Çocukluğumda yılın belli bir gününde pişirilip, komşulara da dağıtılan, dini bir yönü olduğunu da hissettiğim ve çok severek yediğim bir tatlıydı, Aşure. Üzeri çeşitli çerezlerle süslendiği için bilhassa çocukların gözdesiydi. Ancak, bu güzel tatlıyı bir daha yemek için bir yıl beklememiz gerektiğini de bilirdik. Dini yönünü hissediyordum ama açıklayıcı bir bilgi verildiğini hatırlamıyorum. Tatlı'yı ye gerisine karışma, dürtüsüyle olsa gerek o yıllarda Aşure'nin manası üzerinde pek kafa yormamıştım.
Ta ki; bir yaz mevsiminde piknik yapmak üzere gittiğimiz Beykoz'un deniz manzaralı tepesinde ocaklar üzerinde kaynayan kocaman kara kazanları görünceye kadar. Yuşa Hazretlerinin türbesinin de bulunduğu piknik yerine vardığımız sabah saatlerinden itibaren yakılan ateşler üzerinde kara kazanlarda kaynatılan Aşure'yi gün boyunca hayır için dağıttılar.