İftarlık gazozda da durum aynen böyle oldu. Vizyona girdiği gün sinemaya gidemedim. Takibeden hafta cuma günü Kötü Kedi Şerafettin vizyona gireceği için hakkımı Şero'dan yana kullandım. Bu durumda İftarlık Gazoz gerilerde kaldı. Vizyondan kalkmadan görme isteğim var gibiydi ama bu istek çok da kuvvetli değildi. Günler geçtikçe filmi unutmaya başlamıştım ki; beraber çok film izlediğim, film zevklerimizin uyuştuğu bir arkadaşımdan filmin methiyesini işittim.
Cem Yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cem Yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Şubat 2016 Pazar
İFTARLIK GAZOZ...İyi Film
Görmek istediğim filmleri vizyona girdiği ilk gün yani cuma günü 11.00 matinesinde seyretmek hep cazip gelmiştir. Eğer o gün sinemaya gitme imkanı bulamazsam araya hafta sonu girer, haftasonunda hayatın neler getireceği hiç belli olmaz. Takibeden hafta vizyona girecek yeni filmler olduğu için eski filmin hiç şansı kalmaz. Bu durumu yaratan şey ise haftada sadece bir film seyretme niyetinde olmam.
Etiketler:
blog,
blogger,
Cem Yılmaz,
Ege,
film,
Havadan sudan,
İftarlık Gazoz,
Muğla,
sinema,
Sinema Keyfi,
Ula,
yaşam,
Yüksel Aksu
21 Kasım 2015 Cumartesi
CEM YILMAZ...Ali Baba ve 7 Cüceler...
Sanatın tüm dalları için geçerli olan gözlem, tiyatro ve sinema oyuncuları için olmazsa olmazdır. Karikatürist ve mizahçılar için de gözlem yapmak aynı derecede önemlidir ve bir nevi ödevdir. Çünkü, hiçbir sanatta yoktan var etmek yoktur. Ressamın renkleri, müzisyenin melodisi, yazarın hikaye ettiği insanların hepsi bu dünyada mevcuttur. Sanatçı var olanı yeteneği doğrultusunda yeniden yorumlayabilir sadece. Bunun için de iyi bir gözlemci olması gerekir.
Cem Yılmaz, tam da bu noktada bence bir numara. Sahnede seyirciye adeta ayna tutuyor. Anlattığı insanların bir çoğu seyircilerin arasında. Çünkü, başta da dediğim gibi sanatçı yoktan var edemez. Sadece, varolanı bize yansıtır. Dram yazarı, hayatın acı taraflarından hikayeler anlatarak ağlatırken, mizahçı ise günlük hayatta bize belki de normal gelen hal ve davranışları öyle yorumlar ki; katıla katıla güldüğümüz hikayedeki kişi veya kişiler bize hiç yabancı gelmez. Daha da ötesi güldüğümüz hikayede kendimizi bulmamız kuvvetle muhtemeldir
Cem Yılmaz, tam da bu noktada bence bir numara. Sahnede seyirciye adeta ayna tutuyor. Anlattığı insanların bir çoğu seyircilerin arasında. Çünkü, başta da dediğim gibi sanatçı yoktan var edemez. Sadece, varolanı bize yansıtır. Dram yazarı, hayatın acı taraflarından hikayeler anlatarak ağlatırken, mizahçı ise günlük hayatta bize belki de normal gelen hal ve davranışları öyle yorumlar ki; katıla katıla güldüğümüz hikayedeki kişi veya kişiler bize hiç yabancı gelmez. Daha da ötesi güldüğümüz hikayede kendimizi bulmamız kuvvetle muhtemeldir
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

