Yaşar Kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşar Kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2016 Cuma

YAŞAR KEMAL...Ağrıdağı Efsanesi...Ve Töre...

Memleketimiz malum olduğu üzere yedi coğrafi bölgeye ayrılır. Coğrafi bölgenin tanımını yapmak gerekirse, "Doğal, beşeri ve ekonomik özellikler yönünden sınırları içinde benzerlik gösteren geniş alanlara bölge denir." Her coğrafi bölge halkının günlük yaşantıları kendilerine hasdır. Birbirine sınır olan bölge halklarının töreleri az da olsa benzerlik gösterir ama batı ile doğu bölgeleri arasında çok büyük farklılıkların olduğu bir gerçektir.


Bu farklılıklara en iyi örnek olarak töreden bahsedebiliriz. Ülkenin batısında ve de büyük şehirlerde yaşayanlar olarak töre kelimesini yazılı ve görsel basında bir takım haberler vesilesiyle duyarız. Bu haberler içinde bilhassa töre cinayetleri ve kan davaları başta gelir. Törenin tanımı için Türk Dil Kurumu, "bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş, davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünüdür."der.

29 Mart 2016 Salı

YAŞAR KEMAL...Bir Ada Hikayesi...

Kitaba olan düşkünlüğüm okumayı öğrenmeyle başladı diyebilirim. Yazılı olan her kağıt parçasını okumaya meraklıydım. Belki de bu sayede okumayı daha okula başlamadan çözmüştüm. Annem ve iki kardeşimle küçük bir kafile halinde aynı semtte oturan dedemlere yürüyerek giderken yerde gördüğüm herhangi bir kağıt parçası beni cezbeder, dururdum. Yerden herhangi bir şey alınmayacağını bildiğim için de elime almadan, yere çömelerek okumaya çalışırdım. Bu ya bir gazete parçası ya da bir kitap sayfası olurdu.


İleriki yıllarda da okuma aşkım artarak devam etti. Okumayı çok seviyordum ve bulduğum her kitabı okuyordum. Beni en çok etkileyen ise insanların çektiği acıları, katlandıkları eziyetleri, yokluk ve yoksullukla olan mücadelelerini anlatan eserlerdi. Mesela, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban romanında anlattığı yokluk, yoksulluk yıllarındaki memleketimin haline çok üzüldüğümü hatırlıyorum. Aslında, acı her yerde aynıydı, Amerikalı yazar John Steinbeck'in Gazap Üzümler'ini okurken de çok ağlamıştım. Ancak, kendi insanımın çektiği acıları okumak beni daha fazla etkiliyordu ve ben günlerce kendime gelemiyordum. Bu yüzden konusu insanların acıları, yoksulluk ve adaletsizlik olan yerli eserlerden tümüyle olmasa bile yollarımızı ayırdık.

10 Mart 2015 Salı

YAŞAR KEMAL...Kapitalizm'in ne vatanı vardır ne de milliyeti...

Kapitalizm, beynelmilel bir soyguncu şebekesidir. Kapitalizmin ne vatanı vardır, ne de milliyeti. Kapitalizm, kendisine karşı direnen her gücü yok etmek zorundadır. Beynelmilel bir soygun şebekesi olan kapitalizm, asliyeti, kuruluşu, varoluşu, özü, temeli itibariyle hiçbir zaman milliyetçi olamaz. Somut bir örnek versem daha iyi ederim: Türkiyeyi ele alalım, Türkiye’deki kapitalistleri… 




Türkiye'deki kapitalistlerin menfaatleri dünya kapitalistlerinin menfaatleriyle birliktir. Türk halkının da men-faatleriyle taban tabana zıttır. Şöyle ki, işlenmiş madde getirir Türkiye'ye dışarıdan Türk kapitalisti. Bu işlenmiş maddeyi Türk halkına satar. Yüzdesini alır sattığı malın, gerisini Avrupa'daki, Amerika'daki ağasına gönderir. Türk halkı onun için sömürülecek topluluktur. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...