etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2014 Cuma

GİDENLERİN ARDINDAN...

Bazı yıllar ailelere uğur getirir. Birbiri ardından iyi haberler alınır. Bir düğün davetiyesi, bir doğum müjdesi, gençlerin okul başarıları derken dudaklarınızdaki gülümseme adeta yüzünüze yapışır. Mutlusunuzdur. Kendinizi hafiflemiş, coşkun ve neşeli hissedersiniz. Bazı yıllarda ise ailenin üzerine kara bulutlar çöker. Yüzler gülmez olur. Çünkü, aile ve akrabaların yaşadıkları olumlu veya olumsuz tüm olaylar sizi de etkiler. Ailede yaşanan mutluluklarla siz de mutlu olur, acı çeken, ağlayan mutsuz bir yakınınız var ise sizin de kolunuz-kanadınız kırılır, meyus olursunuz.




Bu yıl maalesef bizim için kayıplar yılı oldu. Bu kış, yeni yıla girmeden, sonbaharda sararan yapraklarımız düşmeye başladı. Tedavisi süren sevdiğimiz bir komşumuz, güney kıyılarındaki seyahatinden dönen bir arkadaşımız, uzak illerde yaşayan yine çok sevdiğimiz eski bir ahbabımız ve en son kaybımız dayımız.

18 Ocak 2013 Cuma

KOCAYA İTAAT...

"Müslüman kadın beş vakit namazını kılar, orucunu tutar kendini yabancılardan korur ve kocasına itaat ederse cennete girer" Hadis-i Şerif'ini takvim yaprağının arkasında okuduğum zaman promosyon takvimleri ilmihal'e benzettiğimi, firma ve şirketlerin, hediye olarak dağıttıkları bu takvimlerle dindar görünmenin derdine düştüklerini, gerçek bir takvimin nasıl olması gerektiğini ve buna örnek bir takvimin varlığını "Saatli Maarif Takvimi" başlıklı yazımda dilimin döndüğünce anlatmıştım.



Bu defa, bahsi geçen Hadis-i Şerif'in sahih olduğuna dair şüphelerimi sizinle paylaşmak istedim. Hadisler, inananlar için en basit tabiriyle yol gösterici, aydınlatıcı başvuru bilgileridir. Günlük yaşantıda karşılaşılan olaylar karşısında davranış şeklimizi belirlemek için hadislerden ilham alabiliriz. Veyahut, iyi bir insan, iyi bir müslüman olmak için de peygamber sözü olan hadisler bize yol gösterir. 

2 Mayıs 2012 Çarşamba

EVLİLİKTE YOL ARKADAŞLIĞI...

Kadının evlenmek suretiyle statü kazandığı düşüncesi toplumun tüm katmanlarında kabul görmüş yerleşik bir kanıdır. Evli bir kadın bekar bir kadına göre toplum nazarında daha bir makbuldür. Kadın, eş-gelin aynı zamanda yenge, elti v.s. gibi sıfatlarla donanmış olarak toplum içerisinde bir statü kazanır. Benim kanaatim, bu sıfatların gayesi gelin hanımda yeni ailesine karşı aidiyet duygusunun gelişip, yerleşmesini sağlamak. Sorumluluk da yükleyen bu sıfatlar genç gelinin gelişimine katkı sağlar. 




Gelin hanım, evliliğinde kazandığı deneyim, bilgi ve beceriler ile büyür ve gelişirken kocası aynı performansı gösteremeyebilir. Erkek egemen toplumda yaşadığının bilincinde olarak tüm gücü ve hakları elinde bulundurduğunu düşünen koca, kendini yenileyerek geliştirmek zahmetine bilerek katlanmaz. Toplumun yani diğer erkeklerin onu destekleyeceğini düşünür. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...