Basında çıkan haberlere göresürücü belgelerinin yenilenmesi için son tarih 31 Ekim 2025 olarak belirlenmiş. Halk arasında kısaca ehliyet olarak bilinen sürücü belgelerinin yenilenmesi için verilen süre daha da uzatılmayacakmış.
Üşenmedim baktım, bundan yıllar önce 2019 yılında Kasım ayının son günlerinde sürücü belgemi yenilemişim. Büyük bir olasılıkla o yıl sonu yenilemenin son tarihidir.
Çünkü huyumdur devletten gelen herhangi bir duyuru veya uygulamayı öğrendiğimde hemen harekete geçmem. Bir süre beklerim. Son güne bırakıp, risk almam ama son tarihe makul bir süre kaldığına inandığım zaman gereğini yaparım.
Kış aylarında soğuk hava, rüzgar ve düşük nem oranı cildimizi kurutarak hassaslaştırabilir. Cildinizin sağlıklı ve parlak kalması için bu kış bakım ipuçlarını mutlaka deneyin!
1.Yoğun Nemlendirici Kullanımı Şart!
Soğuk hava cildi hızla kuruttuğu için hafif nemlendiriciler yerine içerisinde hyaluronik asit, seramidler ve gliserin gibi içerikler barındıran yoğun nemlendiriciler tercih etmelisiniz. Kışın özellikle gece yatmadan önce cildi derinlemesine nemlendirmek çok önemli.
2. Dudak ve Eller İçin Ekstra Bakım
Kış aylarında dudaklar ve eller en çok kuruyan bölgelerden. Shea yağı, vazelin veya balmumu içeren dudak nemlendiricileri kullanarak dudaklarınızı koruyun. Ellerinizi ise düzenli olarak yoğun nemlendirici kremlerle besleyin.
3. Güneş Kremini Unutmayın
Kışın güneşin etkisi az gibi görünse de UV ışınları cilde zarar vermeye devam eder. Bu yüzden her gün en az SPF 30 içeren bir güneş koruyucu kullanarak cildinizi koruyun.
Bu kış cildinizin kurumasını ve tahriş olmasını önlemek için yukarıdaki ipuçlarına ek olarak bir tavsiyem var. Vaseline Gluta-HYA serisi, GlutaGlow ve hyalüronik asit içeren formülü ile 5 günde daha aydınlık ve parlak* bir cilt sağlar. Serum etkili formülü ile ciltte hızla emilir, yağlı ve yapışkan bir his bırakmaz.
Toplumlar kendi coğrafyalarında, yüzyıllar boyunca, her çağın şartlarına göre yapılan düzenlemelerle süregelen bir ahlak anlayışına sahiptir. Bu ahlak anlayışı toplumdan topluma değişiklik gösterir. Her toplumun ahlak anlayışı farklıdır. Ancak, bazı temel prensipler vardır ki; en ilkel toplumdan en gelişmiş toplumlara kadar aynıdır, değişmez. Örneğin, cinayet ve hırsızlık her toplum için suçtur.
Toplum ahlakını, toplumu meydana getiren bireylerin oluşturduğunu düşünebiliriz ama bu çok da doğru değildir. Kişilerin ahlakı her zaman toplum ahlakıyla bağdaşmayabilir. Çünkü, toplum homojen bir yapıdır ve bu yapı içerisinde her bireyin hakkı, hukuku vardır ve korunması gerekir. Kişilerin ahlakı, toplumu bağlamaz. Toplum içinde ahlaksız insanlar olur ama ahlaksız toplum olmaz, olamaz. Ahlaksız toplumlar, varlıklarını uzun süre devam ettiremezler. İnsanlık tarihinde bu yüzden yok olmuş, bu güne gelememiş kavimlerin varlığını biliyoruz.
Yazılı ve görsel basında gün geçmiyor ki, çevreciler ve onların organize ettiği köylülerin pankartlı, sloganlı gösterilerini görmeyelim. Çeşitli maden ve mermer ocakları için oyulan dağlara, yok edilen ormanlara, kirlenen derelere yenilerinin eklenmemesi için en azından mevcudu korumak için bir araya gelmiş bu insanlar geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor.
Aslında, bugün halkın karşı çıktığı işler ilk defa yapılmıyor. Zonguldak Kömür Ocakları o kadar uzun yıllardır kazılıyor ki; açılan ocaklarla şehrin altı olduğu gibi oyulmuş vaziyette. Halen kullandığımız yollar, köprüler, barajlar, santraller de bir zamanlar yapıldı ve biz de iftihar ettik.
