21 Şubat 2015 Cumartesi

DİL PEYNİRLİ BÖREK...Bir Kere Denemek Gerek...

Bildim bileli, evimizde pişen börekler beyaz peynirlidir. Çünkü, mutfak yetkilisi olarak annemiz peynirli börek sever. Kıymalı börek yaptığı da olurdu. Annemin kıymalı böreği, hamurunu kendi tuttuğu, içi çiğ kıymayla hazırlanmış yağda kızartılan çiğ börekti. Çocukluk, gençlik yıllarımızın fütursuzluğu ile çiğ börekleri sıcak sıcak afiyetle yerken sayısını saymak hiç aklımıza gelmezdi. Babam börekten aldığı ilk lokmadan sonra eğer börek istediği gibi olmuşsa "Hanım! harcını da esirgememişsin" der ve hiç zaman kaybetmeden önündeki börek dolu tabağına mutlu bir yüz ifadesiyle dönerdi.




Rahmetli babam ciddi bir adamdı ama aynı zamanda çok da hoşsohbetti. Dostlarıyla birarada iken anlatır, güldürür etrafındakileri neşeye boğardı. Ama bana sorarsanız babamın en neşeli hali, iyi pişirilmiş sevdiği bir yemeği yerken ortaya çıkardı. Yüzünde beliren ve yemek boyunca silinmeyen o mutlu ve keyifli ifade bugün bile aklımda.

27 Ocak 2015 Salı

ZEYTİNYAĞLI BARBUNYA FASULYESİ...Kuru Barbunya'dan Mamûl...

Geçen yıl mutfakta kış hazırlıklarını biraz abarttığım için olsa gerek kış bitmiş, neredeyse yaz geliyorken ve turfanda taze ürünler pazar tezgahlarında boy göstermeye başlamışken almıştı beni bir telaş. Derin dondurucuya tıka-basa doldurduğum sebzeleri bitirmek için başlamıştım dolaptan çıkarıp, çıkarıp pişirmeye. Bunlardan biri de barbunya fasulyesiydi.


Zeytinyağlı barbunya fasulyesi günlük soframızda sıklıkla yer almaz ama misafir sofralarımızın olmazsa olmazıdır. Sadece misafir soframızda yer aldığı için tüketemediğimiz barbunya fasulyelerini bitirmek için çok sık pişirince biraz bıkkınlık geldiğini itiraf edeyim. Yaşadığım bu tecrübenin ışığında bu kış için dondurucuya bir kaç pişirimlik barbunya koymak yeter diye düşünmüştüm.

22 Ocak 2015 Perşembe

TEL KADAYIF...Klasik Lezzet...

İstanbul  geçen kış gerçekten üşüdü. Kelimenin tam anlamıyla hava buz gibiydi! O soğuk günlerden bir gün kendimi yufkacı dükkanına zor attım. Uzun süredir yürüdüğüm için hem acıkmış hem de üşümüştüm. Yüzüm soğuktan kızarmış, sızlıyordu. Eve gidince yapacağım Tava Böreğinin hayaliyle dükkana girdim. Dükkan sahibi yufkaları sararken, ben de raflara göz gezdiriyordum ki gözlerim Tel Kadayıf paketlerine ilişti. Haftada en az bir kere girdiğim bu dükkanda o paketleri hep görürdüm ama bu sefer nedense bir cesaret geldi ve Tel Kadayıfı almaya karar verdim.


Bu işin cesaretle ne alakası var diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Merakınızı hemen gidereyim. Bir kaç yıldır mutfaktan elini-eteğini çekmiş annemin vaktiyle pişirdiği tel kadayıflarını tatmayı bırakın en azından görmüş olsaydınız endişemi anlardınız. Hiçbir zaman hırslı bir insan olmadım ama bir işe kalkıştığım zaman başarılı olmak isterim. Pişireceğim Tel Kadayıfın baş jürisinin annem olması sebebiyle kendi cesaretime kendim de şaştım.

19 Ocak 2015 Pazartesi

HRANT DİNK...Ürkek Güvercin...

Milletimizin anında tepki verdiği ender olaylardan biridir Hrant Dink'in ölümü. Topyekûn olmasa bile milletimizin çoğunluğu bu cinayeti bir an bile tereddüt etmeden anında lanetledi. Meğer, biz bu adamı tanımış ve onun iyi bir insan olduğuna kalben inanmışız. O, bilmeden bildirmeden kalplerimize girmiş, yüreğimize dokunmuş. 



Cinayet haberini ilk duyduğumuzda evdeydik. Televizyon açıktı. Ekranın karşısında öylece kalakaldık. Televizyonun karşısında oturamadım, ayaktaydım. Daha da yaklaştım, gözlerim ekranda cadde üzerinde yüzükoyun uzanmış yatan adama dikkatlice bakıyordum. 

15 Ocak 2015 Perşembe

ELMA TATLISI...Portakal Suyunda...Nar Taneli...

Karlı günler İstanbul'lular için çok özeldir. İstanbul'lu, her mevsimi yaşar ve keyfini de çıkarır. Ne güney şehirleri gibi sıcaktan bunalır, ne de doğu şehirleri gibi soğuktan yılar. Ancak, mevsimleri hakkıyla yaşamamız yıldan yıla değişiklik arzedebilir. Yaşamım boyunca kar yağışının aralıklarla da olsa bir ay sürdüğü ve dolayısıyla karın bir ay yerden kalkmadığı kışlar da oldu, karı sadece havada gördüğümüz, en fazla yüksek tepelerin beyazlandığı yıllar da.




Bu yıl kış mevsiminin henüz ortasındayız ama az da olsa müthiş bir soğuk eşliğinde kar gördük. Geçen yıl ha geldi, ha gelecek kış diye beklerken bahar gelmiş, ağaç dalları tomurcuklanmıştı da şaşıp, kalmıştık. Soğuğu hiç sevmememe rağmen kışın kışlığını yapmasını isterim. Geçen yıl kış olmadığı için susuzluk kapımızdaydı. Yakına kadar, barajların gün gün azalan su seviyeleri her gün gazetelerin manşetlerindeydi.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...