Mübarek Ramazan ayının son haftasına girdiğimiz, Elveda'ların okunduğu bu günlerde belki geç kalmış bir yazı olacak ama madem ki aklıma takıldı yazayım dedim. Zaten, Ramazan sadece bu yıla ait değil ki, dünya var oldukça her yıl gelecek ve ömrümüzün yettiği sürece biz de görüp, yaşayacağız. "Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan" mahyalarıyla karşıladığımız Ramazan'ı Şerifi evimize gelmiş itibarlı bir misafir mesabesinde ağırlayacak ve ikramda kusur etmemek için bir ay boyunca didinip, duracağız.
Ramazan ayının ritüellerini anlatırken mutfak alışverişlerinden bahsetmiş ve iftar sofralarının zengin olması için hane sahibinin hiç bir fedakarlıktan kaçınmadığını "Ramazan bereketi" başlıklı yazımda belirtmiştim. Ancak, burada gözden kaçırılan bir şey var ki önemlidir. Ramazan öncesi hazırlıklar yani evlerin temizliği ve mutfak alışverişinin önceden yapılmasının sebebi Ramazan ayı içerisinde ibadete daha fazla zaman ayırabilmek içindir.
oruç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oruç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Temmuz 2015 Salı
RAMAZAN...İftarlar Ziyafet Sofrası Demek Değil...
Etiketler:
açlık,
blog,
Elveda,
Havadan sudan,
Hayata Dair,
iftar,
İnsan,
mukabele,
oruç,
Rabia Serteli,
Ramazan,
teravih,
yaşam
1 Temmuz 2015 Çarşamba
RAMAZAN'I YAŞARKEN...Herkesi Kendin Gibi Bilmek!
"Kişi karşısındakini kendi gibi bilir" atasözü bizim hallerimizi ne güzel anlatır. Hem kişisel hayatımızda hem de toplum olarak yaşadıklarımıza baktığımızda devam eden sürekli bir hataya düşme, kandırılma alışkanlığımız var. Bu hataların sonucunda da ortak bir müdafaamız vardır. "Ben herkesi kendim gibi biliyorum."
Karşımızdakiler -en yakınlarımız dahi- başka karakter ve huyda, bambaşka fikirlere sahip insanlar. Onları kendimiz gibi bilmek kadar yanlış bir şey olabilir mi? Bu yanlışı milletçe yaptığımızı düşünürsek, anlaşılıyor ki; toplumda kimsenin kimseyi anlamaya çalışmadığı, empati yapmadığı ortaya çıkıyor. Herkes karşısındakini kendisi gibi bildiğine göre aslında, herkes herkesin kendi gibi olmasını istiyor demektir. Tüm bunları bana düşündüren de gece sahile giden yollarda gördüğüm canlı ve coşkulu kalabalıktı.
Karşımızdakiler -en yakınlarımız dahi- başka karakter ve huyda, bambaşka fikirlere sahip insanlar. Onları kendimiz gibi bilmek kadar yanlış bir şey olabilir mi? Bu yanlışı milletçe yaptığımızı düşünürsek, anlaşılıyor ki; toplumda kimsenin kimseyi anlamaya çalışmadığı, empati yapmadığı ortaya çıkıyor. Herkes karşısındakini kendisi gibi bildiğine göre aslında, herkes herkesin kendi gibi olmasını istiyor demektir. Tüm bunları bana düşündüren de gece sahile giden yollarda gördüğüm canlı ve coşkulu kalabalıktı.
Etiketler:
blog,
Havadan sudan,
Hayata Dair,
ibadet,
insan,
oruç,
Ramazan,
yaşam
9 Haziran 2015 Salı
RAMAZAN BEREKETİ...Sofrada ve İbadette...
Türkiye'yi doğusundan başlayıp Karadeniz kıyılarından devam ederek Marmara, Trakya, Ege ve Akdeniz ile tüm Anadolu'yu dolaştığınızda farkedersiniz ki; âdet ve görenekleri ile tamamen farklı olan bölgeler Ramazan ayı gelince tek bir coğrafya tek bir iklim olmuşlar. Hal böyleyken, yine de memleketimizin bazı bölgelerinde dini vecibelerini yerine getirmekte daha bir özenli dindar bir kesim vardır. Onlar Ramazanı iki ay önceden yaşamaya başlarlar.
Üç ayların -Recep, Şaban, Ramazan- başlangıcı Recep ayının girmesi ile ramazan orucuna hazırlık kabilinden haftanın belli günlerinde olmak üzere nafile orucuna, Kadir gecesi düzenlenecek hatim duasına yetiştirilmek üzere Kur'anı Kerim'in hatmi için cami veya evlerdeki mukabelelere başlanır. Berât kandilinden sonra yani Ramazan'a takribi 15 gün kala kıyı-bucak ev temizliği sonrasında iftar ve sahur sofraları için gerekli alışverişler yapılır. Alışverişleri ailenin maddi durumu belirler ama bu mübarek aya hürmeten sofraların zengin olması için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmaz.
Üç ayların -Recep, Şaban, Ramazan- başlangıcı Recep ayının girmesi ile ramazan orucuna hazırlık kabilinden haftanın belli günlerinde olmak üzere nafile orucuna, Kadir gecesi düzenlenecek hatim duasına yetiştirilmek üzere Kur'anı Kerim'in hatmi için cami veya evlerdeki mukabelelere başlanır. Berât kandilinden sonra yani Ramazan'a takribi 15 gün kala kıyı-bucak ev temizliği sonrasında iftar ve sahur sofraları için gerekli alışverişler yapılır. Alışverişleri ailenin maddi durumu belirler ama bu mübarek aya hürmeten sofraların zengin olması için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmaz.
Etiketler:
bereket,
blog,
blogeer,
din,
Havadan sudan,
Hayata Dair,
ibadet,
iman,
inanç,
insan,
namaz,
oruç,
Ramazan,
yaşam
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


