2 Mayıs 2015 Cumartesi

GÜNEŞİN İLK IŞIKLARI...

Sonbahar neyse de kış mevsimi pek bir iç karartıcıdır. Sabahları yeni bir güne uyanmanın mutluluğu ile perdeleri açıp, gökyüzüne bakarsın. Binbir zahmetle çıkmış ama her an kaybolacak güneşin zayıf ışıklarını, mendil kadar bir maviliği görürsen sevinirsin. Güneşli havalara tutkun yüreğin ve dudaklarında takılı kalmış ufak bir gülüşle yaz güneşinin hayaline dalarsın.


Çünkü, kışın öyle günler olur ki; kara kara yağmur bulutlarının kapladığı gökyüzünde güneş günlerce yüzünü göstermez. Hele karlı günlerde gökyüzü ara ara kapkara olur da gündüz vakti akşam oldu sanırsın. Kapkara bulutlar yeryüzüne karları gönderdikten sonra gökyüzünün rengi biraz açılır gibi olur, hatta biraz sonra gökyüzü mavi rengini bile gösterir ama hiç ümitlenmezsin. Çünkü, bilirsin ki hava "kar toplamaktadır". 

Bahar ve yaz ayları öyle midir ya!

Sabah uyanırsın gözlerine inanamazsın, sanki biri evin içini çiçeklerle donatır gibi ışıklarla donatmıştır. Bir an buna gerçekten inanırsın da evde o birini aranırsın. Bir an güneşin senin için doğduğu zehabına kapılırsın. Bütün evrende sadece sen ve güneşin ilk ışıkları. O an güneş, milyarlarca yıldır doğan ve bildiğin güneş değildir. O sadece senin için senin mutluluğun için ilk defa doğmaktadır. 

İlk defa doğduğuna yemin edebilirsin. Çünkü, o ilk ışıklarda gençlik, neş'e, coşku ve heyecanı hissedersin.   

Ve mutlu olursun!

Güneşi üzerlerine doğdurmayanlar için doğanın adeta bir armağanıdır güneşin bu ilk ışıkları.





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...