde uçtuğumu hatırlıyorum. Benim için uçmak, özgür olmak, gitmek, keşfetmek demek. 

16 Mayıs 2016 Pazartesi

DERDİNİ ANLATMA...Dinleyen Yok!

Herkes anlatmak istiyor ama kimse dinlemiyor. Dinleyen olmayınca da anlatmanın manası kalmıyor. Kabul günlerinde veya dışarıdaki buluşmalarda karşılıklı hatır sorduktan sonra o günlerde yaşadığın bir derdini, bir sıkıntını veya sevincini doğal olarak anlatmaya başlıyorsun. Bir iki cümle kurdun kurmadın arkadaşın ağzından çıkan lafı kapıp başlıyor anlatmaya.


Mutlaka sizin de başınıza gelmiştir. Çünkü, bu durum son zamanlarda fazlalaştı. Bazen dinliyor gibi yapılıyor ama çoğu zaman buna bile lüzum görülmüyor. Lafını bitirmeni beklemeden alakasız bir konuya giriveriyorlar. Sen de öylece kalakalıyorsun. Hafif bir şok halinden sonra kendine dönüp bir iç muhasebesi yapıyorsun oracıkta. "Acaba fazla konuşmuş olabilir miyim?" diye ama bunun doğru olmadığını biliyorsun. Zira daha bir kaç cümle ya kurdun ya kurmadın.

9 Şubat 2016 Salı

ELMALI KEK...Arkadaş Yadigârı

Arkadaşlarımızla buluştuğumuz davet sofralarında ikramların tadına bakarken bir yandan da tattığımız her yiyecek için beğenilerimizi ifade etmeye çalışırız. Ne şanslıyım ki; bu güne kadar oturduğum sayısız yemek ve çay sofrasında bu hiç zor olmadı. Tüm hanımlar sofraları birbirinden lezzetli yiyeceklerle donatırlar. Sofraların her zaman bu derece kusursuz olmasının bir sebebi var tabii.


Arada yeni bir ürün yer alsa da diğerleri o sofrada her defasında var olan, arkadaşımızın ustalığını konuşturduğu yiyeceklerdir. Ancak, her arkadaşın evinde yılda bir kere buluşabildiğimiz için haliyle sofralarını özlemiş oluruz. Bazen de bu yiyecekleri o kadar çok beğeniyoruz ki, istediğimiz zaman pişirebilmek için tarifini alıyoruz. Bu karşılıklı tarif alışverişi eminim her kadını heyecanlandırır. Mesela, arkadaş sofrasında çok beğendiğim kıyır kıyır ağızda eriyen bir kurabiyeyi canım çektiği zaman yapabilmek imkanı bana heyecan verir.

5 Eylül 2015 Cumartesi

BİR EVLENME TEKLİFİ...Sütten Ağzı Yanan Yoğurdu Üfleyerek Yer

-Dün akşam paydos ziline yarım saat kala memurlar masalarını toparlarken ben de ertesi günün işlerini inceliyordum ki; gençten bir bey -Siz nasıl böyle bir talimat verirsiniz, akşam akşam olacak şey mi bu! diye sinirden kanı çekilmiş, suratı bembeyaz bir şekilde elindeki kağıdı sallayarak, aralık kapıdan bir hışımla odama girdi. Girmesiyle birlikte karşımda durması bir oldu. Ve göz göze geldiğimiz anda yüzü kıpkırmızı kesildi. Zannederim yetkili kişi olarak bir kadın beklemiyordu. 



-Elinde tuttuğu kağıdı okumaya çalıştı ama eli-ayağı sinirden hala titrediği için okumaktan vazgeçip bana doğru uzattı. Matbu kağıdı tanımıştım zaten. 
-Evet bu kağıt bize ait. Bu talimat bizden gitti ama muhatabımız siz misiniz bilmiyorum. Kayıtlara bakmam lazım, dedim. 
-Tahmin ettiğim gibi metruk bir binaya ait fesih işlemini teknik servisimiz faaliyetteki bir mekana uygulamaya çalışmış. Gelenlere derdini anlatamayan şahıs da hakkını aramaya bize gelmiş. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...