13 Ocak 2013 Pazar

SAATLİ MAARİF TAKVİMİ...Hediye Takvimlerin Misyonu!!!

Evimizde genellikle -yapraklı- yıllık takvim kullanıyoruz. Günleri tek bir sayı ile gösteren aylık takvimleri de kullandığımız oldu ama onlar yapraklı takvimin yerini tutmadılar. Bir kaç yıldır kullandığımız ufak bir işletmenin hediye ettiği evimizdeki takvimdeki bilgilerden yola çıkarak, bu takvimlerin bir nevi ilmihal haline getirildiğinin -elbette yetersiz ve özensiz- farkındayım. Hediye -bedava- olduğu için tercih ettiğimiz bu takvimlerin klişeleri çoğu kere aynı olmasına rağmen, bastıran şirketin veya firmanın adı yazılı kartona iliştirilerek o şirkete aitmiş gibi görünüyor. Bu şirketlerin genellikle Anadolu menşeli aile şirketleri olduğunu ve sahiplerinin de dindar olduğunu veya öyle görülme arzusu içinde olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. 


Adeta ilmihal hüviyeti kazandırılmış olan bu takvimler ile firma sahibinin dini bütün, dolayısıyla da özüne sözüne güvenilir biri olduğu imajı yaratılmaya çalışılıyor. Bu durum, firmaların kurucu sahibinin işbaşında bulunduğu müddetçe devam edeceğe benziyor. Yeni neslin, veliaht patronların ise tanıtımlarında bu yolu takip edeceklerini zannetmiyorum. 



Takvimin tanımını yapacak olursak; zamanın günlere haftalara aylara yıllara bölünmesidir. Tarih boyunca her millet, seçtikleri bir günü yılın başı olarak belirledikten sonra yıllık takvimleri hazırlamışlar ve kullanmışlardır. Takvimlerin, bu tanım çerçevesinde sadece zaman ve zaman içindeki önemli olaylara dair bilgi vermek üzere tasarlanmış olmaları gerekir. 

1860 yılında Hacı Kasım Efendi tarafından basılıp satışa sunulan ilk takvim olan Saatli Maarif Takvimi, dini ve milli özel günleri -bayramları- açıklayıcı kısa bilgiler ile haber veren, yıllık iklim değişikliklerini bildiren, Türk büyüklerinin yaptığı hizmetleri, savaşları, antlaşmaları yıldönümlerinde bildirerek ve hayata dair -günün yemeği o gün doğan çocuklara isimler gibi- hoş bilgiler de veren başarılı bir örnektir. 


Yukarıda bahsi geçen hediye takvimlerin henüz icat edilmediği çocukluk yıllarımızda babamızın her yeni yılda aldığı Saatli Maarif Takvimi, evimizin yeni yıl hediyesi gibiydi. Her yıl Aralık ayının ortalarında, babamız elinde bin bir ihtimamla tuttuğu takvimi getirir, kartonunun kırılmaması için bizim erişemeyeceğimiz bir yere kaldırırdı. 

Yeni yılın ilk gününde, oturma odasının duvarını süsleyen Saatli Maarif Takvimi'nin 1 Ocak yazılı ilk yaprağı açılınca, ailemizin o yıl yaşayacaklarını takvimin yaprakları arasında görebileceğimi zannederdim. Saatli Maarif Takviminin benim hayatımdaki bir işlevi de o yıllarda okul öncesi çocuklarına kitap, dergi bilinmediği için babamın her gün koparıp, okuduktan sonra bıraktığı takvim yaprakları sayesinde okumayı sökmüş olmamdır.  

Şimdi bunları hatırlayınca, değmeyecek bir hediye -bedava- takvim uğruna bunca yıldır hem Saatli Maarif Takvimine hem de kendimize haksızlık etmişiz. 





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...