9 Aralık 2012 Pazar

AYDIN BOYSAN...Vazgeçtiklerimiz...Ve İhtiyarlık...

Tek bir kelime ama öyle büyük anlamlar yüklü ki. Vaktiyle televizyon kanallarında gezinirken Aydın Boysan ile yapılan bir söyleşiye rastlamıştım. 
Söyleşi, üstadın güzel sohbetiyle devam ederken spiker Aydın Boysan'dan ihtiyarlığı tanımlamasını istedi. Mimar, gazeteci ve yazar olarak hayatı okumuş-yazmış üstad Aydın Boysan, yaşlılığı anlatmak için sadece tek bir kelime söyledi. "Vazgeçtiklerimiz"dedi.



Yaşamaktan -hayattan- vazgeçmek hep kullanageldiğimiz bir deyimdir. Açıkçası üstadın bu çok kullanılmış, bildik tanımlaması bana pek yeterli gelmedi. Her zaman ki aceleciliğim ile bu açıklamaya dudak büküyordum ki her zaman büyük bir beğeni ve ilgiyle takip ettiğim değerli insan Aydın Boysan, yine yaptı yapacağını ve ihtiyarlığın ne olduğunu çok güzel anlattı.

7 Aralık 2012 Cuma

SEVİLMEK İSTİYORSAN... Önce Sevmeyi Bileceksin!

Sevmeyi mi sevilmeyi mi tercih edersiniz diye sorduğumuzda insanların çoğu sevilmeyi isterler. Nedendir bilinmez ama bilhassa genç kızlar bu soruya cevap verirken yüzlerinde utangaç bir tebessüm uzaklardaki bir sevgiliyi düşünür gibi bakışları hülyalı, omuzlarının arasına aldıkları başlarını hafifçe yana doğru eğerek,
-Sevilmek isterim, diye cevap verirler. Hem de çok sevilmek isterim.!!! 



Bu genç kızların sevilmekten ne anladıklarını ve nasıl bir sevgili düşlediklerini kestirmek hiç de zor değil. Devamlı peşlerinde koşan her isteklerini yerine getiren yerli yersiz iltifatlar yapıp hediyeler alan köle gibi emirlerini bekleyen bir erkek hayal ederler. Genç kızların tümünü şamil değilse de aslında pek çok kadın için böylesi bir ilişki, böyle bir erkek cazip gelebilir. Sevilmek, herkes için (kadın-erkek farketmez) kişinin gururunu okşayan bir şeydir. 

4 Aralık 2012 Salı

KEREVİZ...Ön Yargı ve Eski Bir Tarif...

Kereviz, kış sebzeleri içerisinde belki de en sevilmeyendir. Çoğu insanın bilhassa çocukların ve erkeklerin teklif edildiği anda reddettiği ve yemeyi katiyen düşünmediği talihsiz bir sebzedir vesselâm. Aslında, ön yargıların kurbanıdır. Çünkü, albenisi olmayan renksiz bir sebzedir. Dış görünüşü itibarıyla şekilsiz de diyebilirim ama Yer Elması ile kıyaslandığında kerevize haksızlık yapmış olmayayım. 



Çocukluğumuzda bizim evde kereviz etli ve terbiyeli olarak hazırlanırdı. Dolayısıyla, ana yemekti ve yemek mecburiyetindeydik. Bu gün rahmetle andığımız annemiz, yemeğin içine patates ilave ederdi de kereviz yeme işkencesi bir nebze de olsa kolaylaşırdı. Neyse, uzun lafın kısası bir gün bizim sofrada büyükçe bir servis tabağının içerisinde rengârenk, maydanozla süslenmiş, resim gibi bir yemek gördük. Annemizin o güne kadar ki yaptıklarına hiç benzemiyordu.

30 Kasım 2012 Cuma

İNSANLIKTAN NASİBİNİ ALMAK...

Güzelliği veya servetiyle övünen veya övülen biri için övgünün abartıldığını düşündüğümüzde gayrı ihtiyari o kişinin insanlığını sorgularız. Çünkü, insanlıktan nasibini almamış bir kişinin diğer özellikleri kısa vadede cazip, gözalıcı ve hatta ayartıcı olsa bile uzun vadede hiçbir şey ifade etmez.


Arkadaş veya bilhassa eş seçiminde aranan özellikler için fazla konuşmak istenmediği zaman "İnsan olsun yeter" denir. Bu sözde ince bir ironi mevcuttur. Çünkü, "İnsan olsun yeter" demek, eşref-i mahlukat olan insanoğlunun her zaman bu yaradılış özelliğini taşımadığının, insan olarak yaratılmış olmanın insan olmak için yeterli olmadığının özetlenmiş şeklidir.

22 Kasım 2012 Perşembe

FERYADA GÜCÜM YOK...Feryatsız Duy Beni...

"Hatasız kul olmaz...hatalarımızla varız." başlıklı yazımda Orhan Gencebay'ın aynı adlı şarkısının videosunu paylaşmıştım. İlk çıktığı yıllarda çok popüler olan ve son albümde Tarkan'ın seslendirdiği şarkı bu günlerde dilime dolandı. Bilhassa da şarkının nakarat kısmı. Mutfakta ocağın başında olabildiğince yüksek perdeden, 
-Feryadaaa gücüm yoook...feryatsız duy beniiii...duy beniii...diye çığırıyorum.
Annem, fırsatı kaçırır mı?
-Kimmiş o? dedi.






Eski günlerde, gençliğimizdeki gibi -ağız aramak maksadıyla- sorduğu soruyu anlamazlığa gelerek...
-Kimi soruyorsun anne, dedim. 
Annem, kendisinin de genç bir kadın olduğu eski günleri hatırlamak hoşuna gittiği için olsa gerek, yüzünde kocaman bir gülümseme ile yarı şaka, yarı ciddi, 
-Kimin için feryad ettiğini soruyorum, dedi.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...