Kolera Günlerinde Aşk tam da böyle bir kitaptı. İlk elime aldığımdan beri kitaba kaçıncı başlayışım hatırlamıyorum. Yazardan yana sorunum olamaz çünkü yakın zamanda aynı yazarın Yüzyıllık Yalnızlık kitabını okudum. Kitabın çevirmeni Şadan Karadeniz ise kitapta yer alan bilgilere göre kariyeri muhteşem bir mütercim. Tüm bu araştırmalardan sonra kabahati kendimde aradım ve kitabı tekrar tekrar elime aldım. Bu böyle aylarca sürdü. Ne elimdeki kitabı bitirebildim ne de onu bırakıp, başka bir kitaba başlayabildim.
Can Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Can Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Mayıs 2022 Pazar
KOLERA GÜNLERİNDE AŞK...Gabriel García Márguez
Bazı kitapları okumak zor olur. Bir kaç defa başıma geldiği için biliyorum. Kitaplarımı genellikle tavsiye üzerine veya yazarın başka bir kitabını okuyup, beğendiğim için satın alırım. Yeni kitabıma başlamak için de acele eder ve ilk bulduğum müsait bir vakitte büyük bir keyifle kapağını açarım. Onca kitabın arasından seçtiğim için yaşatacağı keyifli zamanların sevinciyle başlarım ilk sayfadan okumaya. O ilk sayfanın su gibi aktığı çok kitaplar okudum ama bazen de öyle olmaz.
Kolera Günlerinde Aşk tam da böyle bir kitaptı. İlk elime aldığımdan beri kitaba kaçıncı başlayışım hatırlamıyorum. Yazardan yana sorunum olamaz çünkü yakın zamanda aynı yazarın Yüzyıllık Yalnızlık kitabını okudum. Kitabın çevirmeni Şadan Karadeniz ise kitapta yer alan bilgilere göre kariyeri muhteşem bir mütercim. Tüm bu araştırmalardan sonra kabahati kendimde aradım ve kitabı tekrar tekrar elime aldım. Bu böyle aylarca sürdü. Ne elimdeki kitabı bitirebildim ne de onu bırakıp, başka bir kitaba başlayabildim.
Kolera Günlerinde Aşk tam da böyle bir kitaptı. İlk elime aldığımdan beri kitaba kaçıncı başlayışım hatırlamıyorum. Yazardan yana sorunum olamaz çünkü yakın zamanda aynı yazarın Yüzyıllık Yalnızlık kitabını okudum. Kitabın çevirmeni Şadan Karadeniz ise kitapta yer alan bilgilere göre kariyeri muhteşem bir mütercim. Tüm bu araştırmalardan sonra kabahati kendimde aradım ve kitabı tekrar tekrar elime aldım. Bu böyle aylarca sürdü. Ne elimdeki kitabı bitirebildim ne de onu bırakıp, başka bir kitaba başlayabildim.
17 Haziran 2017 Cumartesi
FÜRUZAN...Sevilen Yazara Kitap İmzalatma Serüveni...
Kadıköy Belediyesinin Haydarpaşa garında düzenlediği 9. Kitap Günlerinin afişlerinde Onur Konuğu olarak Füruzan'ın adını görünce etkinliğe gitmem şart olmuştu. Aslında bu hissiyatıma ben de şaşırdım. Kitap okumayı çok severim ama yazarları takibettiğim görülmemiştir. Belki de kitap okumaya klasiklerle başladığım için bu dünyadan çoktan göç etmiş olan yazarlarını tanıma gibi bir düşüncem olamazdı. İşin ilginci, bu durum daha sonra okuduğum çağdaş yazarlar için de aynı şekilde devam etti. Okuduğum kitapların yazarlarını görüp, tanımak aklıma bile gelmedi. Belki de onları kafamda oturttuğum yerlerinde kalsınlar istedim.
