Öğretmenler Günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Öğretmenler Günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Kasım 2015 Salı
ÖĞRETMENLER GÜNÜ Öğretmenlerimize Kutlu Olsun...
Cumhuriyet sayesinde elde ettiğimiz önemli kazanımlardan biri de Arap harflerinin terkedilerek, Latin harflerine geçilmesidir. Halkın, yeni harflerle okuma-yazma öğrenmesi için vatan sathında okuma-yazma seferberliği başlatıldı. Yetişkinlerin öğrenci olduğu bu okullara Millet Mektepleri denildi. 24 Kasım 1928 yılında çıkarılan bir kanunla da Atatürk, Millet Mektepleri Başöğretmeni ilan edildi. Bu tarihi gün özellikle seçilerek 1981 yılında çıkarılan bir kanunla 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kabul edildi.
Blog kayıtlarımı gözden geçirdiğimde farkettim ki; Öğretmenler Gününü anmak için daha önce herhangi bir yazı yazmamışım. Anma günlerine karşı değilim ama nedense bu konuda biraz hasis davranmışım. Halbuki, toplum hayatında ortak sevinçler çok önemlidir. Böyle günlerde toplumun tüm katmanları, zengini, fakiri, köylüsü, kentlisi aynı şevk ve heyecanı duyar. Bakmayın siz eğitim yoksulu bir ülke olduğumuza okullarımız bizim için ibadethane kutsallığında olup, öğretmenlerimiz de hayat yolunda rehber kişiler olarak her zaman baş tacı edilmişlerdir.
Etiketler:
Anma,
Başöğretmen,
Cumhuriyet,
harf,
Hayata Dair,
kutlu,
Latin harfleri,
millet,
Millet Mektepleri,
Mustafa Kemal Atatürk,
öğrenci,
öğretmen,
Öğretmenler Günü,
Türkçe,
Türkiye
23 Kasım 2015 Pazartesi
ÖĞRETMENİM...Canım benim Canım benim...
Her öğretmenler gününde bu şarkı dilime dolanır. Çünkü öğretmen demek, bir çoğumuz gibi benim için de ilkokul öğretmenim demektir. Ortaokuldaki ilk günümde ne çok şaşırmış, her ders için başka öğretmenin sınıfa girmesini ne çok yadırgamıştım. Halbuki, ilkokul öğretmenimiz günboyu bizimle birlikte olur tüm dersleri birlikte işlerdik. İlkokul öğretmenim orta yaşlı, uzun boylu, kır saçlı ciddi bir beyefendiydi. Zaman zaman yaramazlıklarımızla çileden çıkardığımız olurdu ama genelde sakin bir insandı. Derslerde daha çok şey öğrenmemiz için tüm enerjisini harcar, hiçbir dersini boş geçirmezdi.
Şöyle bir geriye dönüp, düşünüyorum da öğretmenimin üzerimdeki etkisi olağanüstüydü. Okul çağına kadar sadece anne-baba sözü dinlerken, okula başladıktan sonra tamamen yabancı olan bir insana tüm inancımla bağlanmıştım. Bu inanılmaz bir şey. Onun her söylediği doğruydu ve yapmamızı istediği her şey emirdi. Mutlak bir bağlılık sözkonusuydu.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