Söze nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Uzun zaman oldu yazmayalı. En son, aşağı yukarı bir yılı aşkın bir süre önce paylaştığım Kolera Günlerinde Aşk tanıtım yazısını saymazsak yaklaşık üç yıldır bloğumdan uzak kaldım. Bumerang'dan gelen reklam teklifleri vesilesiyle bir kaç defa uğradığımda yokluğumdan endişelenen arkadaşlarımın mesajlarıyla karşılaştım. Çok duygulandım. Kendilerine buradan bir defa daha teşekkür ederim. Adı sanal dünya olsa da sonuç olarak bizler insanız. Yüz yüze gelmiş olmasak bile bu sayfalarda gerek yazılarımız gerekse bırakılan yorumlarla birbirimizi tanıdık ve sevdik.
Buralardan ayrı düşmem Pandemi dönemi ile başladı. Kısıtlandığımız, yalnızlaştığımız o günlerde olanları takip etmek için gün boyu başından ayrılmadığımız televizyonun yanı sıra daha çok ve çabuk haber alabilmek için twitter hesabımı aktif olarak kullanmaya başladım. Dolayısıyla, blog yazılarım taslak olarak kaldı. Televizyon haberlerinde görüp, duyduğumuz kayıp haberleri için üzülürken ailemizden de hiç beklenmedik ani bir kayıp haberi alınca o günlerde bir çok şey anlamını yitirdi.
Bitget, geleneksel finans oyuncuları için IPOR pratik çözümü ile DeFi ve TradFi arasındaki boşluğu dolduracak
Victoria, Seyşeller, 20 Mart, 2023 - En büyük kripto Copy Trade platformu Bitget, IPOR'un spot piyasanın İnovasyon Alanında listeleneceğini duyurdu. Dijital varlık için yatırma hizmetleri 22 Mart 2023 10:00’dan (UTC+3) itibaren sunulacak ve listeleme aynı gün saat 15:00'de (UTC+3) yapılacaktır.
IPOR Protocol, Inter Protocol Over-block Rate (IPOR) endeksini kullanan merkeziyetsiz bir faiz oranı türev borsasıdır. IPOR Endeksi, IPOR AMM, likidite havuzları ve Varlık Yönetimi akıllı sözleşmeleri aracılığıyla saklama kuruluşu olmayan zincir içi faiz oranı swapları sunmaktadır. Protokol, gelişmekte olan DeFi kredi piyasaları için faiz oranı türevleri ve endeksleri de dahil olmak üzere risk yönetimi araçları sağlayarak DeFi ve TradFi arasındaki boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Bu durum istikrarı artırmakta ve sabit gelirli yatırımları geleneksel finans oyuncuları için daha cazip hale getirmektedir.
Lider global kripto para borsası Bitget, kripto kullanıcılarına daha iyi koruma ve daha fazla güvence sağlamak için Koruma Fonunu 300 Milyon USD'ye çıkaracağını duyurdu. Bu, Bitget'in, FTX'in çöküşünden ve kullanıcıları büyük kayıplarla bırakmasından sonra kripto piyasasının güvenini oluşturmaya yönelik büyük çabalarının bir parçası. Girişimler, FTX kullanıcılarını desteklemek için 5 milyon USD'lik Builders Fund ve hazırlık aşamasında olan ve 30 gün içinde piyasaya sürülecek olan Merkle Ağacı Rezerv Kanıtı'nı paylaşma planıyla birlikte geliyor.
Bitget'in yeni sosyal özelliği, kullanıcıların güvenilir traderlardan öğrenmelerine ve işlem stratejilerini paylaşmalarına olanak tanıyor.
Lider global kripto para borsası Bitget, yeni özelliği “Bitget Insights”ın lansmanını duyurdu. Bu özellik, sosyal medyayı Bitget borsası aracılığıyla social tradingle entegre etmeye hizmet ediyor. Lansman, Bitget'in hem yeni bireysel yatırımcılara hem de deneyimli traderlara fayda sağlamayı amaçlayan kripto social trading girişiminin bir sonraki aşamasını ifade ediyor.
