Yılbaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yılbaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2014 Çarşamba

MUTLU YILLAR!


Acısıyla, tatlısıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz. Yılın son günleri herkes için heyecan vericidir. Bakmayın siz "Yeni yıl da neymiş" diyenlere. Onlar, olaylara dar çevre ve dar çerçeveden bakan insanlar. Çünkü, insanlık tarihinde takvim kullanılmadığı zamanlarda bile yeni yıl kutlamaları yapılmıştır. 



İnsanlar değişen mevsimleri takip ederek tabiatın uyandığı bahar aylarını şenliklerle kutlamışlar. Yeni mevsimin toplumlarına bereket getirmesi için adaklar yapıp, zengin sofralarda yiyeceklerini birbirleriyle paylaşmışlar.

30 Aralık 2013 Pazartesi

YENİ BİR YIL GELİYOR... Giden Yılın Ardından...

Bir kaç gün sonra bu yıl da bitmiş olacak diğer yitip giden yıllar gibi. Her giden yılın ardından hissettiklerimin ve her gelen yılı karşılarken ki dileklerimin farklı olduğunu hatırlıyorum. Bu farklılık, hayatımın değişik evrelerinde -çocukluk, gençlik, erişkinlik- olduğu gibi yıldan yıla da değişebiliyor. Mesela, çocuklar için yeni yılın -soyut bir kavram olarak- herhangi bir şey ifade ettiğini zannetmiyorum. Sadece, yılbaşı kutlamalarının coşkulu eğlencelerinde keyiflenirler ve sebebini bilmedikleri bu eğlencelere büyük bir iştiyakla katılırlar. Bazı büyüklerin, geçip giden yıla sitem edercesine hafif kederlenmelerine ise hiçbir anlam veremezler.



Yeni yılı gerçek manada sevinçle karşılayanlar ise tabii ki gençlerdir. Bir yıl daha büyüdükleri için çok sevinçlidirler. Hayat onların ayakları altına serilmiş kırmızı bir halıdır ve onların yapacağı sadece bu halı üzerinde yürümektir. Onlar daima ileriye bakıp her gelen yeni yılda başka başarılar, başka mutluluklar yaşamak isterler ve yaşayacaklarından da emindirler. Yeni yılı karşılarken hayata ve kadere meydan okurcasına çılgınca eğlenirler. Bu davranışlarında gençliğin fiziksel gücü ve enerjisine duyulan güven vardır ama için için toyluklarından gelen zayıflıklarının da farkındadırlar.

22 Aralık 2013 Pazar

Kaçırılmaması Gereken En Avantajlı Yılbaşı Fırsatları Bu Yazıda!

Yeni yıl heyecanının hepimizi iyiden iyiye sardığı bugünlerde, bir yandan yılbaşı akşamı için planlar yaparken bir yandan da “ne hediye alacağım?” endişesi içerisine giriyoruz. Yılbaşına kısa bir zaman kala alışveriş merkezlerinde telaşla gezmek yerine sizin için hazırladığımız alternatif hediye ve kampanya önerilerini mutlaka inceleyin!

Sizin için ilk seçtiğim hediye alternatifi ev hediyesi almayı düşünenlerin oldukça ilgisini çekecek!

2014'ün en güzel kahvaltıları, en hoş sohbetleri için Vestel’in sunduğu kahvaltı setlerine mutlaka göz atın derim!



Vestel yılbaşına özel hazırladığı kahvaltı setleri ile hediye alışverişini kolaylaştırıyor. Kırmızı, Inox ve Siyah Kahvaltı Setleri hem şıklığı ile göz dolduracak, hem de sevdiklerinizi çok mutlu edecek. “Hediyem yılbaşı ruhuna uygun olsun!” diyenler için kırmızı set ideal bir seçim.

13 Ocak 2013 Pazar

SAATLİ MAARİF TAKVİMİ...Hediye Takvimlerin Misyonu!!!

Evimizde genellikle -yapraklı- yıllık takvim kullanıyoruz. Günleri tek bir sayı ile gösteren aylık takvimleri de kullandığımız oldu ama onlar yapraklı takvimin yerini tutmadılar. Bir kaç yıldır kullandığımız ufak bir işletmenin hediye ettiği evimizdeki takvimdeki bilgilerden yola çıkarak, bu takvimlerin bir nevi ilmihal haline getirildiğinin -elbette yetersiz ve özensiz- farkındayım. Hediye -bedava- olduğu için tercih ettiğimiz bu takvimlerin klişeleri çoğu kere aynı olmasına rağmen, bastıran şirketin veya firmanın adı yazılı kartona iliştirilerek o şirkete aitmiş gibi görünüyor. Bu şirketlerin genellikle Anadolu menşeli aile şirketleri olduğunu ve sahiplerinin de dindar olduğunu veya öyle görülme arzusu içinde olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. 



