Yaşadığımız müddetçe bazı kazalara maruz kalırız. Bilhassa, trafik kazaları vücudumuz için büyük risk oluştururlar. Takla atan arabadan sağ çıkanlara veya arabanın çarpıp, havalandırdığı yayanın sağ kurtulmasına seviniriz ve ucuz atlatmış deriz. Ne büyük yanılgı. O an veya yıllar boyunca bile ortaya çıkmayabilir ama emin olun er-geç bir gün o kaza size kendini hatırlatır. Sadece, trafik kazası değil elbette. Evde, yolda, merdivenden hatta damdan düşenler de dahil olmak üzere vücut, düşme hızı ve düştüğü yüksekliğe göre etkilenir. Düşmeler sırasında çok organ tehlike altında ise de asıl tehlike kemikler içindir.
Kemikler bebeklerde yumuşak ve esnektir. Ergenlik çağının bitiminde gelişimi duran kemiklerin esnekliği kaybolur ve sertleşirler. Bu nedenle, yetişkinlikte düşmelere bağlı kemik kırılmaları çok görülür. Yaşlılıkta ise kemikler zaten kırılgandır. Yoğunluklarını kaybettikleri için ters bir harekette bile kırılabilirler. Öyle ki; yaşlılıkta kendiliğinden kırılan kemiklerin düşmeye sebebiyet verdiği bilinmektedir.
19 Aralık 2016 Pazartesi
PAÇA ÇORBASI...Kemiklerin Gıdası
Etiketler:
blogger,
çorba,
düşmek,
hastalık,
Havadan sudan,
keçi,
kemik,
kırık,
kış,
Kuzu,
Mutfak Keyfi,
Paça,
sağlık,
sarımsak,
sirke,
yaşlılık
9 Aralık 2016 Cuma
EKŞİ ELMALAR...Yılmaz Erdoğan
Ekşi Elmalar'ı vizyona girdiği gün izlemek için titizlenmeme rağmen maalesef haftalar sonra izleyebildim. Vizyondan kalkmadan yetişmiş olmam tesellim oldu. Uzun yıllar önce TRT'deki Umut Taksi dizisini izlerken dizinin yazarı ve oyuncusu olan Yılmaz Erdoğan'ın ileride iyi işlere imza atacağını hissettiğimi dün gibi hatırlıyorum. TRT hegemonyasının kalktığı ve özel televizyonların bir bir açıldığı yıllarda halkın TRT'ye ilgisi azalmıştı. Katı devlet kurallarıyla idare edilen TRT halkın nabzını tutmaktan çok uzak, kendi bildiğini okuyordu. Bu nedenle de insanlar özel kanallardaki programlara öylesine daldılar ki, ülkeye televizyonu getiren TRT'nin varlığını dahi unuttular.
TRT'nin yasakladığı şarkıların ve sanatçıların yer aldığı özel kanallardaki programları ben de zevkle izlerdim ama Yılmaz Erdoğan'ın yazıp, oynadığı TRT'deki diziyi de hiç kaçırmazdım. Kendimce, geleceğini parlak gördüğüm sanatçının ilk zamanlarına, ilk işlerine şahitlik ediyordum. Yıllar içinde Yılmaz Erdoğan'a dair öngörüm gerçekleşti ve kaleminin gücü, çalışkanlığıyla ona inananları haklı çıkardı. Takip edenler bilir, yazdıklarında kendine has bir lezzet vardır.
TRT'nin yasakladığı şarkıların ve sanatçıların yer aldığı özel kanallardaki programları ben de zevkle izlerdim ama Yılmaz Erdoğan'ın yazıp, oynadığı TRT'deki diziyi de hiç kaçırmazdım. Kendimce, geleceğini parlak gördüğüm sanatçının ilk zamanlarına, ilk işlerine şahitlik ediyordum. Yıllar içinde Yılmaz Erdoğan'a dair öngörüm gerçekleşti ve kaleminin gücü, çalışkanlığıyla ona inananları haklı çıkardı. Takip edenler bilir, yazdıklarında kendine has bir lezzet vardır.
Etiketler:
blogger,
coğrafya,
doğu,
Ekşi Elmalar,
film,
Hakkari,
Havadan sudan,
Hayat,
insan,
memleket,
oyuncu,
Sanatçı,
sinema,
Sinema Keyfi,
toprak,
ülke,
yaşam,
Yılmaz Erdoğan
8 Aralık 2016 Perşembe
YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!
Ulaşımda En Pratik Yol O! sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
Etiketler:
boomads,
Bumerang,
Çolakoğlu,
Havadan sudan,
Hayat,
Hayata Dair,
Holding,
insan,
konfor,
taşımacılık,
TEB,
ulaşım,
VIP taşımacılık,
yaşam,
Yolo
26 Kasım 2016 Cumartesi
HUMUS...Nohut...Ve Daha Fazlası...
