vatan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vatan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2017 Pazartesi

ATATÜRK'ÜN EN SEVDİĞİ YEMEK...Etsiz Kuru Fasulye-Pilav...

Facebook'da "Mustafa Kemal Atatürk İle İlgili Az Bilinenler" başlıklı bir yazı paylaşıldı. Daha önce okuduğum bir yazıydı ama unuttuklarım vardır diye yeniden okudum. Verilen bilgilerin hepsi ayrı ayrı değerliydi. İçlerinde en çok, Atatürk'ün sevdiği yemeğin "Etsiz Kuru Fasulye ve Pilav" olması hoşuma gitti. Takipçilerim bilirler babamın Kuru Fasulye sevgisini ve biz çocuklarına Kuru Fasulyeyi sevdirme çabasını. Rahmetli babam her gün yese bıkmayacak kadar sevdiği kuru fasulye yemeğine sofrada bize "En birinci yemek kuru fasulye" diye tezahürat yaptırırdı.


Kurtuluş Savaşı Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün adını olur olmaz yerde, olur olmaz şekilde, gerekli-gereksiz kullanmak, başkalarıyla kıyaslamak gayretkeşliği içerisinde değilim, hiç de olmadım. Atatürk'ü önce evimizde, daha sonra ilk okuldan başlayarak eğitim hayatımız boyunca öğrendik ve sevdik. Bu vatan topraklarında herkesin de aynı duyguları taşıdığını zannederek büyüdük. Daha sonraki yıllarda, dünyadaki çeşitli ideolojilerin etkisinde kalan gençler Atatürk hakkında hadlerini aşan laflar ettiler. Güneş balçıkla sıvanmaz dedik ve bizim yüreğimizdeki Atatürk sevgisi hiç eksilmedi.

19 Nisan 2017 Çarşamba

VATANDAŞ...Karındaş...Vatan Kardeşliği...

Son seçimlerde oy kullandıktan sonra facebook'daki sayfamda duygularımı paylaşmış, vatandaşlık görevimi yerine getirdiğimi ve kısaca temennilerimi yazmıştım. Ancak, kendi yazdığıma kendim yabancı kalmıştım. Zira, vatandaş kelimesini günlük hayatımızda kullanmadığımızı, sadece seçim günlerinde hatırladığımızı farkettim. Halbuki, vatandaş olmanın derinlikli bir manası var. Sonuna aldığı "daş" ekiyle kardeş manasına gelen karın-daş gibi birleştirici ve aidiyet hissi taşıyan bir kelime. Burada haksızlık yapmak istemem, vatandaş kelimesini bir de seyyar satıcılar kullanırlardı eskiden. Gel vatandaş! diye bağırarak müşteri toplamaya çalışırken.


Kardeşi olmayan insanlara belki izah edemem ama kardeşi olanlar bilir. Kardeşlik, annenin kendi içinde büyüttüğü çocuğuyla arasındaki bağa benzeyen, aynı annede beslenip, büyümenin yarattığı bir sevgi bağı ile bağlanmaktır. Çocukları üzerinde anne babaların emekleri olduğu gibi kardeşlerin de birbirleri üzerinde emekleri vardır. İnsanlar aile kurup, kendi çocuklarını büyütürken kardeşleriyle olan bağlarında bir gevşeme hissedilse bile o bağ hiç bir zaman kopmaz.

3 Mayıs 2015 Pazar

HEMŞERİM!... Nerelisin?

Taraf olmak. Herhangi bir tarafın adamı olmak nasıl bir duygudur? diye düşünürken dahi içim daralır. Bu şekil bir yaşamı tercih edenler çoğunlukta ve de herhangi bir şikayetlerini de duymadım. İnsanlarımız için aidiyet duygusu çok önemli. 
İş hayatında sıkça muhatap olduğumuz, hatta şehirler arası otobüs yolculuklarında da insanların kesinlikle birbirlerine sorduğu geleneksel bir soru vardır. 

-Nerelisin? 


 

Bence, soruyu soranın gayesi hatta beklentisi aynı coğrafi bölge veya aynı şehrin insanları olma ihtimalidir. Eğer durum istediği gibi ise küçükken kaybettiği bir çocukluk arkadaşını bulmuş gibi sevinir ve yanınızda kendini rahat hisseder. Yukarıda sorduğum "Bir tarafın adamı olmak nasıl bir duygudur?" sorusunun cevabı bence bu -Nerelisin? sorusunda gizli. 

10 Mart 2015 Salı

YAŞAR KEMAL...Kapitalizm'in ne vatanı vardır ne de milliyeti...

Kapitalizm, beynelmilel bir soyguncu şebekesidir. Kapitalizmin ne vatanı vardır, ne de milliyeti. Kapitalizm, kendisine karşı direnen her gücü yok etmek zorundadır. Beynelmilel bir soygun şebekesi olan kapitalizm, asliyeti, kuruluşu, varoluşu, özü, temeli itibariyle hiçbir zaman milliyetçi olamaz. Somut bir örnek versem daha iyi ederim: Türkiyeyi ele alalım, Türkiye’deki kapitalistleri… 




Türkiye'deki kapitalistlerin menfaatleri dünya kapitalistlerinin menfaatleriyle birliktir. Türk halkının da men-faatleriyle taban tabana zıttır. Şöyle ki, işlenmiş madde getirir Türkiye'ye dışarıdan Türk kapitalisti. Bu işlenmiş maddeyi Türk halkına satar. Yüzdesini alır sattığı malın, gerisini Avrupa'daki, Amerika'daki ağasına gönderir. Türk halkı onun için sömürülecek topluluktur. 

2 Nisan 2012 Pazartesi

ALLAH! DEVLETE MİLLETE ZEVAL VERMESİN...

"Bir fakire verseydin, devlete mi bıraktın" diye komşusuna çıkışan hanım arkadaşımın tavrını çok yadırgadım ve sordum; 
-Hastalandığında koştuğun hastaneler nasıl kuruluyor?
-Arabanı sürdüğün, sağlık için yürüdüğün yolları kimler döşüyor?
-Nefes aldığın parkları kimler yapıyor? 
-Ücra bir koya yazlık diye yaptırdığın evine elektriği, telefonu hangi güç getiriyor?



Aslında arkadaşım sağduyu sahibi, akıllı bir kadındır. Ben devletin yaptıklarını saymaya başladığım anda hatasını anladı ve bir kaç madde de kendisi ilave etti. Demek istediğim, bir önceki yazımda da belirttiğim gibi devlet ile milletin arasında bir kopukluk var. Yeni tabirle iletişim bozukluğu yaşanıyor. Başımız sıkıştığı zaman devlet nerede diye -haklı olarak- soruyoruz da devletten kopardığımızı da kâr sayıyoruz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...