savaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
savaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2016 Cumartesi

BADEM AĞACI...Michelle Cohen Corasantı

Kitap okumayı seviyorum, kitap benim için bir ihtiyaç ama her önüme gelen kitabı da okumam. Kitap seçerken biraz titiz davranırım. Bazen, zevkimizin uyuştuğu bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine veya önemli bir edebiyat ödülü kazandığı için bazen de konusu itibariyle ilgi alanıma giren kitapları tercih ederim. Burada anlatacağım kitabı seçme sebebim belki bademi çok seviyor olmam olabilir ama esas neden Filistin-İsrail savaşında devamlı toprak kaybeden ve dünyadan tecrit edilmiş durumdaki Filistin'i bilip, anlama isteğiydi.


Çok ilgili olmasam da güncel siyasetten uzak kalmak mümkün değil. Uzak kalamıyoruz ama sadece haberlerde verilen bilgilerle olanları kavramak da mümkün değil. Eskiye dair benim bildiğim; bu günkü Filistin ve İsrail topraklarında vaktiyle Araplar, Yahudiler, Hristiyanlar beraber yaşarken 1800'lü yıllarda başlayan siyonizm hareketiyle ve gizli sürdürülen Yahudi göçlerinin sonucunda nüfusu da artan Yahudiler 1948 yılında İsrail devletini kurdular.

15 Ekim 2016 Cumartesi

YAS GÜNLERİ...

Hepimiz ailemizle, akrabalarımız ve arkadaşlarımızla varız. Onlar yakınlıkları nisbetinde hayatımızda yer alıyorlar. Ömür boyu aynı evi paylaştıklarımız veya her vesileyle sık sık görüştüklerimiz olduğu gibi ayda-yılda bir gördüklerimiz veya ancak telefonda sesini duyduğumuz yakınlarımız da olabiliyor. Benim hayatımda da başta ailem olmak üzere sevdiğim, varlığından mutluluk duyduğum akrabalarım, komşularım ve arkadaşlarım var. Her biri çok kıymetli olmakla birlikte yaşamımdaki yerleri doğal olarak farklıdır.


Hayatımdaki yeri en farklı olan kişi ise artık yok. O'nu kaybettim. Daha doğru bir ifadeyle ailece, hem babaanne hem anneanne olan annemizi kaybettik. Evlat olarak yaşayacağımız iki büyük acıdan biriydi annemizin kaybı. Yıllar önce babamızı kaybettiğimizde annemiz ile teselli olurken, bugün annemizin kaybı ile tesellisiz bir acı yaşıyoruz.

7 Şubat 2016 Pazar

DİSPOZOFOBİ...Biriktirme Hastalığı

Çevremizdeki ailelerin yaşlılarına dikkat edersek bazı davranışlarında benzerliklere rastlarız. Tamamı için diyemem ama çoğunluğun bazı ortak huy ve alışkanlıkları var. Bunu, evladın veya torunların şikayetvari sözlerinden anlamak mümkün. Aslında, yaşıtlarımızla ortak özelliklerimizin olması yadırganacak bir şey değildir. Neticede, akran olan insanların aynı sosyal statüde olmasalar dahi yaşadıkları yıllarla alakalı olarak bazı hal ve davranışlarında, giyim kuşamlarında benzerlikler kaçınılmazdır.

Karne ile ekmek alanlar
Bu sebeple olsa gerek, 2 nci Dünya Savaşı yıllarını (1939-1945) görmüş olan aile büyükleri benzer huy ve alışkanlıklara sahipler. Devletimiz savaşa fiilen katılmış olmasa da seferberlik ilanı sebebiyle o dönem bir çok malın üretimi azalmış. Bunun neticesinde ortaya çıkan karaborsayı önlemek ve eldeki stokları idareli kullanmak amacıyla, temel ihtiyaç maddelerinden çoğu karneye bağlanmış. Dolayısıyla, Kurtuluş Savaşı'nın yaraları sarılmadan gelen bu ikinci dünya savaşı ile halk yeniden yokluk içine düşmüş.

20 Şubat 2014 Perşembe

IRKLARIN ÜSTÜNLÜĞÜ...İnsan Irkının Çektiği...

İnsan olarak, yaratılanların en mükemmeli olduğumuzu ve diğer yaratılanlara göre üstün olduğumuzu biliyoruz. Hal böyleyken, toplumlarda bazı zamanlarda beliriveren ve o toplumu bir virüs salgını gibi etkisi altına alıp, savaş çığlıkları attıran üstünlük paranoyasını anlamak mümkün değil. Yurttaşlarını ırklarının üstünlüğüne inandırarak yıllarca süren savaşlara sebebiyet veren liderler kadar tamamen yanlış olan bu teze inanan toplumların da bilgisizlikleri ve cahillikleri ile bu günahta paylarının olduğu açıktır ve onların üzerinde de vebal vardır.



Irkların üstünlüğüne dayandırılan ve insanların maddi ve manevi büyük acılar çekmesine sebebiyet veren savaşların gerçek nedenlerinin bu olmadığı aşikârdır. Aslında tüm savaşların, ilk çağlardan başlayarak günümüze kadar değişerek gelen sebepleri; ekilecek toprak, yer üstü ve yer altı zenginlikleri, stratejik coğrafya ve iktidar hırsı olarak ortaya çıkmaktadır. Savaşın sonunda elde edilecek zenginlikleri halkıyla paylaşmak gibi bir niyeti olmayan liderler din veya ırk farklılıklarını kullanarak bir bölüm halkı bilhassa gençleri savaş ortamına hazırlarlar.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...