Kurtuluş Savaşı Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün adını olur olmaz yerde, olur olmaz şekilde, gerekli-gereksiz kullanmak, başkalarıyla kıyaslamak gayretkeşliği içerisinde değilim, hiç de olmadım. Atatürk'ü önce evimizde, daha sonra ilk okuldan başlayarak eğitim hayatımız boyunca öğrendik ve sevdik. Bu vatan topraklarında herkesin de aynı duyguları taşıdığını zannederek büyüdük. Daha sonraki yıllarda, dünyadaki çeşitli ideolojilerin etkisinde kalan gençler Atatürk hakkında hadlerini aşan laflar ettiler. Güneş balçıkla sıvanmaz dedik ve bizim yüreğimizdeki Atatürk sevgisi hiç eksilmedi.
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Mayıs 2017 Pazartesi
ATATÜRK'ÜN EN SEVDİĞİ YEMEK...Etsiz Kuru Fasulye-Pilav...
Facebook'da "Mustafa Kemal Atatürk İle İlgili Az Bilinenler" başlıklı bir yazı paylaşıldı. Daha önce okuduğum bir yazıydı ama unuttuklarım vardır diye yeniden okudum. Verilen bilgilerin hepsi ayrı ayrı değerliydi. İçlerinde en çok, Atatürk'ün sevdiği yemeğin "Etsiz Kuru Fasulye ve Pilav" olması hoşuma gitti. Takipçilerim bilirler babamın Kuru Fasulye sevgisini ve biz çocuklarına Kuru Fasulyeyi sevdirme çabasını. Rahmetli babam her gün yese bıkmayacak kadar sevdiği kuru fasulye yemeğine sofrada bize "En birinci yemek kuru fasulye" diye tezahürat yaptırırdı.
Kurtuluş Savaşı Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün adını olur olmaz yerde, olur olmaz şekilde, gerekli-gereksiz kullanmak, başkalarıyla kıyaslamak gayretkeşliği içerisinde değilim, hiç de olmadım. Atatürk'ü önce evimizde, daha sonra ilk okuldan başlayarak eğitim hayatımız boyunca öğrendik ve sevdik. Bu vatan topraklarında herkesin de aynı duyguları taşıdığını zannederek büyüdük. Daha sonraki yıllarda, dünyadaki çeşitli ideolojilerin etkisinde kalan gençler Atatürk hakkında hadlerini aşan laflar ettiler. Güneş balçıkla sıvanmaz dedik ve bizim yüreğimizdeki Atatürk sevgisi hiç eksilmedi.
Kurtuluş Savaşı Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün adını olur olmaz yerde, olur olmaz şekilde, gerekli-gereksiz kullanmak, başkalarıyla kıyaslamak gayretkeşliği içerisinde değilim, hiç de olmadım. Atatürk'ü önce evimizde, daha sonra ilk okuldan başlayarak eğitim hayatımız boyunca öğrendik ve sevdik. Bu vatan topraklarında herkesin de aynı duyguları taşıdığını zannederek büyüdük. Daha sonraki yıllarda, dünyadaki çeşitli ideolojilerin etkisinde kalan gençler Atatürk hakkında hadlerini aşan laflar ettiler. Güneş balçıkla sıvanmaz dedik ve bizim yüreğimizdeki Atatürk sevgisi hiç eksilmedi.
Etiketler:
Atatürk,
blogger,
Cumhuriyet,
etsiz,
Gazi Mustafa Kemal Atatürk,
Havadan sudan,
Hayat,
Kuru Fasulye,
memleket,
Mutfak Keyfi,
Rabia Serteli,
Türkiye,
vatan,
yaşam,
yemek
2 Haziran 2016 Perşembe
ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR...Garnitürlü
Bizim evin mutfağı annemize aitti ve yemek pişirirken ayak altında dolaşmamıza tahammülü yoktu. Annemiz, yemek pişirmesini kimden ve nasıl öğrenmiş bilmiyorum ama kendine ait özel bilgilere ve yemek zevkine sahipti. Herhangi bir et yemeğine ilave edilecek sebzelerin çeşidi onun için belliydi ve yemeklerinde en ufak bir farklılık olmazdı. Keza, zeytinyağlıların da pişirme tekniği ve ilave edilecek sebzeleri değişmezdi. Örnek vermek gerekirse, Zeytinyağlı Enginar yemeği tüm malzeme çiğden konularak pişirilir ve garnitürü de mutlaka iç bakla olurdu.
Annem yaşlandıkça ve bazı rahatsızlıklarından dolayı gücü azalınca, yavaş yavaş mutfakla ilişiğini kesti ama o üzülmesin diye her yemeği ona sorarak pişirdim. Yeni tarifler her zaman için ilgimi çekmiştir ve denerim ama anne yemeği diye de bir gerçek var. Annemin yemekleri, pişirme usulleri bakımından sağlıklı olduğu kadar lezzetleri de yerindedir. Damak tadımızı şekillendiren anne yemekleri hiçbir zaman unutulmuyor.
18 Temmuz 2014 Cuma
ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI...Özel Sofraların Olmazsa Olmazı...
