yaşlılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşlılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2016 Pazartesi

PAÇA ÇORBASI...Kemiklerin Gıdası

Yaşadığımız müddetçe bazı kazalara maruz kalırız. Bilhassa, trafik kazaları vücudumuz için büyük risk oluştururlar. Takla atan arabadan sağ çıkanlara veya arabanın çarpıp, havalandırdığı yayanın sağ kurtulmasına seviniriz ve ucuz atlatmış deriz. Ne büyük yanılgı. O an veya yıllar boyunca bile ortaya çıkmayabilir ama emin olun er-geç bir gün o kaza size kendini hatırlatır. Sadece, trafik kazası değil elbette. Evde, yolda, merdivenden hatta damdan düşenler de dahil olmak üzere vücut, düşme hızı ve düştüğü yüksekliğe göre etkilenir. Düşmeler sırasında çok organ tehlike altında ise de asıl tehlike kemikler içindir.


Kemikler bebeklerde yumuşak ve esnektir. Ergenlik çağının bitiminde gelişimi duran kemiklerin esnekliği kaybolur ve sertleşirler. Bu nedenle, yetişkinlikte düşmelere bağlı kemik kırılmaları çok görülür. Yaşlılıkta ise kemikler zaten kırılgandır. Yoğunluklarını kaybettikleri için ters bir harekette bile kırılabilirler. Öyle ki; yaşlılıkta kendiliğinden kırılan kemiklerin düşmeye sebebiyet verdiği bilinmektedir.

23 Ocak 2016 Cumartesi

ZAMAN GEÇİYOR...Yaşıyorsan, Yaşlanırsın...

Bu aralar, zaman kavramını çok fazla konuşur olduk. Ben dahil etrafımdaki herkes aklımızı fena taktık. Zamanın hızlı geçtiğini düşünüyoruz. Zamanın hızlı geçmesinden rahatsızız. Sohbet esnasında laf dönüp, dolaşıp her defasında hızla akıp giden zamana geliyor ve başlıyoruz şikayete. Aslında, sadece zaman geçse hiç derdimiz değil. Bizim derdimiz geçen zamanla birlikte yaş alıp, yaşlanmak. Kadınıyla, erkeğiyle insanlar yaşlanmak istemiyor. Hepimiz yaşlanmaktan ölesiye korkuyoruz.


Kozmetik sanayii, estetik cerrahi ve cümle estetisyenler, yazılı ve görsel basında yer alan reklamlarında devamlı yeni ürünleri ve yeni yöntemleri duyurarak bunu bize empoze ediyorlar. Yaşlılığın ayıp bir şey olduğu algısını zihinlerimize yerleştirmeye çalışıyorlar. "Bu kadar ürün ve yöntem varken yaşlanmak niye, bunları satın al ve genç kal"diyorlar. Buradaki anahtar kelime satın almak yani ticaret. Bize gençlik sattıklarını düşünüyorlar. Tüm bu beyin yıkamaların sonucunda da olan bize oluyor. Geçen günler ve haftalar bize yaşlanmayı hatırlatıyor ve biz de başlıyoruz ahlanıp, vahlanmaya.

9 Aralık 2012 Pazar

AYDIN BOYSAN...Vazgeçtiklerimiz...Ve İhtiyarlık...

Tek bir kelime ama öyle büyük anlamlar yüklü ki. Vaktiyle televizyon kanallarında gezinirken Aydın Boysan ile yapılan bir söyleşiye rastlamıştım. 
Söyleşi, üstadın güzel sohbetiyle devam ederken spiker Aydın Boysan'dan ihtiyarlığı tanımlamasını istedi. Mimar, gazeteci ve yazar olarak hayatı okumuş-yazmış üstad Aydın Boysan, yaşlılığı anlatmak için sadece tek bir kelime söyledi. "Vazgeçtiklerimiz"dedi.



Yaşamaktan -hayattan- vazgeçmek hep kullanageldiğimiz bir deyimdir. Açıkçası üstadın bu çok kullanılmış, bildik tanımlaması bana pek yeterli gelmedi. Her zaman ki aceleciliğim ile bu açıklamaya dudak büküyordum ki her zaman büyük bir beğeni ve ilgiyle takip ettiğim değerli insan Aydın Boysan, yine yaptı yapacağını ve ihtiyarlığın ne olduğunu çok güzel anlattı.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...