Son yıllarda beslenmeyle ilgili hemen hemen her ürün için farkındalık yaratılıyor. Bildim bileli soframızda yer alan, yediğimiz-içtiğimiz gıdalarla ilgili gün geçmiyor ki yararlarını anlatan bir yazı karşıma çıkmasın. Bunlardan biri de nohut. Bizim soframızda nohut değişik şekillerde yeteri kadar yer alır. Rahmetli babamın tabiriyle "ağır makineli" Etli Nohut yemeği, yanında pilav ve karışık turşu ile soğuk kış günlerinin sevilen bir yemeğidir. Derin dondurucuda sakladığım haşlanmış nohutla da ihtiyaç halinde nefis Nohutlu Pilavlar pişiririm. Bazen de çay sofralarında değişik bir renk ve çeşni olarak kızarmış ekmek dilimlerine sürülmek üzere Humus hazırlarım.
Velhasılı biz nohutu seviyoruz ve yeteri kadar da tüketiyoruz. Ancak, bazı insanlar veya aileler nohut yemeklerini sevmiyor olabilir. Çünkü, nohutun sayılamayacak kadar çok faydasının yanı sıra bazı olumsuz yönleri de var. Mesela, bazı insanlarda aşırı tüketime bağlı olarak şişkinlik, gaz ve hazımsızlığa neden olabilmektedir. Aslında, dikkatli davranılırsa hiç bir sorun yaşanmaz. Şöyle ki; iki öğün üst üste değil de belli aralıklarla günde bir öğün tüketildiği takdirde nohutun içeriğindeki zengin protein, vitamin, mineral ve liflerinden mahrum kalmamış oluruz.
Velhasılı biz nohutu seviyoruz ve yeteri kadar da tüketiyoruz. Ancak, bazı insanlar veya aileler nohut yemeklerini sevmiyor olabilir. Çünkü, nohutun sayılamayacak kadar çok faydasının yanı sıra bazı olumsuz yönleri de var. Mesela, bazı insanlarda aşırı tüketime bağlı olarak şişkinlik, gaz ve hazımsızlığa neden olabilmektedir. Aslında, dikkatli davranılırsa hiç bir sorun yaşanmaz. Şöyle ki; iki öğün üst üste değil de belli aralıklarla günde bir öğün tüketildiği takdirde nohutun içeriğindeki zengin protein, vitamin, mineral ve liflerinden mahrum kalmamış oluruz.
Etiketler:
antioksidan,
blogger,
Çay Keyfi,
çay sofrası,
Havadan sudan,
humus,
meze,
Nohut,
sağlık,
sağlıklı beslenme,
tahin,
yemek tarifleri,
zerdeçal
19 Kasım 2016 Cumartesi
BADEM AĞACI...Michelle Cohen Corasantı
Kitap okumayı seviyorum, kitap benim için bir ihtiyaç ama her önüme gelen kitabı da okumam. Kitap seçerken biraz titiz davranırım. Bazen, zevkimizin uyuştuğu bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine veya önemli bir edebiyat ödülü kazandığı için bazen de konusu itibariyle ilgi alanıma giren kitapları tercih ederim. Burada anlatacağım kitabı seçme sebebim belki bademi çok seviyor olmam olabilir ama esas neden Filistin-İsrail savaşında devamlı toprak kaybeden ve dünyadan tecrit edilmiş durumdaki Filistin'i bilip, anlama isteğiydi.
Çok ilgili olmasam da güncel siyasetten uzak kalmak mümkün değil. Uzak kalamıyoruz ama sadece haberlerde verilen bilgilerle olanları kavramak da mümkün değil. Eskiye dair benim bildiğim; bu günkü Filistin ve İsrail topraklarında vaktiyle Araplar, Yahudiler, Hristiyanlar beraber yaşarken 1800'lü yıllarda başlayan siyonizm hareketiyle ve gizli sürdürülen Yahudi göçlerinin sonucunda nüfusu da artan Yahudiler 1948 yılında İsrail devletini kurdular.
Çok ilgili olmasam da güncel siyasetten uzak kalmak mümkün değil. Uzak kalamıyoruz ama sadece haberlerde verilen bilgilerle olanları kavramak da mümkün değil. Eskiye dair benim bildiğim; bu günkü Filistin ve İsrail topraklarında vaktiyle Araplar, Yahudiler, Hristiyanlar beraber yaşarken 1800'lü yıllarda başlayan siyonizm hareketiyle ve gizli sürdürülen Yahudi göçlerinin sonucunda nüfusu da artan Yahudiler 1948 yılında İsrail devletini kurdular.
Etiketler:
Arap,
Badem Ağacı,
blogger,
Fiilistin,
Gazze,
Havadan sudan,
Hayat,
İrem Sağlamer,
İsrail,
Michelle Cohen Corasantı,
Okuma Keyfi,
Pegasus Yayınları,
Rabia Serteli,
roman,
savaş,
Yahudi,
yaşam
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