Bayramlarda veya özel günlerde ailece toplandığımız sofralar için menü hazırlamak bazen zor olur. Davetliler yakınlarımız olduğu için onların yemek zevklerini biliriz. Dolayısıyla, menüyü ona göre hazırlamak zorunda kalırız. Aile sofralarında ninesiyle, torunuyla gencinden yaşlısına her yaş grubundan birey olacağı için onların hepsine ayrı ayrı hitap edebilecek bir menü ortaya çıkarmak gerekir. Bütün bunlar, aslında aile sıcaklığını hissetmenin bedeli olsa gerek.
Aile sofralarında insan kendini ayrıcalıklı hisseder. Ne güzel bir iltifattır; teyzenizin veya yengenizin menüdeki bir yemeği sırf siz seviyorsunuz diye pişirmiş olması. Çocukluk yaşlarından itibaren aile büyüklerinden ilgi gören, özel zevklerine saygı duyulan kişiler, hayatları boyunca tatminkâr ve mutlu insan olurlar. Çünkü, gösterilen bu özen ailedeki çocukların adam yerine konması demektir. Söz hakkı verilmesi demektir. Kişilik haklarına saygı demektir. Farklılıklara saygı demektir.
Aile sofralarında insan kendini ayrıcalıklı hisseder. Ne güzel bir iltifattır; teyzenizin veya yengenizin menüdeki bir yemeği sırf siz seviyorsunuz diye pişirmiş olması. Çocukluk yaşlarından itibaren aile büyüklerinden ilgi gören, özel zevklerine saygı duyulan kişiler, hayatları boyunca tatminkâr ve mutlu insan olurlar. Çünkü, gösterilen bu özen ailedeki çocukların adam yerine konması demektir. Söz hakkı verilmesi demektir. Kişilik haklarına saygı demektir. Farklılıklara saygı demektir.
28 Nisan 2013 Pazar
ZEYTİNYAĞLI İÇ BAKLALI ENGİNAR...Eski Ağıza Yeni Taam.
Eskiden çok eskiden bahar aylarında çok tekrarlanan bir deyim vardı. "Eski ağza, yeni taam". Şimdiki gibi senenin her günü her sebze ve meyvenin olmadığı, ürünlerin kendi mevsiminde yetiştiği, yaz ürünleri ile kış ürünlerinin aynı tezgâhta yer almasının mümkün olmadığı bir başka zamanlardı o günler.
Komşu teyzelerin konuşmaları daha dün gibi kulaklarımda. Mesela, taze baklayı pişiren komşu teyze halis-muhlis zeytinyağı, bol dereotu ile pişirdiği yemeği ballandıra-ballandıra teferruatıyla anlatır, arkasından da "eski ağza yeni taam" diye sözünü bitirirdi.
Komşu teyzelerin konuşmaları daha dün gibi kulaklarımda. Mesela, taze baklayı pişiren komşu teyze halis-muhlis zeytinyağı, bol dereotu ile pişirdiği yemeği ballandıra-ballandıra teferruatıyla anlatır, arkasından da "eski ağza yeni taam" diye sözünü bitirirdi.
Etiketler:
Dünya,
enginar,
eski ağıza yeni taam,
Havadan sudan,
Hayat,
iç bakla,
insan,
Mutfak Keyfi,
Rabia Serteli,
yaşam,
yemek,
yemek tarifleri,
Zeytinyağlı Enginar
10 Mart 2013 Pazar
SULTANİ BEZELYE...İsmiyle Müsemma*
Geçen hafta Kadıköy Balık Pazarında yürürken bir manavın tezgahında gözüme ilişen kocaman harflerle "Sultaniye Bezelye, Kilogram fiyatı 10TL" yazılı etiketi görünce benim de gözlerim kocaman açıldı. Önce fiyat abartılı geldi ise de aslında, sultani bezelye diğer sebzelere kıyasla her daim pahalı olmuştur. Biraz ucuzlasın diye beklerseniz pazar tezgâhlarını terkeder gider. İsmiyle müsemma, saray sultanı gibi halkla yüz göz olmayı pek sevmez.
Bu durumu yıllar öncesinden tecrübeyle öğrenmiş bir hayranı olarak onu pazarda gördüğüm anda satın alır, işi şansa bırakmam. Sultani bezelyeyi bilhassa kuzu etiyle pişirip, yemesini seven çok kişi ve aileler vardır ama bu sebze toplumda pek de yaygınlık kazanmamıştır. Dolayısıyla, sevmeyen -bilmeyen- daha çoktur. Çünkü, market tezgâhlarında yeralmaz, pazarlarda da on tezgâh varsa ancak iki tanesinde bulunur.
Bu durumu yıllar öncesinden tecrübeyle öğrenmiş bir hayranı olarak onu pazarda gördüğüm anda satın alır, işi şansa bırakmam. Sultani bezelyeyi bilhassa kuzu etiyle pişirip, yemesini seven çok kişi ve aileler vardır ama bu sebze toplumda pek de yaygınlık kazanmamıştır. Dolayısıyla, sevmeyen -bilmeyen- daha çoktur. Çünkü, market tezgâhlarında yeralmaz, pazarlarda da on tezgâh varsa ancak iki tanesinde bulunur.
Etiketler:
bezelye,
blogger,
Dünya,
eti,
etli,
Havadan sudan,
Hayat,
insan,
Kuzu,
mevsim,
Mutfak Keyfi,
Rabia Serteli,
sebze,
Sultani,
Sultaniye,
yaşam,
yaz,
yemek
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)