Bilgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ağustos 2014 Çarşamba
BİLMEK YETMEZ UYGULAMAK GEREK...
Bilgi çağını yaşayan ülkelerden geri kalmamak ve o dünyanın bir parçası olmak adına bilginin öneminden bahsediyoruz ama bilgi sahibi olmanın yani bir şeyi bilmenin yeterli olup,olmadığını sorgulamıyoruz. Halbuki, çok konuda bilgi tek başına hiçbir işe yaramıyor. Çünkü, bilgiyi kullanmak gerekiyor. Kullanılmayan, uygulanmayan, hayata geçirilmeyen, içselleştirmemiş bilgi sırtımızda boşuna taşıdığımız bir yüke benziyor. Sadece boş yük değil, bildiklerimizi uygulamıyorsak o bilgi bize hem vebal yükler, hem de vicdanımızı kanatır.
Aileden, okullardan ve yakın çevremizden aldığımız eğitimden sonra internet, sosyal ağlar ve diğer iletişim araçları vasıtasıyla edindiğimiz bilgilerle hepimiz çok şey biliyoruz. Evren, dünya, doğa, insan hakkında çok fazla bilgiye sahibiz. Uzman olmadığımız konularda bile bir fikrimiz var. Her gün yazılı ve görsel basında, sosyal ağlarda bir yığın haber ve bilgi bombardımanına tutuluyoruz. Sağlık, hijyen, beslenme, diyet, çevre, doğa, hayvanlar ve bitkiler...gibi pek çok konuda uzmanlardan bilgi ediniyoruz.
11 Ağustos 2014 Pazartesi
BİLGİ ve İLİM SAHİBİ OLMAK...Ne İçin?
Yüzyıllar içerisinde rönesansı yaşayan, burjuva sınıfını yaratan, fabrikaları kurup, işçi-sendika-patron üçgeninde çalışma hayatını kanunlarla düzenleyerek sanayi devrimini gerçekleştiren ve tüm bunların toplamında gelişmiş ülkeler olarak dünyayı etkileyen ve doğal olarak da gelişmekte olan ülkeler üzerinde baskı kurabilen ülkeler şimdi de (Bilgi Çağını) başlattılar. Bahsi geçen bilgi tabii ki; ülkelerinin ve dolayısıyla da insanlarının daha da zenginleşmesini sağlamak ve güçlerine güç katmak için.
Halbuki, bizim kültürümüzde bilginin yeri çok daha başkadır. Biz bilgiyi maddi zenginlik için değil, tam tersine insanın tekamülü için gerekli görürüz. Çünkü, bilenle bilmeyen bir olur mu? diye soran bir inanışa sahibiz. İnsanı insan yapan meziyetlere bilgiyle sahip olunacağına inanırız. İnsanın, yaradılıştan sahip olduğu meziyetler ve kabiliyetlerin eğitimle terbiye edileceğine inanırız.
Halbuki, bizim kültürümüzde bilginin yeri çok daha başkadır. Biz bilgiyi maddi zenginlik için değil, tam tersine insanın tekamülü için gerekli görürüz. Çünkü, bilenle bilmeyen bir olur mu? diye soran bir inanışa sahibiz. İnsanı insan yapan meziyetlere bilgiyle sahip olunacağına inanırız. İnsanın, yaradılıştan sahip olduğu meziyetler ve kabiliyetlerin eğitimle terbiye edileceğine inanırız.
13 Ocak 2013 Pazar
SAATLİ MAARİF TAKVİMİ...Hediye Takvimlerin Misyonu!!!
Evimizde genellikle -yapraklı- yıllık takvim kullanıyoruz. Günleri tek bir sayı ile gösteren aylık takvimleri de kullandığımız oldu ama onlar yapraklı takvimin yerini tutmadılar. Bir kaç yıldır kullandığımız ufak bir işletmenin hediye ettiği evimizdeki takvimdeki bilgilerden yola çıkarak, bu takvimlerin bir nevi ilmihal haline getirildiğinin -elbette yetersiz ve özensiz- farkındayım. Hediye -bedava- olduğu için tercih ettiğimiz bu takvimlerin klişeleri çoğu kere aynı olmasına rağmen, bastıran şirketin veya firmanın adı yazılı kartona iliştirilerek o şirkete aitmiş gibi görünüyor. Bu şirketlerin genellikle Anadolu menşeli aile şirketleri olduğunu ve sahiplerinin de dindar olduğunu veya öyle görülme arzusu içinde olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Etiketler:
Bilgi,
blogger,
Havadan sudan,
Hayat,
Hayata Dair,
hediye,
insan,
Okuma Keyfi,
Rabia Serteli,
Saatli Maarif Takvimi,
takvim,
yaşam,
Yeni yıl,
Yılbaşı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


