15 Ağustos 2015 Cumartesi

EVDE YOĞURT MAYALA...Gerek Yok Sarıp, Sarmalamaya...

Çocukluğumda soframızdaki yoğurt Silivri'nin Kaymaklı Tepsi Yoğurdu idi. Kapımızın önünden geçen sokak satıcısından alınırdı. Daha sonraları da bakkal ve marketlerdeki çeşitlere göre değişiklik gösterdi. Bir zamanlar özel yapım cam kaselerde, bazen toprak, genellikle de plastik kaplarda ve de son zamanlarda da Kaymaklı Tava Yoğurdu alır olduk. 



Kış mevsiminde durum böyle de yaz gelip de biz tebdil-i mekan eyleyince bana bir haller oluyor. Sabahları yeni sağılmış, sıcağı üstünde mis gibi sütlerle gelen köylüleri görünce tenceremle süt almaya koşasım geliyor. Yaz evimizdeki ilk yıllarımızda komşularımızın sabahları köyden gelen sütçülerden sık sık en az beş kilo -sıvı ölçü birimi litre kullanılmıyor- süt aldıklarını görünce merak etmiş sormuştum. Meğer, evde yoğurt mayalarlarmış. Ben bunu duydum ya, durur muyum?
-Ben de yapacağım, dedim ve tüm bilgileri aldıktan sonra ilk yoğurdumu mayaladım. 

Sütü kaynattım, soğumaya bıraktım ve serçe parmağımın dayanacağı ısıya gelince -litre başına tepeleme bir tatlı kaşığı- mayalık yoğurdu sıcak sütle ılıklaştırarak süte kattım. Hafif karıştırdıktan sonra tencerenin kapağını kapatıp, daha önceden hazırladığım bir köşede sarıp, sarmalayıp bıraktım. Ortalama 4-5 saat bekledikten sonra buzdolabına kaldıracaktım.




Allahım! ne büyük heyecan, yoğurdum tuttu mu acaba? 
Milyonlarca yıldır, milyarlarca kadının her gün yaptığı olağan bir işi ilk defa denediğim için adeta bir mucize gerçekleştirdiğimi zannediyordum. Sabahleyin kalktığımda ilk işim buzdolabının başına geçmek oldu. Tencereyi iki taraftan kavradığım anda ağırlığı hissettim. Kapağı açıp, baktığımda bir tencere yoğurdum olduğunu gördüm. Mucize gerçekleşmişti! 

Her ne olursa olsun bir işi başarmak her zaman herkesi sevindirir. Ben de çok sevindim ve bundan böyle hazır yoğurt almamaya karar verdim. Bir kaç gün sonra ilk yoğurdum bitmek üzere iken önlemimi aldım mayalık yoğurdumu ayırdım ve sütçüyü bekledim. Sütü aldıktan sonra ilkinde yaptığım ritüeli tekrarladım ve sonuç, kocaman bir Hüsran!

Daha sonraki yıllarda tekrar denediğimde hep aynı şey oldu bir kere tuttu ise bir daha tutmadı. Bunu söylediğimde de komşularım, hayretle yüzüme bakıyor, inanamıyorlardı. Onların lisanında yoğurdun tutmaması diye bir şey yoktu. Na'palım öyle olsun dedik ve biz yine bildiğimiz şekilde yoğurdumuzu marketlerden almaya devam ettik. 

Ta ki; bu yıla kadar. Bu kış sonuydu, evimizde ziyaretimize gelmiş hala kızı ile sohbet-muhabbet derken konu geldi evde yoğurt yapmaya. Yeni öğrendiği bir yöntemi anlattı. Ağzım çok yandığı için yoğurdu üfleyerek yiyorum ama merak bu ya iki gün sonra tesadüfen bulduğum mandıra sütüyle ilk denememi yaptım ve sonuç süper.

Yazlık komşularımı tenzih ederek söylüyorum, evde yoğurt yapmak isteyip de cesaret edemeyenler! veya benim gibi bir defa tutturursa iki defa tutturamayanlar! Ne acıklıdır; sarıp, sarmalayıp saatlerce bekledikten sonra tencerenin kapağını açtığında sütü bıraktığın gibi bulmak. Artık kendinizi kasmanıza gerek yok, rahat olun!

Yukarıda anlattığım ritüeli aynen uyguladıktan sonra tencereyi kapaksız olarak yanmayan fırının içine yerleştireceksiniz. Fırının kapağını kapatın. 4 saat sonra oradan alıp, baktığınızda yoğurdun tuttuğunu göreceksiniz ama işlem tamamlanmamıştır. Tencereyi yine kapaksız olarak sarsmadan buzdolabına koyacaksınız. Bırakın bir gece orada kalsın. Sabah olduğunda yoğurdunuz hazırdır, afiyet olsun!

Bu iş bu kadar! 




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...