Geçtiğimiz yıl Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı eseri sosyal medyada çok paylaşılınca dikkatimi çekti. Okul sonrası, edebiyat derslerinde işlediğimiz kitaplardan aklımda kalanları okumak hevesine kapılmış, çoğunu da alıp okumuştum. Kitaplarımızı bu günkü gibi evden sipariş vererek değil de kitap evlerinden aldığımız yıllarda kitap rafları arasında dolaşır, methini işittiğimiz veya kapak resmini beğendiğimiz kitapların ilk sayfalarına şöyle bir göz atardık. Kitap kokulu raflar arasındaki bu zevkli küçük turlar sırasında Ahmet Hamdi Tanpınar'ın kitapları nedense karşıma çıkmamış.
öğretmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öğretmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Mart 2018 Cuma
AHMET HAMDİ TANPINAR...Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Lise edebiyat derslerinde mutlu olduğumu, edebiyat öğretmenimi de çok sevdiğimi hatırlıyorum. Edebiyat kitabımızda yerli ve yabancı yazarların eserlerinden seçilmiş birer sayfalık okuma parçaları olurdu. O okuma parçaları üzerinden, yazarı ve eserini ders olarak işlerdik. O yıllarda çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak gibi bir dert yoktu herhalde ki öğretmenimiz derste işlediğimiz kitapları okuma ödevi vermezdi.
Geçtiğimiz yıl Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı eseri sosyal medyada çok paylaşılınca dikkatimi çekti. Okul sonrası, edebiyat derslerinde işlediğimiz kitaplardan aklımda kalanları okumak hevesine kapılmış, çoğunu da alıp okumuştum. Kitaplarımızı bu günkü gibi evden sipariş vererek değil de kitap evlerinden aldığımız yıllarda kitap rafları arasında dolaşır, methini işittiğimiz veya kapak resmini beğendiğimiz kitapların ilk sayfalarına şöyle bir göz atardık. Kitap kokulu raflar arasındaki bu zevkli küçük turlar sırasında Ahmet Hamdi Tanpınar'ın kitapları nedense karşıma çıkmamış.
Geçtiğimiz yıl Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı eseri sosyal medyada çok paylaşılınca dikkatimi çekti. Okul sonrası, edebiyat derslerinde işlediğimiz kitaplardan aklımda kalanları okumak hevesine kapılmış, çoğunu da alıp okumuştum. Kitaplarımızı bu günkü gibi evden sipariş vererek değil de kitap evlerinden aldığımız yıllarda kitap rafları arasında dolaşır, methini işittiğimiz veya kapak resmini beğendiğimiz kitapların ilk sayfalarına şöyle bir göz atardık. Kitap kokulu raflar arasındaki bu zevkli küçük turlar sırasında Ahmet Hamdi Tanpınar'ın kitapları nedense karşıma çıkmamış.
Etiketler:
Ahmet Hamdi Tanpınar,
Dünya,
edebiyat,
Havadan sudan,
Hayat,
insan,
kitap,
Okuma Keyfi,
öğretmen,
Rabia Serteli,
roman,
Saatleri Ayarlama Enstitüsü,
Şair,
şiir,
Türk Edebiyatı,
yaşam,
yazar
2 Ocak 2016 Cumartesi
ÇALIKUŞU...Reşat Nuri Güntekin...Okuduğum İlk Roman
Bu güne kadar okuduğum kitapları saymadım, bilemem ama ilk okuduğum kitap dün gibi hatırımda. İlkokul'u bitirdiğim yıldı. O yıllarda okulu bitirmek için sene sonunda sözlü sınav yapılırdı. Ara sınıfların karnelerini alıp, yaz tatiline çıktığı günlerde bizler son bir gayret kitaplarımızı tekrar gözden geçirmeye başladık. Sınıflardan birinde yer alan imtihan heyetinde sınıf öğretmenimiz, başöğretmenimiz ve bir mümeyyiz vardı. Sınıfın dışında kapı önünde de biz öğrenciler yüreğimiz ağzımızda sıramızın gelmesini beklerdik.
Yanlış hatırlamıyorsam iki hafta sonunda imtihanlarımız bitti ve bizim için de yaz tatili başladı. Sosyal faaliyetlerin hiç denecek kadar az olduğu, hayatın sadece aile ve akrabalar ekseninde sürdüğü, can sıkıntısının had safhada olduğu uzun yaz günlerinin birinde günlerimi aydınlatan bir komşu, bir yeni gelin tanıdım. Tanışma ve tebrik ziyaretine hediyesiyle giden annemin peşine takıldığım için hiç pişman olmadığım ender ev ziyaretlerinden biriydi.
