5 Eylül 2015 Cumartesi

BİR EVLENME TEKLİFİ...Sütten Ağzı Yanan Yoğurdu Üfleyerek Yer

-Dün akşam paydos ziline yarım saat kala memurlar masalarını toparlarken ben de ertesi günün işlerini inceliyordum.
-Siz nasıl böyle bir talimat verirsiniz, akşam akşam olacak şey mi bu, diye sinirden kanı çekilmiş, suratı bembeyaz bir adam elindeki kağıdı sallayarak, aralık kapıdan bir hışımla içeri girdi. Girmesiyle birlikte karşımda durması bir oldu. Ve gözgöze geldiğimiz anda yüzü kıpkırmızı kesildi. Zannederim yetkili kişi olarak bir kadın beklemiyordu. 



Elinde tuttuğu kağıdı okumaya çalıştı ama eli-ayağı sinirden hala titrediği için okumaktan vazgeçip bana doğru uzattı. Matbu kağıdı tanımıştım zaten. 
-Evet bu kağıt bizden gitti. Bu talimat bana ait ama muhatabımız siz misiniz bilmiyorum. Kayıtlara bakmam lazım, dedim. 
Tahmin ettiğim gibi metruk bir binaya ait fesih işlemini teknik servisimiz faaliyetteki bir mekana uygulamaya çalışmış. Gelenlere derdini anlatamayan şahıs da hakkını aramaya bize gelmiş. 

Arkadaşımın anlattıklarını dinliyordum ama dediklerinden ne mana çıkaracağımı kestirmiyordum. 
-Biliyorum, dedi. Sen söylediklerimden hiç bir şey anlamadın. Sana şöyle izah edeyim. 
-Şimdi buradan çıkan adamı merak ettin ya işte bu adam o dünkü adam. 

Öğle yemeği için uğradığım arkadaşımın odasına girerken aynı anda odadan çıkan genç adamı hatırladım. Adamın hali tavrı dikkatimi çekmişti de arkadaşıma sormuştum.
-Kim bu, diye
Arkadaşım da bana o adamı anlatırmış meğer. Genç bir adamdı, sinirliydi ama mutsuz ve omuzları çökmüş hali içime dokunmuştu. 

-Eee, dedim. Adamın sorununu çözemediniz mi? 
-Çözdük canım, dünkü yanlışlık hemen giderildi. Bugünkü gelişinin sebebi teşekkür etmek içinmiş. Ayrıca, benim gibi anlayışlı bir kadının kendisine uygun bir eş olacağını düşündüğünü bildirmeye gelmiş. 
Arkadaşım, çapkınca bir göz kırparak;
-Anlayacağın, arkadaşın şu an itibariyle bir evlenme teklifi almış bulunuyor, dedi.
Ben daha da meraklanmıştım. Ama genç adamın halini hatırlayınca olanları anladım. Benim kılıkırk yaran arkadaşım red cevabını vermişti bile. Olanca öfkemle;
-Hemen neden reddettin, bir düşünseydin araştırıp, soruştursaydık. 
-Hadi çıkalım, şu evlenme teklifinin üzerine güzel bir yemek yiyelim, derken çantasını koluna takmış, kolumdan çekiyordu. 

Arkadaşımın bu kararlı hali beni aylar öncesine götürdü. Çok sevdiği ama öfkesi burnunda, sinirlendiği zaman her türlü şiddeti uygulayan ilk eşinden boşandığı günkü kararlı halini hatırladım. 
-Bir daha düşünseydin keşke dediğimde de yine beni kolumdan çekip,
-Haydi, karnım çok acıktı gidip güzel bir yemek yiyelim, demişti. 

Ne diyebilirim ki. 
Arkadaşım da haklı. 
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş.







LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...