Bir çoğunuz gibi benim de Facebook'da kişisel bir hesabım var. Bende herkes gibi paylaşılan bilgi, haber veya fotoğraflardan ilgimi çeken olursa yorum yapmak istiyorum ve ister istemez diğer yorumları da okuyorum. Ve çoğu zaman öylesine dehşet içerisinde kalıyorum ki kendimi o kişilerin arasında görmek zül geliyor. Beni insanlardan soğuttukları gibi geleceğe dönük ümitlerimi de söndürüyorlar. Çünkü, kimse kimsenin fikrine saygı duymuyor. Herkesin kendi zat-ı alileri gibi düşünmesini istiyorlar. En iyisini, en doğrusunu kendilerinin bildiğine inanmışlar, adeta iman etmişler.
Anlıyorum ki; sosyal ağlarda paylaşılanlar kendi bildiğimiz ve bellediğimiz fikirlerin dışında ise bize ters geliyor ve aklımız almıyor. Çünkü, okuduklarımızı düşünüp, tartıp, eğrisi-doğrusuyla bir yere oturtamıyoruz. Dolayısıyla, bize ters gelen hiçbir paylaşımı olgunlukla karşılayamıyoruz ve hiç düşünmeden hücum ediyoruz. Hem de bin bir hakaretle.
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Kasım 2014 Cumartesi
5 Şubat 2013 Salı
KADINLIĞINDAN UTANMAK...
Kadınlığından utanır!
çünkü, ona utanması öğretilir.
Ergenlik çağındaki bazı kız çocuklarının sırtlarının hafif kamburlaştığını görürsünüz. Otururken, gezerken bedeninin bilhassa üst tarafını kollarıyla saklar, gelişmekte olan vücudunu örtmek, kapatmak ve dikkat çekmemek üzere bir şekil alır. Dik gezemez. Bilhassa erkeklerin ekseriyette bulunduğu yerlerde vücudunu adeta küçültür, görünmez olmak ister. Büyüyüp, gelişmekte olan bedeninden bir ayıbı varmış gibi utanır.
Ebeveyninin dünya görüşü çerçevesinde kendinden emin bireyler olarak yetişen kız çocuklarının sayısı azımsanmayacak kadar çoktur ama kadın olduğu için kendinden utanan kızların, kadın nüfusunun çoğunluğunu teşkil ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Vücudundan utanan kızların bu utançla yaşayamayacakları aşikardır. Evlerinde neyse de toplum içerisinde bulunabilmeleri ancak tesettürle mümkün olabilir. Bunu ilk keşfeden de ne yazık ki sosyologlar veya psikologlar değil de hazır giyimciler olmuştur. Bu olgu da ülkemiz gerçeklerinin bilinirliliğinin ne kadar zayıf olduğunun -delili- göstergesidir.
çünkü, ona utanması öğretilir.
Ergenlik çağındaki bazı kız çocuklarının sırtlarının hafif kamburlaştığını görürsünüz. Otururken, gezerken bedeninin bilhassa üst tarafını kollarıyla saklar, gelişmekte olan vücudunu örtmek, kapatmak ve dikkat çekmemek üzere bir şekil alır. Dik gezemez. Bilhassa erkeklerin ekseriyette bulunduğu yerlerde vücudunu adeta küçültür, görünmez olmak ister. Büyüyüp, gelişmekte olan bedeninden bir ayıbı varmış gibi utanır.
Ebeveyninin dünya görüşü çerçevesinde kendinden emin bireyler olarak yetişen kız çocuklarının sayısı azımsanmayacak kadar çoktur ama kadın olduğu için kendinden utanan kızların, kadın nüfusunun çoğunluğunu teşkil ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Vücudundan utanan kızların bu utançla yaşayamayacakları aşikardır. Evlerinde neyse de toplum içerisinde bulunabilmeleri ancak tesettürle mümkün olabilir. Bunu ilk keşfeden de ne yazık ki sosyologlar veya psikologlar değil de hazır giyimciler olmuştur. Bu olgu da ülkemiz gerçeklerinin bilinirliliğinin ne kadar zayıf olduğunun -delili- göstergesidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

