31 Temmuz 2019 Çarşamba

İMAM BAYILDI...Yaz Sofralarının Yakışanı...

Kendine has, özel ismi olan yemekleri seviyorum, bana enteresan geliyor. Mesela, Kapuska, Karnıyarık veya İmam Bayıldı...aklıma ilk gelenler. Diğer yemekler genellikle malzemenin adıyla anılır. Örnek vermek gerekirse, Zeytinyağlı Barbunya'nın barbunya fasulyesinin zeytinyağ ile pişirilmiş hali olduğu bellidir. İmam Bayıldı ise hele ki esprili isminden dolayı bilmeyen biri ancak önüne geldiğinde anlayabilir. Patlıcanın zeytinyağı ile porsiyon şeklinde pişirilmesidir. Bu sebeple, İmam Bayıldı isminin başına zeytinyağlı diye açıklama getirilmesine gerek yoktur.


Zeytinyağlı yemeklerin bir özelliği de yemeğin yağına kalmasıdır. Bunun manası da yağından tasarruf yapılmamalı. Çünkü, sebzeler yağ ile lezzet kazanır. Bununla ilgili olarak İmam Bayıldı'nın bir de hikayesi vardır. Başka köyden gelin gelen eşinin zeytinyağını bol kullanmasından dolayı bu müsriflik karşısında imam efendinin düşüp bayıldığı anlatılır. Bana sorarsanız, imam efendi boğazına düşkündür ve bol zeytinyağında pişmiş yemeğin lezzetine bayılmıştır.

24 Temmuz 2019 Çarşamba

SICAK KÜLLERİ KALDI...Oya Baydar...

Yazlıkta okumak için bu yıl da kitap siparişi verecek iken kış günlerinden kalma henüz okunmamış kitaplarımın olduğunu farkettim. Evdeki hazır kitapların yanı sıra kitaplığımda yıllardır duran okunmuş kitaplardan birini de tekrar okumak istedim ki, eski dostlarım beni vefasız bilmesin. İkinci defa okuyacağım kitap olarak Oya Baydar'ın Sıcak Külleri Kaldı romanını seçtim. Yakın siyasi tarihimizi bir aşk hikayesinin kahramanları üzerinden çok güzel bir kurgu ile anlattığını hatırladığım kitabın detaylarını tamamen unutmuş olduğum için isabetli bir seçim oldu.


Hz. Mevlana'nın bir sözü vardır "Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır" diye. İşte bu değerli söz aynı zamanda okuduğumuz kitapları ne kadar anladığımızla da ilgili. Bu kitabı bugün bu kadar az hatırlamamın sebebi de bu cümlede gizli. İlk defa okuduğumda belki de kurgusundan dolayı ince detayları anlamadığımı gösteriyor. Bu defa romanın örgüsünü anlayarak okuduğumu düşünüyorum. Uzun yıllar hafızamda kalacaktır.

6 Temmuz 2019 Cumartesi

KALBURA BASTI...Adı Anılarda, Tadı Damaklarda Kaldı...

Kalbura Bastı, çok eskilerden bir hatıra olarak hafızamda yer etmiştir ama Allah biliyor ya bu güne kadar yapmak hiç aklıma gelmedi. Çok eskiyi anlatmak bakımından sevdiğim bir tabir vardır, "fi tarihi" deriz, işte bu tatlı da benim için fi tarihinden kalmadır ve orada da kalmıştır. Hal böyleyken, son zamanlarda sosyal medya hesaplarında sıkça bahsi geçer oldu.


Her gördüğümde de aile geçmişimize dair anılar hafızamda bir bir canlandı. Yakın akrabalık ilişkileri içinde ne çok iftarlar, bayramlar ve özel günler yaşadık. O müstesna günlerde sayısız sofralar kuruldu. Aile büyüklerinin evlerinde özene bezene hazırlanan yemeklerin, böreklerin ve tatlıların tadı bu gün bile hala akıllarda.

28 Mayıs 2019 Salı

YALANCIKTAN BAKLAVA...Çıtır çıtır...

Mutfağımızın zenginliği malum. Yörelerimizin coğrafi özelliklerine göre çeşitlenen birbirinden lezzetli yemeklerimiz ve harika tatlılarımız var. Tatlılarımız o kadar çeşitli ki en iştahsız insanımız bile bir çırpıda 8-10 çeşit tatlı ismi sayabilir, ama ben her zaman birinciliği baklavaya veririm. Baklava, eğer ustasının elinden çıkmış ise tadına doyum olmaz. Vaktiyle, Karaköy Güllüoğulları Baklava'nın sahibi Nadir Güllü, televizyon ekranından baklavanın özelliklerini çok güzel anlatmıştı da biz de öğrenmiştik. Çatalı neresinden batıracağından başlayıp, ilk ısırıkta çıkarttığı ses ve sonrasında damakta oluşan lezzeti öyle bir anlatırdı ki canımız çekerdi de olsa da yesek diye iç geçirirdik.

  

Ayrıca, imalathanelerinden de yayın yapılırdı. Onlarca ustanın çalıştığı imalathanede hamurkârlar, yufka açanlar, tepsiye döşeyenler, iç harcını yayanlar, fırından çıkan tepsiye şerbetini verenler. Her bir aşaması çok önemliydi ve ustası tarafından itinayla yapılıyordu. En ilginci ve hayranlığımı kazanan ise baklava yufkasının inceliğiydi. Yufkaların inceliğini anlatmak için çeşitli gösteriler yaparlardı. Bir defasında baklava yufkasının ardındaki al bayrağımızı görmüştük de yufkanın inceliğine hayran kalmıştık.

2 Mayıs 2019 Perşembe

İMAR BARIŞI...Gözümüz Doymuyor...

Uzun yıllardır yurt dışında yaşayan eski bir tanıdığa yolda rastladığımda babadan miras 5 katlı evin kaçak olan son katıyla ilgili olarak İmar Affından yararlanmak için bir kaç günlüğüne geldiklerini anlattı. Merak edip araştırınca, 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için getirilen İmar Barışı için Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 15 Haziran 2019 tarihine kadar uzatıldığını öğrendim. Bu kanunla mevzuata aykırı, ruhsatsız binalar iskanlı sayılacağından bina sakinleri müstakil tapularını alabilecekler. Bir başka deyişle, yapılanlar yapanların yanına kâr kalacak.


Kaçak yapıdan ev satın alanları suçlayabiliriz ama bu her zaman doğru olmaz. Çünkü, insanlar kaçak yapıdan bilerek ev almıyorlar. Eskiden beri topraktan satış vardır. Müteahhid, inşaatının temelini atarken bir yandan da dükkan veya dairelerinin bir kısmını satışa çıkarır. Senet imzalayan alıcı inşaat boyunca aylık ödemelerini yapar, parasız müteahhit de yapılan bu ödemelerle inşaatı tamamlamaya çalışır. Ev alacak toplu parası olmayanlar için uygun bir ödeme şeklidir. Bina bittiğinde diğer bölümler daha yüksek bedellerle satılırken temelden alanlar kendilerini şanslı addederler. Bu tür binalardaki kaçak kat veya ilavelerden tamamiyle müteahhit ve bina denetimlerini yapmayan devletin memurları sorumludur.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...