15 Şubat 2013 Cuma

UZUN HİKAYE...Bir Uzun Hikaye...

Bu kış başında çokça sözü edilen filmlerden biri de Osman Sınav'ın çektiği Uzun Hikaye idi. Her zaman romanı filme tercih etmiş biri olarak kitabı okumak ve bu sayede Mustafa Kutlu'nun kalemini tanımak istedim. Filmi görmeye de gidemedim zaten. Kitap, az sayfalı kısa bir roman ama ismi gibi uzun hikaye de diyebiliriz. Kitap bir solukta okunacak akıcılıkta ve kısalıkta.






Bulgar göçmeni, kimi kimsesi kalmamış, az buçuk mürekkep yalamış, hakkını aradığı için adı sosyalist'e çıkmış Ali'nin, sevdiği Münire'yi ailesinin rızası olmadığı için kaçırarak evlenmesi ve kızın ağabeylerinin takibinden kurtulmak için de devamlı yer değiştirerek kasaba kasaba dolaşmalarının anlatıldığı bir aile hikayesi. 

Bu küçük ama mutluluğu büyük ailenin birinci kırılma noktası Münire'nin ani ölümüdür. Karısının ölümü ile çok sarsılan baba ile oğlunun hayatı yoluna girer gibi olurken ikinci kırılma noktası da Ali'nin hapishaneye girmesidir. Küçük Mustafa, tam delikanlılığa geçiş aşamasında hem de ilk aşkını yaşarken yapayalnız kalır.

Aile dramının yanı sıra mecburi yer değişiklikleri nedeniyle o günün Türkiye'sinin sosyal ve siyasi hayatı ile ailenin çevresindeki çeşitli insan tipleriyle koskocaman bir roman olabilecek evsaftaki konu, yazarının tercihi ile uzun bir hikaye olmuş. 

Aşk, sadakat, aile ve dostluk bağlamında sımsıcak duyguların kısa hikayesini anlatan Uzun Hikaye ve yazarını sinema vesilesiyle tanımış olmak bir kitapsever için iyi bir referans olmayabilir ama yedinci sanat olan sinemayı azımsamak da ne kadar doğrudur. 






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...