Bitget Insights ile yeni yatırımcılar, deneyimli yatırımcılardan bilgi toplama fırsatına sahip olacak. Bitget, mevcut sosyal medya platformlarıyla karşılaştırıldığında, paylaşılan tüm bilgilerin ilk aşamada doğrulanmış ve güvenilir traderlardan geldiğini garanti edecek, böylece yeni traderların yanlış onaylar veya diğer kripto dolandırıcılıklarından kaynaklanan potansiyel kayıplardan tasarruf etmesini sağlar.
Açık kaynak kütüphanesi, algoritmik ve bot işlemleri için veri analizine kolay erişim sağlıyor
Lider global kripto para borsası Bitget, CryptoCurrency Exchange Trading Library (“CCXT”) ile entegrasyonu duyurdu ve yatırımcıların işlem algoritmaları ve botlar oluşturmak için platformun geçmiş ve gerçek zamanlı verilerine kolayca erişmelerini sağladı.
CCXT, farklı kripto işlem veri kütüphanelerine bağlanmak için ortak bir arayüz sağlayan dünyanın önde gelen açık kaynak kütüphanelerinden biri olarak seçildi. Güçlü bir araç, çeşitli yüksek kaliteli borsalarda yürütülen kapsamlı bir işlem stratejisine izin verir. Protokol, tamamen özelleştirilebilen, kullanıcı arayüzü açısından genelleştirilmiş bir API bağlantısıdır ve işlem geliştiricileri, kodlayıcılar ve yüksek vasıflı traderlar arasında geniş çapta tanınmaktadır.
Kütüphane JavaScript, Python ve PHP gibi en popüler programlama dillerini destekler. En yenilikçi vadeli işlem ürünleri ve sosyal işlemler özellikleriyle donatılmış Bitget, dünya çapında 2 milyon kullanıcıya hizmet vererek dünyanın en büyük kripto türevleri ve Copy Trade borsalarından biri haline geldi. CCTX'in uzmanlığından da yararlanan Bitget, kullanıcılarına piyasa verilerini analiz etme, algoritmik işlemler, stratejiyi geriye dönük test etme ve bot programlama konusunda kolaylık sağlayabilir.
Bazı kitapları okumak zor olur. Bir kaç defa başıma geldiği için biliyorum. Kitaplarımı genellikle tavsiye üzerine veya yazarın başka bir kitabını okuyup, beğendiğim için satın alırım. Yeni kitabıma başlamak için de acele eder ve ilk bulduğum müsait bir vakitte büyük bir keyifle kapağını açarım. Onca kitabın arasından seçtiğim için yaşatacağı keyifli zamanların sevinciyle başlarım ilk sayfadan okumaya. O ilk sayfanın su gibi aktığı çok kitaplar okudum ama bazen de öyle olmaz.
Kolera Günlerinde Aşk tam da böyle bir kitaptı. İlk elime aldığımdan beri kitaba kaçıncı başlayışım hatırlamıyorum. Yazardan yana sorunum olamaz çünkü yakın zamanda aynı yazarınYüzyıllık Yalnızlık kitabını okudum.Kitabın çevirmeni Şadan Karadeniz ise kitapta yer alan bilgilere göre kariyeri muhteşem bir mütercim. Tüm bu araştırmalardan sonra kabahati kendimde aradım ve kitabı tekrar tekrar elime aldım. Bu böyle aylarca sürdü. Ne elimdeki kitabı bitirebildim ne de onu bırakıp, başka bir kitaba başlayabildim.
PlayStation 5’in en büyük teknolojik yeniliklerinden biri olan DualSense’in tüm özellikleri PC platformunda da kullanılabiliyor.
PlayStation 5’te deneyimledikten sonra tüm PC oyuncularının sorduğu, “DualSense PC’de çalışır mı?” sorusunun yanıtı: Evet… Sony PlayStation 5’in en güçlü yönlerinden biri olan DualSense, gelişmiş dokunsal geri bildirim ve uyarlanabilir tetik tuşları ile oyunseverlere çok farklı bir deneyim sunuyor.
DualSense PC uyumluluğu da çok kolay bir şekilde sağlanıyor. Windows işletim sistemi yüklü bilgisayarlara USB aracılığıyla bağlanabilen DualSense kontrol cihazı ayrıca bluetooth üzerinden de hem mobil platformlarda hem de PC’ye kolayca kullanılabilir.
