evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2015 Çarşamba

MODERN AİLE...Feminizm...Kültür Erozyonu...

Bir zamanlar, bekarlığında baba evinde, evlendikten sonra koca evinde nesilden nesile aktarılan bilgilerle kadınlık ve annelik görevlerini hakkıyla yerine getiren kadınlar genellikle kayınpederin evine yani kocasının büyüdüğü baba ocağına gelin giderdi. Gelin ismi de buradan geliyor. Aileye gelen manasına. Yeni evinde kayınvalidesi ve kayınpederi ile hatta daha da fazlası kocasının bekar kardeşleri de dahil geniş bir aile olarak aynı evi paylaşırlardı. Gelinin aileye kattığı torunlarla da aynı çatı altında bir kaç nesil birden yaşardı.


Sonra tüm dünyayı etkisi altına alan feminizm akımı ile kadınlarımız Duygu Asena'nın 1987 yılında yayımlanan KADININ ADI YOK isimli kitabını okumaya başladılar. Bu kitapla beraber feminizm hareketi yazılı ve görsel medyada tartışılmaya başlandı. Kadınların ekonomik, toplumsal ve cinsel baskılardan kurtulmasını amaçlayan bu düşünce akımı kadınların ezberini bozdu. Feminizm akımının etkisiyle kadınlar konumlarını irdelemeye başladılar ve mevcut yaşantılarından rahatsızlık duydular.

13 Aralık 2014 Cumartesi

AŞK YOKTU...Anneler ve Kızları...

Pazar günü tüm ev halkı ile birlikte keyifli bir sabah kahvaltısının ardından uzun uzadıya yaptığım gazete mütaalasından sonra üzerimdeki miskinliği atabilmek için şöyle bol köpüklü, okkalı bir kahvenin hayalini kuruyordum ki; kahvenin o mis gibi kokusu bulunduğum odaya kadar geldi.
Annem, elindeki tepside iki fincan kahve ile odamın kapısında belirmişti bile.
-Ne zamandır fırsat olmadı, akşamları da yorgun geliyorsun. Ana-kız başbaşa bir kahve içelim, dedi.
Ben bu ana-kız kahve içmenin ne manaya geldiğini biliyorum da hangi konuda sigaya çekileceğimi bir anda kestiremedim.




Kahvesinden ilk yudumunu alan annem, fincanı sehpanın üzerine bırakırken,
-Hiç anlatmıyorsun, dedi.
-Neyi anne, dedim. Hakikaten anlamamıştım.
-Neyi olacak, şu ayrıldık dediğin erkek arkadaşını. Hani evlilik düşündüğünüzü söylemiştin de ben de hayal kurmaya başlamıştım.
-...
-Beni yine hayalkırıklığına uğrattın be kızım. Bari ayrılık sebebini söyle, bilmek hakkım değil mi?

Annemi dinlerken bir yandan hafızamı yokladım ve olsa olsa üzerinden bir ay geçmiş olmasına rağmen annemin bahsettiği o ayrılık gecesinin de ayrıldığım adamın da aklımdan çıkmış olduğunu farkettim. Anneme ne söyleyeceğimi bilemedim. O geceyi olduğu gibi anlatmaya karar verdim.

14 Mart 2014 Cuma

GİDENLERİN ARDINDAN...

Bazı yıllar ailelere uğur getirir. Birbiri ardından iyi haberler alınır. Bir düğün davetiyesi, bir doğum müjdesi, gençlerin okul başarıları derken dudaklarınızdaki gülümseme adeta yüzünüze yapışır. Mutlusunuzdur. Kendinizi hafiflemiş, coşkun ve neşeli hissedersiniz. Bazı yıllarda ise ailenin üzerine kara bulutlar çöker. Yüzler gülmez olur. Çünkü, aile ve akrabaların yaşadıkları olumlu veya olumsuz tüm olaylar sizi de etkiler. Ailede yaşanan mutluluklarla siz de mutlu olur, acı çeken, ağlayan mutsuz bir yakınınız var ise sizin de kolunuz-kanadınız kırılır, meyus olursunuz.




Bu yıl maalesef bizim için kayıplar yılı oldu. Bu kış, yeni yıla girmeden, sonbaharda sararan yapraklarımız düşmeye başladı. Tedavisi süren sevdiğimiz bir komşumuz, güney kıyılarındaki seyahatinden dönen bir arkadaşımız, uzak illerde yaşayan yine çok sevdiğimiz eski bir ahbabımız ve en son kaybımız dayımız.

9 Mayıs 2012 Çarşamba

EVLİLİK VAADİYLE KANDIRMA...

Bu çok eski bir kadın-erkek hikayesidir. Bir erkek ve bir kadın tanışırlar, kadın evliliğe olan meylini erkeğe hissettirir, erkek de evliliği istermiş gibi yapar ve hikaye böylece başlar. Bu hikayelerin artık yaşanmadığını veya en azından yeni hikayelerin yazılmadığını zannediyordum. Yanılıyormuşum!


Gazetemin 3. sayfasında yer alan habere göre evleneceklerini zanneden kadın, işlerinin iyi gitmediğini söyleyen sevgilisine devamlı para desteği sağlar. Bir süre sonra adamın evlenmek niyetinde olmadığını anlayıp, ayrılmak isteyince de adam zorbalık yapar. 

28 Nisan 2012 Cumartesi

EVLİLİK BİR AKİTTİR... Gerekirse Feshedilir...

Boşanmış veya boşanma arefesinde olup, ayrı yaşamakta olan karı-kocalar arasındaki şiddet olayları dikkat çekici bir artış gösteriyor. Gün geçmiyor ki bir cinayet haberini gazetemizde okumayalım. Basından takip ettiğimiz kadarıyla olayların ortak özelliği, koca şiddeti yaşanan evlilikte kadının evliliği bitirmek üzere harekete geçmiş olmasıdır. Yani kadın evinden ayrılarak boşanma davası açmıştır.



Bu cinayetleri;
"Vay! sen kim oluyorsun, senin haddine mi düşmüş de beni boşamaya kalkıyorsun". 
"Ya benimsin, ya kara toprağın" replikleriyle bezenmiş bir tiyatro oyununda seyreder gibiyiz. İşin kötüsü oyun da tuttu galiba. Gerçekçilik akımına uygun olarak her oyunda gerçek kişiler ölüyor ama bu oyuna uygun karakter sayısı o kadar çok ki oyun hâlâ devam ediyor. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...