Bedenimizi kullanırken bunu beynimiz aracılığıyla yapıyoruz. Malumdur ki; her şey beyinde bitiyor. Organlarımız beyinden aldıkları komutlarla çalışıyor. Mesela ellerimiz eğer beyin komut vermezse çay bardağını bile tutamaz. Hal böyleyken, beynimizin bizi yönettiğini varsayabiliriz ama bunu tek başına yaptığını düşünmüyorum. Her yönetici gibi kararlarında başvuracağı bir danışmana ihtiyacı var. Bu yüzden beynimizin bazı önemli kararlarını alırken kalbimize danıştığı kanaatindeyim.
Kalbimizin asli görevini yaparken yani vücudumuza kan pompalarken bir yandan da beynimizin danıştığı konulardan etkilendiğinizi anlarız. Asli görevini aksatır, pompaladığı kan miktarının ayarı kaçar. Fazla kan pompalarsa yanaklarımız al al olur heyecandan elimiz ayağımız kesilir eğer normalden az kan pompalarsa kendimizden geçer, bayılırız. Beynimiz kalbimize ne kadar danışırsa danışsın yöneticiliğin en önemli sorumluluğu olan son kararı beynimiz kendisi vermek ister. Kalp, duygularımızın yuvası olduğuna göre beyin de aklı temsil eder. Bir yandan aklı temsil eden beynimizin bizi idare ettiğini düşünüyorum ama bir yandan da yaptıklarımdan, aldığım kararlardan her zaman hoşnut kalmadığımı hatırlıyorum.
yönetici etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yönetici etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Mayıs 2016 Perşembe
3 Haziran 2015 Çarşamba
HARİÇTEN GAZEL OKUMAK...Yıllar öncesinden...
Hayatın hoş ve güzel taraflarından bahsetmek istiyorum ve bunun için kendimi zorluyorum ama nafile! Toplumu sarıp,sarmalamış olan güvensizlik ve gelecek endişesi ile öyle bir karamsarlık havasına büründük ki; gördüğüm, yaşadığım güzellikler sanki görünmeyen bir el tarafından aklımdan silinip, gidiyor.
Memleketim öyle bereketli topraklar üzerinde kurulmuş ki her bir yerinden ayrı sesler çıkıyor. Olan bitene duyarlı insanlar olarak başımızı tenis maçındaki seyirciler gibi bir sağa, bir sola çevirerek hareketleri kaçırmamaya çalışıyoruz. Tamam buna da razıyız. Tenis maçı seyreder gibi bir sağa bir sola dikkat kesilelim ama ortada tek bir oyun yok ki!
Memleketim öyle bereketli topraklar üzerinde kurulmuş ki her bir yerinden ayrı sesler çıkıyor. Olan bitene duyarlı insanlar olarak başımızı tenis maçındaki seyirciler gibi bir sağa, bir sola çevirerek hareketleri kaçırmamaya çalışıyoruz. Tamam buna da razıyız. Tenis maçı seyreder gibi bir sağa bir sola dikkat kesilelim ama ortada tek bir oyun yok ki!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

