13 Mart 2012 Salı

AŞKA DÜŞMEK...

Aşkın tarifini sorarlar aş tarifi sorar gibi. Halbuki, aşk ne bir kaba girer ne de pişmek için ateş ister. Ateşse kendi ateştir içine düşeni yakar kavurur. 
Aşkın ne mekana ihtiyacı vardır, ne de herhangi bir yerde olmaya. 




Aşk, gözle görülmez, kulakla işitilmez. Aşk, görünmeyen ateşle yanmaktır. Aşk, sonsuzlukta kaybolmaktır. Aşk, müziğin içinde kendine yol bulmaktır.



Aşk, bedendeki tüm duyuların birleşip tek olmasıdır.
Aşk, bedenin ruha, ruhun bedene dönüşmesidir. 
Aşk, her nefeste son nefes gibi hissetmektir.
Aşk, beşeri duyguları barındırır ama o duygulardan varestedir.
Aşk, bazen ılık bir meltem, bazen önüne çıkanı yıkan bora, fırtınadır.
Aşk, tüm duyu ve duyguların  hakimiyetinde yaşamaktır. 
Aşk, duyguların aklı ele geçirmesidir.
Aşk, akıl ve mantığın binbir parçaya bölünerek yok olmasıdır.
Aşk, gözlerin kör, kulakların sağır olmasıdır. 
Aşk, köle olmaktır.
Aşk, planlanmaz. 
Aşk, planların suya düşmesidir. 
Aşk, hesap-kitap bilmez.
Aşk, bütün bunlar ve daha da fazlasıdır. 

Böylesine zor ve çetin bir deneyimi yaşamak için aşka düşmek gerekir.
Aşk, sadece ve ancak ona meyyal olanlarındır.





LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...