Türk gençliğinin sağ-sol diye kamplara ayrıldığı 60'lı yılların sonlarında yaşananların romanı 47'liler ile tanıdığım Füruzan, ikinci romanı Berlin'in Nar Çiçeği ile beni tabiri caizse yüreğimden vurdu. Bu kitaplar olmasa da sadece Parasız Yatılı adlı hikayesini okusanız bile Füruzan'a karşı yüreğiniz yufkalaşır. Yazarlara olan kayıtsızlığımdan bahsettim ama bunda benim suçum olmadığı gibi aslında şaşılacak da bir şey yok. Çünkü, bugün elimdeki eski kitaplarına baktığımda yazara dair hiç bir bilginin olmadığını görüyorum. 47'lilerin arka kapağında sadece siyah beyaz bir fotoğraf var, arkasından yayımlanan Berlin'in Nar Çiçeği'nde ise yazara ait en ufak bir bilgi olmadığı gibi fotoğrafı da yok.
Türk gençliğinin sağ-sol diye kamplara ayrıldığı 60'lı yılların sonlarında yaşananların romanı 47'liler ile tanıdığım Füruzan, ikinci romanı Berlin'in Nar Çiçeği ile beni tabiri caizse yüreğimden vurdu. Bu kitaplar olmasa da sadece Parasız Yatılı adlı hikayesini okusanız bile Füruzan'a karşı yüreğiniz yufkalaşır. Yazarlara olan kayıtsızlığımdan bahsettim ama bunda benim suçum olmadığı gibi aslında şaşılacak da bir şey yok. Çünkü, bugün elimdeki eski kitaplarına baktığımda yazara dair hiç bir bilginin olmadığını görüyorum. 47'lilerin arka kapağında sadece siyah beyaz bir fotoğraf var, arkasından yayımlanan Berlin'in Nar Çiçeği'nde ise yazara ait en ufak bir bilgi olmadığı gibi fotoğrafı da yok.
Etiketler:
Berlin'in Nar Çiçeği,
bilge yayınevi,
blogger,
Can Yayınları,
Dünya,
Füruzan,
Havadan sudan,
Hayat,
imza,
insan,
Kadıköy,
kitap,
Kitap günleri,
Okuma Keyfi,
okuyucu,
Rabia Serteli,
roman,
yaşam,
yazar
3 Kasım 2016 Perşembe
YÜZYILLIK YALNIZLIK...Gabriel Garcia Marquez
Her zaman olduğu gibi bu yıl da yazlığa giderken yanıma bir kaç kitap almıştım. Kitaplardan birini, Puslu Kıtalar Atlası'nı dayanamayıp hemen okumuş ve sıcağı sıcağına da sizlerle paylaşmıştım. İhsan Oktay Anar'ın bu eseri, benim için çok farklıydı. Çok kitap okuduğumu söyleyemem ama seçtiğim kitaplar, her zaman dünyanın çeşitli ülkelerine ait olmuştur. Sadece haritada yerini bildiğim veya turist olarak bulunmuş olduğum ülkeleri ve insanlarını kitaplar vasıtasıyla tanımayı severim.
Bu nedenle, değişik coğrafyalardaki birbirlerinden farklı ülkelere ait çok kitap okudum ama İhsan Oktay Anar'ın romanını okuduktan sonra yazara karşı duyduğum büyük hayranlığı ve saygıyı başka bir kitap ve yazarına karşı duyduğumu hatırlamıyordum. Bu duygu ve düşüncelerle elime aldığım diğer kitabım Gabriel Garcia Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık romanı benim için büyük bir sürpriz oldu. Zira, gerçeklikle olağanüstü olayların ustaca bir kurgu içinde okuyucuya verildiği bu kitap ve yazarına da aynı hayranlığı duydum.
Etiketler:
blogger,
Büyülü Gerçekçilik,
Can Yayınları,
edebiyat,
Gabriel Garcia Marquez,
Havadan sudan,
kitap,
Kolombiya,
Latin,
Meksika,
Nobel Edebiyat Ödülü,
Okuma Keyfi,
roman,
Seçkin Selvi,
yazar,
Yüzyıllık Yalnızlık
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