Steam oyun platformu, DualSense’in PC’ye bluetooth üzerinden hızlı bağlantı kurmasını sağlıyor. Steam istemcisinin yüklenmesinin ardından; (bilgisayarınızda bluetooth yoksa bluetooth adaptörü aracılıyla) ekranın sağ alt köşesindeki sistem tepsisini açıp, Bluetooth simgesine çift tıkladıktan sonra sırasıyla, “Bluetooth veya başka cihaz seçin” seçeneğini ardından “Bluetooth”a tıklayın. DualSense’in ışıkları mavi renkte yanana kadar PlayStation ve Share düğmelerine (PlayStation logolu tuş ile “\ | /” işaretli tuş) aynı anda basın. Kablosuz denetleyiciyi seçtiğinizde DualSense’i bilgisayarınızla eşleştirmiş olacaksınız.
Yaz günlerinin rehavetinde, güneşin çılgın sıcağından kaçarak evin serin bir köşesinde kitap okumak yıllardır tatil ritüelim oldu. Güneşin tepede olduğu saatlerde etraf sakindir. Bir kaç kişi şapka ve güneş gözlüklerine rağmen meyve ağaçlarının serinliğinden istifade bahçe duvarlarına yakın hızlıca geçer, giderler. Komşu evlerden gelen bebek ağlamaları, bahçelerde oyun oynayan çocukların çığlıkları bu saatlerde duyulmaz olur. Bu dingin saatlerde ufak bir tabak içinde soğutulmuş ince kavun dilimleriyle serin bir köşede kitap okumak büyük bir zenginliktir.
Geçtiğimiz yaz bana bu zenginliği yaşatan kitaplardan biri de Cahit Ülkü'nün Masal Olmayan Masallar adını verdiği 'üçleme'nin ikinci kitabı Rüstem Paşa. Sonradan öğrendiğim bu üçleme serinin birinci kitabı Pargalı İbrahim Paşa, üçüncü kitap ise II. Selim. Birbirinin devamı olduğu anlaşılan bu üçlemenin okunması halinde o devrin daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum. Okul yıllarında tarih derslerini angarya gören gençlerin bir çoğunun ilerideki yıllarda pişmanlık yaşadıklarını biliyorum. Şahsen ben de zaman zaman bazı konular gündeme geldiğinde öğrenme ihtiyacı hissediyorum. Benim bu konuda tercihim tarihi romanlar. Tarihi olayları, belgesel gerçekliğinde ama roman tadındaki eserlerden öğrenmeyi seviyorum.
Evdeki telefonumuzu kapatmak istediğim halde kararsız kalmamın sebeplerini anlatmak için önceki iki yazımdan biri, EV TELEFONU...Bir Zamanlar... ile EV TELEFONU...İlk Telefonumuz... da duygularımı kaleme almıştım. Telefonu eve bağlatmak için yıllarca babamızın verdiği uğraşları, bu güne kadar değişmeyen numarası, aile yadigarı olması onu değerli kılıyor. Ayrıca, eski telefonların zili çaldığında her an bir sürprizle karşılaşabilirsiniz. Uzun yıllara yayılmış dostluk ve akrabalık bağları ile bağlı olduğunuz kişiler veya onların yakınları eski defterleri karıştırırken telefon numaranızı çevirebilirler.
Cep telefonlarının yaygınlaşmasından sonra sabit telefonlarda kullanıcı sayısının azaldığını biliyorum. Yakın çevremde de bunu gözlemliyorum. Evde yaşlısı kalmamış aileler sabit telefonu elde tutmayı gereksiz buluyor. Ben de şahsen iki arada bir derede kalmışlığın huzursuzluğunu yaşarken duygularıma gem vurup, telefon hattımı iptal ettirmeye karar verdim. Kararımı verdim vermesine de bu nasıl olacak. Zira, internetim sabit telefon hattından bağlanmıştı. Bunu, bilse bilse Telekom bilir deyip, vaktiyle PTT'den bin bir zorlukla aldığımız telefonumuzun akıbeti hakkında karar vermek üzere Telekom'un yolunu tuttum.
Bir önceki Ev Telefonu...Bir Zamanlar...başlıklı yazımda anlattığım gibi ailemin 70'li yıllardaki telefon bağlatma hevesi kursağında kalmış, hayalleri suya düşmüş olabilir ama her şeye rağmen hayat devam eder. Gel zaman git zaman 80'li yıllara gelindiğinde telefon görüşmeleri eziyet olmaktan çıkmış, ahizeyi kaldırır kaldırmaz çevir sesi geliyordu. Belli ki telefon şebekeleri ıslah edilmiş ve sistem yeni yatırımlarla bir nebze de olsa rahatlamıştı. Telefon alt yapısına yapılan yeni yatırımların farkındaydık ama eve telefon bağlatma konusunda babamın herhangi bir gayreti olmadı.
