29 Mayıs 2020 Cuma

RÜSTEM PAŞA...*Kehle-i İkbal...Yazar Cahit Ülkü...

Yaz günlerinin rehavetinde, güneşin çılgın sıcağından kaçarak evin serin bir köşesinde kitap okumak yıllardır tatil ritüelim oldu. Güneşin tepede olduğu saatlerde etraf sakindir. Bir kaç kişi şapka ve güneş gözlüklerine rağmen meyve ağaçlarının serinliğinden istifade bahçe duvarlarına yakın hızlıca geçer, giderler. Komşu evlerden gelen bebek ağlamaları, bahçelerde oyun oynayan çocukların çığlıkları bu saatlerde duyulmaz olur. Bu dingin saatlerde ufak bir tabak içinde soğutulmuş ince kavun dilimleriyle serin bir köşede kitap okumak büyük bir zenginliktir.


Geçtiğimiz yaz bana bu zenginliği yaşatan kitaplardan biri de Cahit Ülkü'nün Masal Olmayan Masallar adını verdiği 'üçleme'nin ikinci kitabı Rüstem Paşa. Sonradan öğrendiğim bu üçleme serinin birinci kitabı Pargalı İbrahim Paşa, üçüncü kitap ise II. Selim. Birbirinin devamı olduğu anlaşılan bu üçlemenin okunması halinde o devrin daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum. Okul yıllarında tarih derslerini angarya gören gençlerin bir çoğunun ilerideki yıllarda pişmanlık yaşadıklarını biliyorum. Şahsen ben de zaman zaman bazı konular gündeme geldiğinde öğrenme ihtiyacı hissediyorum. Benim bu konuda tercihim tarihi romanlar. Tarihi olayları, belgesel gerçekliğinde ama roman tadındaki eserlerden öğrenmeyi seviyorum.

Bahsedeceğim kitap Osmanlı İmparatorluğu'nun 10 uncu padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı ve veziriazamı Rüstem Paşa'nın hayatı. Rüstem Paşa bir devşirme. Dolayısıyla, Rüstem Paşa'nın hayatını okurken bir yandan da devşirme kurumunu ve bu kurumun işleyişini öğreniyoruz. Mevcut bilgilerimin aksine devşirme sisteminde çocuk ve ailesi üzerinde herhangi bir zorlama ve baskı olmadığını anlıyoruz. Aksine, aileler bilhassa da yoksul aileler her dünyaya gelen oğullarına ailenin kurtarıcısı gözüyle bakıyor ve onu devşirme seçmelerine iftiharla hazırlıyorlar.

Rüstem Paşa ise Saraybosna'nın yoksul bir dağ köyünde yaşayan domuz çobanı bir babanın çirkin olduğu için kendisinden ümit kesilmiş sevgisiz, tekme tokat büyütülmüş kucak yoksulu bir çocuk iken ani gelişen bir olayla gücünü kuvvetini gören devşirme ağasının beğenip, kabul etmesiyle devşirme olur. İsmini devşirme ağasının verdiği Rüstem Paşa'nın çobanlıktan veziriazamlığa giden yolda elde ettiği başarıları elbette ki aklı, yetenekleri ve çalışkanlığı sayesinde olmakla beraber, yükselişindeki son mertebe olan veziriazam ve padişaha damat olmasında asıl etken Hürrem Sultan'ın iktidar hırsıdır.

Yazarın bu kitap için faydalandığı pek çok yerli ve telif kitap, dergi ve araştırma yazıları kitabın son sayfalarında kaynakça olarak listelenmiş. Bu sebeple, roman tadında belgesel gerçekliğinde bir kitap olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bu münasebetle, yazarımız Cahit Ülkü'ye ve kitabın basımını üstlenmiş olan İnkılâp Kitabevi'ne bu eser için şükranlarımı sunarım.


*Rüstem Paşa'nın lakabı. Damat olmasını engellemek isteyenler tarafından ortaya atılan cüzzamlı olduğu yalanı üzerine cüzzamlının üzerinde bit barınmadığı düşünüldüğünden paşaya ait bitli gömlek ile iftiralar önlenmiş ve damatlığı onaylanmıştır. Paşa, daha sonra ikbal biti manasına gelen bu lakapla anılmıştır.






10 yorum:

  1. Tarihi olayları, belgesel gerçekliğinde ama roman tadındaki eserlerden öğrenmeyi seviyorum.Bu cümleniz ilgimi çekti.En azından kendinize göre bir yol belirlemişsiniz.Tebrik ediyorum sizi.Bize uygun ne ise o yoldan ilerleyelim diyorum.
    Sevgilerimle :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tebrik için teşekkürler. İlerleyelim arkadaşım. Benden de sevgiler...

      Sil
  2. Beğenerek takip ediyorum 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, çok naziksiniz. Ben de biraz önce sizin son yazınızı okudum. Hassas bir yüreğiniz var.

      Sil
  3. Her zaman Osmanlı İmparatorluğu'nun hikayesi hakkında kitap okumakla ilgileniyorum. Kitabı okuyarak Türkiye hakkında birçok şey öğrenebildim. Değerlendirmeniz için teşekkür ederiz. Endonezya selamlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ziyaretiniz ve değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Öğrenmenin sonu yok, okumaya devam ediyoruz. Bizden de selamlar.

      Sil
  4. güzel bir tanıtım olmuş Rabia hanım cahit ülkü iyi bir yerden yakalamış osmanlı2 nın geçmişte yaptıklarını ve kişileri çok merak eden bir kitle var eser okunmuştur daha da çok okunur :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim HürPost. Meraklı insanlar makbulümdür. Zira, öğrenmenin yolu meraktan geçer.

      Sil
  5. Ne kadar haklısınız. Okul hayatında koca yıllar tarihimizi basma kalıp cümleler ile öğrenme gayreti içindeydik. Günümüzde bu görevi malum tv dizileri aldı. Geniş ve detaylı tarihimizi dizilersen öğrensdik. Misal Muhteşem Süleyman'ın iktidar hırsı ile oğlu Mustafa'yı öldürmesini birkaç dakikada tv den şahit olduk Alayımız dumur olduk. Ve dahi Muhteşem Süleyman'ın aslında pek de muhteşem olmadığı kanısına varanlar dahi oldu. Okumuyoruz Rabia hanım. Toplumca en sevdiğimiz alışkanlığımız olan "ya kulaktan, ya komşudan" öğrendiklerimiz ile yetiniyoruz. Maalesef acıdır hem de çok acı. Nefis bir kitap yorumu olmuş. Aon paragraftaki ayrıntıya hayran oldum. Ellerinize sağlık..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Taner bey. Geçtiğimiz yaz okuduğum romanın tanıtımını ancak bu yaz paylaşmak kısmet oldu. Kitap, çok detaylı tarihi bilgiler veriyor. Uzun yazmayı sevmediğim için tanıtımı kısa yazmak konusunda biraz zorlandım. Meraklısı için tavsiyemdir.

      Sil

DEĞERLİ YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.

Not: Gmail hesabı olmayan arkadaşlar yorum yazmak için yorumlama biçiminden anonimi seçerek yazabilirsiniz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...