Adeta ilmihal hüviyeti kazandırılmış olan bu takvimler ile firma sahibinin dini bütün, dolayısıyla da özüne sözüne güvenilir biri olduğu imajı yaratılmaya çalışılıyor. Bu durum, firmaların kurucu sahibinin işbaşında bulunduğu müddetçe devam edeceğe benziyor. Yeni neslin, veliaht patronların ise tanıtımlarında bu yolu takip edeceklerini zannetmiyorum. 


30 Aralık 2012 Pazar

KABAK TATLISI...Yılbaşı Bereketi...

Çocukluğum radyolu günlere denk düşer. Rahmetli babamız mütedeyyin bir insandı ve radyo başında kutladığımız yılbaşı gecelerinde bulunmazdı ama bize de karışmazdı. Annemiz, mütedeyyinin de fevkinde bir babanın kızıydı ama ne babasının ne de eşinin düşüncelerini umursardı. Babamızın pek tasvip etmemesine rağmen 31 aralık gecesi annemiz için hoşça vakit geçirilmesi gereken bir geceydi. Okulda olduğumuz için hazırlıkları hatırlamıyorum ama okul dönüşü annemizi mutfakta diğer günlere göre farklı bir telaş içinde bulurduk. Mutfak masasının üzerinde soğumaya bırakılmış kabak tatlısı baş roldeydi. Çünkü, kabak tatlısının yeni yılda evimize bereket getireceğine inanırdı. 



Annemiz akşam için o günlerin şartlarına göre zengin, iştah açıcı bir sofra kurardı. Bize göre -mükellef- soframızda yemek yendikten sonra babamız evde oturmaz giderdi. Zannedersem, bu günün deyimiyle -alternatif kutlama- yapmak için yani ibadet için toplanırlardı. Babamız gittikten sonra yemek masamızı yeniden düzenlerdik. Bu defa masamız -mandalina, portakal, elma, muz- çeşitli meyveler, bu gece için özel alınmış zengin çeşitli kuru yemiş ve cevizli sucukların dilimlendiği tabaklarla donanırdı. Soframız o haliyle ilkokulda büyük bir ciddiyetle kutlanan yerli malı haftasında sınıfımızda donattığımız masaya benzerdi. 

7 Ocak 2012 Cumartesi

TAZE BAŞLANGIÇLAR...Eski Yıl Biterken...

Ömür akıp giderken bir yerde bir zaman diliminde insan kendi hayatını sorgulamak ihtiyacı hisseder. Bazen çok sevdiğimiz birinin kaybıyla bu sorgulamayı yaparız bazen de bir doğum günü ertesinde. Kendini hayatın akışına bırakmış, ne yaptığını, nereye sürüklendiğini bilmeden yaşayıp giden insanlar için durup düşünecekleri en uygun zaman dilimi bence yılın son günleri olmalı. 



Çünkü, takvim yılının bitmesi etkileyici ve inandırıcı, daha doğrusu ikna edicidir. Takvimin son yapraklarını koparırken veya ajandanın son sayfalarına not düşerken zamanın nasıl da hızlı aktığını kim düşünmemiştir ki? 

11 Aralık 2011 Pazar

VAKKO...Yılbaşı Öncesi Güzel Bir Gün...

Geçen cumartesi günü gelin görümce Bağdat caddesinde yürüyüş yapmak üzere buluştuk. Kadın ve sağlık programlarıyla haşır neşir olan bir kadın olarak yürüyüş eylemini sağlıklı yaşam ve spor olarak algılıyorum elbette. Ancak, bu defa ki yürüyüş güzergâhı Kadıköy yakasının moda merkezi olan Bağdat Caddesi ve yürüyüş zamanı da öğleden sonra olunca ister istemez şıklık da önem arz ediyor.



Kış mevsimi olmasına rağmen güneşli güzel bir sonbahar havasında yürüyüşümüze başladık. Arkadaşım halen çalışma hayatında olduğu için dolayısıyla giyim onun hayatında daha fazla önemli. Böyle olduğu için de bizim yürüyüş mağaza vitrinlerinin önünde durakladığımız bir bakalım diye girdiğimizde reyon aralarında dolaştığımız gezintiye dönüştü. Böyle olunca, ben de sağlıklı yaşam ve spor algılarımı kapatarak giyim-kuşam ve hediyelik eşya satılan mağazalarda yılbaşı öncesi zevkli bir gezinti yaptım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...