Nasıl olsa acil durumlarda iş yerindeki telefonları kullanıyorduk ve PTT'nin madeni jetonla çalışan ankesörlü telefonları da haberleşmede işe yarıyordu. Söylenenleri geç algılayanlar için ara sıra hala kullandığımız 'jeton düşmedi' veya 'köşeli jeton kullanmak' gibi argo deyimler o günlerden kalmadır.
Geçtiğimiz yıldan beri aklımda. Doluya koyuyorum almıyor, boşa koyuyorum dolmuyor. Bir türlü bir karara varamadım. Evdeki sabit telefonu kapatıp, kapatmamak konusunda kararsız kaldım. Telefonun kampanya süresi dolduğu için de acele karar vermem lazım. Bu arada, yaşantımız da adeta kampanyalara endekslendi. Hele ki cep telefonlarını kampanyasız kullanan yoktur herhalde. Bu durumda akla bir soru geliyor ister istemez. Kurumlar kampanya fiyatları ile zarar etmediğine göre kampanyasız fiyatlar neden o kadar pahalı. Gerçi, normal görüşme fiyatlarını bilmiyorum ama maazallah, vaktinde yenileme yapmaz da bir kaç gün de olsa normal tarifeden kullanırsak sanki ocağımıza incir ağacı dikecekler, o derece de korkuyoruz.
Konumuza dönersek, sabit telefonun kapatılmasındaki bu kararsızlığım size tuhaf gelebilir. Alt tarafı bir telefon diyebilirsiniz. Ancak, bu dediğiniz şimdi için geçerli. 70'li yıllarda hatta 80'li yılların sonlarına kadar eve telefon almak kolay değildi. Devlet yatırım yapmadığı için PTT Genel Müdürlüğüne bağlı İstanbul Telefon Baş Müdürlüğü mevcut şebekenin çalıştırılmasından başka bir iş yapmıyordu. Aslında, mevcudun işletilmesinde de zafiyetler vardı. Telefonları kullanabilmek için hat gelmesi (çevir sesi) beklenirdi. Telefonu çok kullanan insanların çevir sesini getirecek totemler icat ettiklerini sonradan çok dinledik.
Kek pişirmeyi sevdiğimi hep söylerim. Sebebi de pratik olması. Kurabiyeler, çörekler gözümde büyür. Çok ender de olsa kurabiye hamurunu yoğurmaya başladığımda hamurla uğraşmanın ne kadar da keyifli ve eğlenceli olduğunu anlıyorum. Ayrıca, kurabiyelere değişik şekiller vermek de hoşuma gitmiyor değil. Elbette bir gün bir kere daha kurabiye hamuru yoğururum. Daha önceleri hem tereyağlı hem de margarinli fındıklı kurabiye pişirmiştim de ne çok övgü almıştım.
Esas övgüyü kendi damağım bana hissettirmişti ama belli etmemiştim. Bir kere kurabiye pişirdim diye övünmek de neyin nesiymiş. Övünmeyi sevmem ama gören, tadan olur da methederse başım üstüne kabul ederim. Malum, marifet iltifata tabidir. İlk denediğimde Fındıklı Kurabiye'm çok lezzetli olmuştu da bir de tereyağlı pişirmiştim. Allah biliyor ya tereyağlı'sının lezzeti bir başkaydı. Bu kadar methettikten sonra merak edip de pişirmek isteyenler için FINDIKLIKURABİYE...Atıştırmalık... ile KURABİYE...Fındıklı...Mis Gibi Tereyağlı... iki çeşit fındıklı kurabiye tarifi emirlerine amadedir. Kolay gelsin.
Her yeni mevsim girdiğinde pazar tezgahlarında bir bir boy gösteren mevsim meyvelerinden sırasıyla reçel kaynatırım. Kahvaltı sofralarına muhteşem renkleriyle canlılık katan reçellerimiz olmazsa olmazımızdır. Her kavanozun kapağını kapatırken, "Bereketi içinde olsun, çok kişi tadına doysun"diye dua ederim. Reçel kavanozlarını bir bir rafa dizdiğimde de savaşa hazırlanan asker misali soğuk kış günlerine karşı savunma tedbirlerinden birini daha sağlama almış hissederim.
