9 Haziran 2015 Salı

RAMAZAN BEREKETİ...Sofrada ve İbadette...

Türkiye'yi doğusundan başlayıp Karadeniz kıyılarından devam ederek Marmara, Trakya, Ege ve Akdeniz ile tüm Anadolu'yu dolaştığınızda farkedersiniz ki; âdet ve görenekleri ile tamamen farklı olan bölgeler Ramazan ayı gelince tek bir coğrafya tek bir iklim olmuşlar. Hal böyleyken, yine de memleketimizin bazı bölgelerinde dini vecibelerini yerine getirmekte daha bir özenli dindar bir kesim vardır. Onlar Ramazanı iki ay önceden yaşamaya başlarlar.  



Üç ayların -Recep, Şaban, Ramazan- başlangıcı Recep ayının girmesi ile ramazan orucuna hazırlık kabilinden haftanın belli günlerinde olmak üzere nafile orucuna, Kadir gecesi düzenlenecek hatim duasına yetiştirilmek üzere Kur'anı Kerim'in hatmi için cami veya evlerdeki mukabelelere başlanır. Berât kandilinden sonra yani Ramazan'a takribi 15 gün kala kıyı-bucak ev temizliği sonrasında iftar ve sahur sofraları için gerekli alışverişler yapılır. Alışverişleri ailenin maddi durumu belirler ama bu mübarek aya hürmeten sofraların zengin olması için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmaz. 

Ramazan bereketi denilince iftar ve sahur sofralarının bereketi anlaşılmakla beraber aslında bereket ibadetlerdedir. Sıcak yaz aylarına rastlayan ramazanlarda bile Türkiye'nin büyük bir çoğunluğunun oruçlu olduğunu biliyoruz. Bizim insanımız, oruç ibadetini çok önemser ve sağlığını tehlikeye atacak kadar da inatla oruçtan vazgeçmez. Bu arada, yıl içinde ihmal edilmiş namaz ibadeti için seccadeler ortaya çıkar. Seccadeler, Bayram sabahı itibariyle tekrar bir köşede unutulabilir ama aralarında mutlaka devam edenler olacaktır.



Oruç, namaz ve Kur'an tilavetinin yanı sıra fıtr sadakası ve zekât da Ramazan ayında yapılan ibadetlerdir. Bu ay adeta bir arınma ayıdır. Bütün bir yılın maddi fazlalıklarından -kirlerinden- temizlenme zamanıdır. Ve en önemlisi de samimiyetle ve Allah rızası için yapılacak ibadetlerin Allah katında kabul edileceğine olan tam inançtır. Bu inanç, İslam dininin ruhu ve esasıdır. Çünkü, İslam dini teslimiyet dinidir. 

Esasen, kandil ve ramazan ayı gibi kutsal gün ve geceler müslümanlara her defasında yeniden verilen şanslardır. Çünkü, Allah kulundan asla vazgeçmez. O, kullarını cezalandırmak istemez. Aksine, saptırılmış veya sapmış kullarının bu mübarek gün ve geceler vesilesiyle tövbe etmelerini bekler. 

Tövbe eden ve duaları kabul edilenlerden olmak dileğiyle...




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...