19 Aralık 2016 Pazartesi

PAÇA ÇORBASI...Kemiklerin Gıdası

Yaşadığımız müddetçe bazı kazalara maruz kalırız. Bilhassa, trafik kazaları vücudumuz için büyük risk oluştururlar. Takla atan arabadan sağ çıkanlara veya arabanın çarpıp, havalandırdığı yayanın sağ kurtulmasına seviniriz ve ucuz atlatmış deriz. Ne büyük yanılgı. O an veya yıllar boyunca bile ortaya çıkmayabilir ama emin olun er-geç bir gün o kaza size kendini hatırlatır. Sadece, trafik kazası değil elbette. Evde, yolda, merdivenden hatta damdan düşenler de dahil olmak üzere vücut, düşme hızı ve düştüğü yüksekliğe göre etkilenir. Düşmeler sırasında çok organ tehlike altında ise de asıl tehlike kemikler içindir.


Kemikler bebeklerde yumuşak ve esnektir. Ergenlik çağının bitiminde gelişimi duran kemiklerin esnekliği kaybolur ve sertleşirler. Bu nedenle, yetişkinlikte düşmelere bağlı kemik kırılmaları çok görülür. Yaşlılıkta ise kemikler zaten kırılgandır. Yoğunluklarını kaybettikleri için ters bir harekette bile kırılabilirler. Öyle ki; yaşlılıkta kendiliğinden kırılan kemiklerin düşmeye sebebiyet verdiği bilinmektedir.

Hiç kimse düşmek istemez. Hemen hepimiz, düştüğümüz yerden kalkıp üstümüzü başımızı silkeleyip, mahçup bir vaziyette "bir şeyim yok, iyiyim" diyerek oradan uzaklaşmak eğilimindeyizdir. Ancak, bu demek değildir ki, hastaneye gidip, doktora görünmeyelim. Zira, o gün gitmezsek bir gün gelir doktor elindeki röntgen filmine bakıp sorduğu zaman düştüğümüz günü ve yeri hatırlarız. Çünkü, düşme sırasında çarpmaya bağlı olarak kemiklerde meydana gelen en ufak bir ezik bile yıllar içinde büyür ve başımıza iş açar.


Son zamanlarda tıp dünyasında, hastalıkların tedavisinden ziyade hastalıkları önleyici tedbirler almanın önemi konuşulmaya başlandı. Tedbirlerden biri de doğru beslenme. Beslenme açlık duygusunu bastırmak, karın doyurmak ya da canının çektiğini yemek içmek değildir. Beslenme sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için vücudun ihtiyacı olan besin öğelerini yeterli miktarlarda ve uygun zamanlarda almak için bilinçli yapılması gereken bir davranıştır.


Demek istediğim, gençlik yıllarında önemsemediğimiz kazalar sırasında kemiklerimizde meydana gelen hasarların ileri yaşlarda başımıza iş açmaması için şimdiden tedbirimizi alalım. Artık rahmetle andığımız annemiz, kış aylarında bir iki kere paça çorbası pişirirdi. Sonraki yıllarda sakatatlar hakkında yapılan olumsuz yayınlardan etkilenerek paçayı unuttuk. Ta ki; annemin düşme sonucunda kalça kemiğinin kırılmasına kadar. Ameliyat sonrasında kemiklerin güçlenmesi için Paça Çorbasını hatırladık ve yeniden ara sıra da olsa pişirmeye başladık.

Özetle söylemek gerekirse, çocuklukta gelişmekte olan kemikler için yetişkinlikte olası kırıklar için ve yaşlılıkta içleri boşalmaya başlayan kemiklere takviye için bilhassa kış aylarında ara-sıra da olsa sofranızda Paça Çorbası'na yer verin. Paça çorbası özel bir tarif gerektirmez ancak değişik şekillerde tüketilebilir. Mesela, unlu terbiye bu çorbaya da yakışır ama natürel sevenler için Paça Çorbası'nı sirke ve sarımsak sosu ve biraz pul biber ilavesiyle tüketmelerini tavsiye ederim.

Afiyet olsun!



PAÇA ÇORBASI;

Malzeme;

5 adet Keçi Paçası
5 Su Bardağı Su
Tuz

SOS;

1 Çay Bardağı Sirke
3 Diş Sarımsak
Kırmızı pul biber


YAPILIŞI;

Paçalar, evvela ocak üstünde tütsülenir
Akar su altında ovalayarak iyice yıkanır.
Düdüklü tencereye yerleştirilir.
Her bir paça için bir su bardağı toplam 5 bardak su ve bir tatlı kaşığı tuz ilave edilir,
Kaynama başladıktan sonra düdüklü tencerenin altı kısılır ve çok kısık ateşte 2 saat pişirilir.
Pişme sonucunda kemiklerin kendiliğinden etinden ayrılması gerekir.
Bir kase içinde sirke ve dövülmüş sarımsak hazırlanır.
Paçalar, haşlandıkları suyla beraber tabaklara taksim edilir.
Sarımsaklı sirke ve pul biber ile çorbaya lezzet katılır.





LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...