Yanlış hatırlamıyorsam iki hafta sonunda imtihanlarımız bitti ve bizim için de yaz tatili başladı. Sosyal faaliyetlerin hiç denecek kadar az olduğu, hayatın sadece aile ve akrabalar ekseninde sürdüğü, can sıkıntısının had safhada olduğu uzun yaz günlerinin birinde günlerimi aydınlatan bir komşu, bir yeni gelin tanıdım. Tanışma ve tebrik ziyaretine hediyesiyle giden annemin peşine takıldığım için hiç pişman olmadığım ender ev ziyaretlerinden biriydi.
Etiketler:
blog,
blogger,
Çalıkuşu,
eser,
Feride,
Havadan sudan,
Kamran,
kitap,
klasik,
klasik eser,
Okuma Keyfi,
öğretmen,
Reşat Nuri Güntekin,
roman,
Türk Edebiyatı,
yazar
24 Kasım 2015 Salı
ÖĞRETMENLER GÜNÜ Öğretmenlerimize Kutlu Olsun...
Cumhuriyet sayesinde elde ettiğimiz önemli kazanımlardan biri de Arap harflerinin terkedilerek, Latin harflerine geçilmesidir. Halkın, yeni harflerle okuma-yazma öğrenmesi için vatan sathında okuma-yazma seferberliği başlatıldı. Yetişkinlerin öğrenci olduğu bu okullara Millet Mektepleri denildi. 24 Kasım 1928 yılında çıkarılan bir kanunla da Atatürk, Millet Mektepleri Başöğretmeni ilan edildi. Bu tarihi gün özellikle seçilerek 1981 yılında çıkarılan bir kanunla 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kabul edildi.
Blog kayıtlarımı gözden geçirdiğimde farkettim ki; Öğretmenler Gününü anmak için daha önce herhangi bir yazı yazmamışım. Anma günlerine karşı değilim ama nedense bu konuda biraz hasis davranmışım. Halbuki, toplum hayatında ortak sevinçler çok önemlidir. Böyle günlerde toplumun tüm katmanları, zengini, fakiri, köylüsü, kentlisi aynı şevk ve heyecanı duyar. Bakmayın siz eğitim yoksulu bir ülke olduğumuza okullarımız bizim için ibadethane kutsallığında olup, öğretmenlerimiz de hayat yolunda rehber kişiler olarak her zaman baş tacı edilmişlerdir.
Etiketler:
Anma,
Başöğretmen,
Cumhuriyet,
harf,
Hayata Dair,
kutlu,
Latin harfleri,
millet,
Millet Mektepleri,
Mustafa Kemal Atatürk,
öğrenci,
öğretmen,
Öğretmenler Günü,
Türkçe,
Türkiye
23 Kasım 2015 Pazartesi
ÖĞRETMENİM...Canım benim Canım benim...
Her öğretmenler gününde bu şarkı dilime dolanır. Çünkü öğretmen demek, bir çoğumuz gibi benim için de ilkokul öğretmenim demektir. Ortaokuldaki ilk günümde ne çok şaşırmış, her ders için başka öğretmenin sınıfa girmesini ne çok yadırgamıştım. Halbuki, ilkokul öğretmenimiz günboyu bizimle birlikte olur tüm dersleri birlikte işlerdik. İlkokul öğretmenim orta yaşlı, uzun boylu, kır saçlı ciddi bir beyefendiydi. Zaman zaman yaramazlıklarımızla çileden çıkardığımız olurdu ama genelde sakin bir insandı. Derslerde daha çok şey öğrenmemiz için tüm enerjisini harcar, hiçbir dersini boş geçirmezdi.
Şöyle bir geriye dönüp, düşünüyorum da öğretmenimin üzerimdeki etkisi olağanüstüydü. Okul çağına kadar sadece anne-baba sözü dinlerken, okula başladıktan sonra tamamen yabancı olan bir insana tüm inancımla bağlanmıştım. Bu inanılmaz bir şey. Onun her söylediği doğruydu ve yapmamızı istediği her şey emirdi. Mutlak bir bağlılık sözkonusuydu.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


