Hepimiz ailemizle, akrabalarımız ve arkadaşlarımızla varız. Onlar yakınlıkları nisbetinde hayatımızda yer alıyorlar. Ömür boyu aynı evi paylaştıklarımız veya her vesileyle sık sık görüştüklerimiz olduğu gibi ayda-yılda bir gördüklerimiz veya ancak telefonda sesini duyduğumuz yakınlarımız da olabiliyor. Benim hayatımda da başta ailem olmak üzere sevdiğim, varlığından mutluluk duyduğum akrabalarım, komşularım ve arkadaşlarım var. Her biri çok kıymetli olmakla birlikte yaşamımdaki yerleri doğal olarak farklıdır.
vefat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vefat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ekim 2016 Cumartesi
YAS GÜNLERİ...
Etiketler:
acı,
anne,
baba,
barış,
blogger,
boşluk,
duygu,
Havadan sudan,
Hayat,
Hayata Dair,
kayıp,
Ölüm,
savaş,
üzüntü,
vefat,
yas,
yaşam
28 Ocak 2013 Pazartesi
ŞADIRVAN'da Islak Çıplak Ayaklar...
Her müslüman gibi çocukluk yıllarımdan beri çeşitli vesilelerle bir çok camii ziyaret etmişliğim vardır. Küçük bir çocukken bilhassa Ramazan aylarında mahallemizin camiinde zamanın ünlü vaizlerinin vaazlarını dinler, geceleri de Teravih namazı için koşa koşa gider annemle birlikte kadınlar mahfilindeki yerimizi alırdık. Ayrıca, ailedeki diğer büyüklerle beraber İstanbul'un Selâtin camilerini dolaşırdık. Ramazan boyunca mümkün olduğu kadar çok camide teravih namazı kılmak adettendi ve bence güzel bir gelenekti.
Katıldığım cenazeler vesilesiyle de İstanbul'un çeşitli camilerinin avlularında bulundum. Bahsetmeden geçemeyeceğim, çocukluğumda eski adetlere göre kadın kısmı cenaze törenine katılmazdı. Kadınlar cenaze evinde kabristandan dönüp, gelecek erkekler için sofra hazırlar ve ölenin ruhu için helva kavururlardı. Mahalledeki bir camide cenaze namazı kılındıktan sonra mezarlığa gitmeden evvel cenaze evinin önünde bir ufak tören daha yapılır, evde bekleyen kadınlardan ve komşularından helallik alınırdı. Bu sırada, ölenin yakınlarının feryatlarına da yürek dayanmazdı.
Katıldığım cenazeler vesilesiyle de İstanbul'un çeşitli camilerinin avlularında bulundum. Bahsetmeden geçemeyeceğim, çocukluğumda eski adetlere göre kadın kısmı cenaze törenine katılmazdı. Kadınlar cenaze evinde kabristandan dönüp, gelecek erkekler için sofra hazırlar ve ölenin ruhu için helva kavururlardı. Mahalledeki bir camide cenaze namazı kılındıktan sonra mezarlığa gitmeden evvel cenaze evinin önünde bir ufak tören daha yapılır, evde bekleyen kadınlardan ve komşularından helallik alınırdı. Bu sırada, ölenin yakınlarının feryatlarına da yürek dayanmazdı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