Reçelleri kahvaltı sofralarıyla sınırlı tutmamız da pek doğru değil. Evlerimizde her zaman tatlı bulunmuyor. Çoğu evde sadece misafir davet edildiğinde tatlı pişiyor. Aslında iyi de ediyorlar. Sütlü tatlılar neyse de şerbetli hamur tatlıları vücudumuzda ve dolayısıyla organlarımızda bazı harabiyetlere sebep oluyorlar. Bedenimizin en kuvvetli olduğu ve günlük yaşamın getirdiği hareketliliğin dorukta olduğu gençlik yıllarında vücudumuz riskleri kolaylıkla alt edebiliyor. Ancak, gençliğin geride kaldığı yaşlara ulaştığımızda dikkatli olmamızda yarar var.
Yazımın başlığındaki sıcak günler maalesef geride kaldı. Yaz biteli neredeyse üç ay olacak. O günlerde bu tarifi sizlerle neden paylaşmadığımı bilmiyorum. Bir sebebi yok. Zaten yaz mevsiminde sıcaklardan mıdır nedir bir rehavet çöküyor. Tatil havasına giriyorum. Tatil havasına girdim diyorsam da bu olsa olsa tembellik havası olabilir. Çünkü, hiç kimseye dört ay tatil vermezler.
Evet! bu yıl da dini bayramları yaz aylarında kutladık. Ramazan Bayramı yaz başına denk geldiği için henüz ağır sıcaklar basmamıştı. Ben de bayram tatlısı olarak şerbetli bir hamur tatlısı olan Kalbura Bastı hazırlamıştım. KALBURA BASTI...Adı Anılarda, Tadı Damaklarda Kaldı...başlıklı yazımda da anlattığım gibi aile büyüklerimizle olan hatıralarımızda yer alan tatlımızı yiyenler çok beğendiler.
Yaz mevsimini şehir dışında, köylere yakın yerlerde geçirenlerin en büyük şansı taze süt bulma imkanıdır. Sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa sağılan sıcacık, taptaze sütün varlığı şehirli insanlar için adeta bir mucizedir. Sütün illa da kaynatılacağına inanmasak hemen oracıkta, yeni sağılmış sütten birer bardak taze taze içmek gelir içimizden. Ah o endişeler! yapmak istediğimiz bir çok şeyden bizi alıkoyan, mahrum eden vesveselerimiz. Ne olur, ne olmaz sonunda pişman olmaktansa diyerek gem vurduğumuz isteklerimiz.
Yaz boyunca köye gidip, bizzat satın aldığımız veya kapımıza kadar getirilen taze süt biz şehirde oturanlar için o kadar kıymetli ki az ile yetinmek mümkün değil. Hele sabah saatlerinde gelen taze sütün ocakta kaynarken ortalığa yayılan kokusu yok mu? Kahvaltı sofrasına birer bardak sütün ilavesi güne mutlu başlamaya yeter de artar bile. Yaz bitip de şehre döndüğümüzde böyle taze sütü nereden bulacağız endişesi ile yaz boyunca tüm komşularımızla evlerimizde her zaman bol süt bulundurmaya özen gösteririz.
Reçelin marmelata göre belirgin farkı içindeki meyvelerin diriliklerini muhafaza etmesi. Bu durum reçellerin başarılı olup, olmadığının da bir ölçütüdür. Gerçi, rengi ve kokusu meyvesi hakkında bir ipucu verir ama doğrusu reçeli meyvesinden tanımaktır. Bunun için de meyvenin bütünlüğünün bozulmaması, dağılmaması gerekir. Reçel için olmuş ama olgunlaşmamış, sert ve diri meyveler tercih edilmelidir. Bütün bunlar doğru ama bazen işler istediğimiz gibi gitmez ve biz de oluruna bırakırız.
Mevsim itibariyle meyve çeşitlerinin olağanüstü olduğu günler yaşıyoruz. Haftalık semt pazarında gördüğüm kimi meyveyi bitmek üzere olduğu için son defa olarak kimisini de yeni bollaştığı veya çok sevdiğim için almaya kalkınca doğal olarak mutfak pazar yerine döndü. Meyveleri nasıl ki üretici emek vererek yetiştiriyor ise biz de para verip satın alıyoruz ve eve taşıyarak da bir manada emek veriyoruz. Bu sebeple, meyvelerimizin çöpe gitmesini istemeyiz.