Milletimizin anında tepki verdiği ender olaylardan biridir Hrant Dink'in ölümü. Topyekûn olmasa bile milletimizin çoğunluğu bu cinayeti bir an bile tereddüt etmeden anında lanetledi. Meğer, biz bu adamı tanımış ve onun iyi bir insan olduğuna kalben inanmışız. O, bilmeden bildirmeden kalplerimize girmiş, yüreğimize dokunmuş.
Cinayet haberini ilk duyduğumuzda evdeydik. Televizyon açıktı. Ekranın karşısında öylece kalakaldık. Televizyonun karşısında oturamadım, ayaktaydım. Daha da yaklaştım, gözlerim ekranda cadde üzerinde yüzükoyun uzanmış yatan adama dikkatlice bakıyordum.
Gazete etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gazete etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Ocak 2015 Pazartesi
11 Mart 2013 Pazartesi
ABDÜLCANBAZ...Üzerimizde Hakları Var...
İki yıl önce bu gün Abdülcanbaz'ın babası, Turhan Selçuk öldü dediler, içim cız etti yüreğimde ince bir tel koptu. Son yıllarda yüreğimden o kadar çok tel kopmakta ki, gün geçmiyor bir kayıp haberiyle bir yanım yıkılmasın. Milliyet Gazetesi, kişisel tarihimde hatırladığım -evimizdeki- en eski objelerden biridir. Ufacıcık ama uzman soruları ile çözmekte zorlandığım ve babamla -anılarımın en güzeli olan- beraber çözdüğümüz veya çözemediğimiz günlük kare bulmaca, zamanın usta kalemlerinden köşe yazıları ve Abdülcanbaz'ın Maceraları.
Şimdilerde eğitim evde başlar deniyor ya aslında bunu daha da genişletebiliriz. Çünkü, dünyaya gözümüzü açtığımız andan itibaren bir eğitim, öğretim çemberi içinde sarılmış buluyoruz kendimizi. Çocukluğumda eve giren kitap sayısı kısıtlıydı. Okul kitapları dışındaki kitaplar gereksiz bulunur ve pek uygun görülmezdi. Hatta, kız çocuklarının roman okuması ayıplanırdı bile.
Şimdilerde eğitim evde başlar deniyor ya aslında bunu daha da genişletebiliriz. Çünkü, dünyaya gözümüzü açtığımız andan itibaren bir eğitim, öğretim çemberi içinde sarılmış buluyoruz kendimizi. Çocukluğumda eve giren kitap sayısı kısıtlıydı. Okul kitapları dışındaki kitaplar gereksiz bulunur ve pek uygun görülmezdi. Hatta, kız çocuklarının roman okuması ayıplanırdı bile.
30 Temmuz 2012 Pazartesi
OH OLSUN! Diyemiyorsun...
Bu sıcak havalarda püfür-püfür, serin bir şeyler yazmak varken maalesef memleket gündemi buna müsaade etmiyor. Sen ne kadar kaçsan da birileri bir yerlerde öyle olaylar yaratıyor ki; hem kendileri mağdur oluyor hem de duyan işitenler bir kez daha ümitsizliğe kapılıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


