Her yeni mevsim girdiğinde pazar tezgahlarında bir bir boy gösteren mevsim meyvelerinden sırasıyla reçel kaynatırım. Kahvaltı sofralarına muhteşem renkleriyle canlılık katan reçellerimiz olmazsa olmazımızdır. Her kavanozun kapağını kapatırken, "Bereketi içinde olsun, çok kişi tadına doysun"diye dua ederim. Reçel kavanozlarını bir bir rafa dizdiğimde de savaşa hazırlanan asker misali soğuk kış günlerine karşı savunma tedbirlerinden birini daha sağlama almış hissederim.
Reçelleri kahvaltı sofralarıyla sınırlı tutmamız da pek doğru değil. Evlerimizde her zaman tatlı bulunmuyor. Çoğu evde sadece misafir davet edildiğinde tatlı pişiyor. Aslında iyi de ediyorlar. Sütlü tatlılar neyse de şerbetli hamur tatlıları vücudumuzda ve dolayısıyla organlarımızda bazı harabiyetlere sebep oluyorlar. Bedenimizin en kuvvetli olduğu ve günlük yaşamın getirdiği hareketliliğin dorukta olduğu gençlik yıllarında vücudumuz riskleri kolaylıkla alt edebiliyor. Ancak, gençliğin geride kaldığı yaşlara ulaştığımızda dikkatli olmamızda yarar var.
sabah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sabah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Aralık 2019 Çarşamba
11 Ocak 2016 Pazartesi
SAHANDA TEREYAĞLI YUMURTA KAPAMA...Akıllı Telefon ve Instagram
Akıllı telefon kullanmayı düşünmüyordum ama bir vesileyle aniden telefon sahibi oluverdim. Çeşitli özelliklerini birer birer kullanmaya başlayınca da hoşuma gitti. Bu arada, digital fotoğraf makinemi kullanmadığımı bir köşede unuttuğumu farkettim. Halbuki, bir zamanlar Digital makine benim için adeta bir mucizeydi. Eski makinemle her gördüğümü çekemez, filmi boşuna harcamamak için çok dikkatli davranırdım. Çektiğim pozları, fotoğrafçıda negatifinden görebiliyor iken dijital makinenin getirdiği kolaylık müthişti.
Antalya'ya yapacağımız bir seyahat öncesinde digital makinelerin özelliğini öğrenmiştim de son anda ne yapıp, edip makineyi satın almıştım. Hiç kısıtlama olmadan her gördüğümü, istediğim kadar çekebilmek ne büyük özgürlüktü. Yüzlerce kare çekip, beğendiklerimi seçme şansımın olması akıl almaz bir kolaylıktı. Şimdi ise yeni telefonla güzel fotoğraflar çekince işler yine değişti. Bu sefer, digital makine bir köşede bekliyor. Kim uğraşacak ki; tükenen pilleri makineden çıkart, şarj cihazına tak, bekle piller şarj olsun yeniden makineye tak ki fotoğraf çekesin.
Etiketler:
blog,
blogger,
digital,
fotoğraf,
Havadan sudan,
kahvaltı,
kapama,
kış,
Mutfak Keyfi,
sabah,
sofra,
tereyağ,
yumurta
2 Mayıs 2015 Cumartesi
GÜNEŞİN İLK IŞIKLARI...Kış bitti!
Sonbahar neyse de kış mevsimi pek bir iç karartıcı. Sabahları yeni bir güne uyanmanın mutluluğu ile perdeleri açıp, gökyüzüne bakarsın. Bin bir zahmetle çıkmış ama her an kaybolacak olan güneşin zayıf ışıklarını, mendil kadar bir maviliği görürsen sevinirsin. Güneşli havalara tutkun yüreğin ve dudaklarında takılı kalmış ufak bir gülüşle yaz güneşinin hayaline dalarsın.
Kışın öyle günler olur ki; kara kara yağmur bulutlarının kapladığı gökyüzünde güneş günlerce yüzünü göstermez. Hele karlı günlerde gökyüzü ara ara kapkara olur da gündüz vakti akşam oldu sanırsın. Kapkara bulutlar yeryüzüne karları gönderdikten sonra gökyüzünün rengi biraz açılır gibi olur, hatta biraz sonra gökyüzü mavi rengini bile gösterir ama hiç ümitlenmezsin. Çünkü, bilirsin ki hava "kar toplamaktadır".
Etiketler:
Bahar,
Dünya,
güneş,
Havadan sudan,
Hayat,
Hayata Dair,
ışık,
ilk bahar,
insan,
kış,
mutluluk,
Rabia Serteli,
sabah,
yaşam,
yaz
7 Ekim 2012 Pazar
BAĞDAT CADDESİNDE BİR SABAH YÜRÜYÜŞÜ...Yaya Geçitlerinin Esbab-ı Mucibesi.
İstanbul'un Anadolu yakasında en mutena, en muteber semtlerin bulunduğu, yerlisinin kısaca cadde dediği Bağdat caddesinde yaya kaldırımından seri adımlarla yürüyorum. Sağlı-sollu ünlü mağazaların sıralandığı bu caddede aslolan vitrin dolaşmaktır. Bilhassa öğleden sonraları, en şık kıyafetleri ile boy gösteren kadın ve erkeklerin kendilerini gösterdikleri bir yer olduğu için tempolu yürüyüşe uygun değildir.
Günün erken saatlerinde çıktığım yürüyüşe bir kaç mağaza ziyareti de sığdırmak istediğim için seri adımlarla yürüyerek vakit kazanmak istiyorum ama sık sık da duraklamak zorunda kalıyorum. Çünkü, caddeye çıkan bir dolu sokak var ve bu sokakların bazılarından caddeye araba çıkışı çok yoğun. Bunun için de trafik lambası konulmuş. Bazılarında ise araba geçişi az olduğu için trafik lambalarına gerek görülmemiş, sadece yaya geçidi yapılmış.
Günün erken saatlerinde çıktığım yürüyüşe bir kaç mağaza ziyareti de sığdırmak istediğim için seri adımlarla yürüyerek vakit kazanmak istiyorum ama sık sık da duraklamak zorunda kalıyorum. Çünkü, caddeye çıkan bir dolu sokak var ve bu sokakların bazılarından caddeye araba çıkışı çok yoğun. Bunun için de trafik lambası konulmuş. Bazılarında ise araba geçişi az olduğu için trafik lambalarına gerek görülmemiş, sadece yaya geçidi yapılmış.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


