Bana göre tatlıların mevsimleri var. Veyahut şöyle ifade edeyim; tatlıların mevsimleri olmalı. Çünkü, tatlı dediğimiz yiyecekler çeşit çeşit ama asli malzemesi şeker. Şeker ise vücudumuzun ısısını yükseltir ve dolayısıyla eğer sıcak bir mevsimde tatlı yersek havanın sıcaklığını daha fazla hissederiz. Oysa ki; sıcak günlerde vücut ısımızı düşürecek yiyecek ve içecekleri tercih etmemiz gerekir. Burada anlatmak istediğim yaz sıcaklarıyla başetmenin yollarını aramak değil aslında sadece, vazgeçemediğimiz tatlılarımızı uygun mevsimlerde tüketmenin önemini vurgulamak.
Daha önceki yazılarımda da bahsetmişimdir bizim evde yaz mevsiminde tatlı yerine meyveleri tercih ederiz. Çünkü, dünyanın hiçbir yerinde bu kadar farklı lezzetli meyve çeşidine sahip bir ülke yoktur herhalde. Ağustos güneşi ile ballanmış incirler, üzümler, şeftaliler varken ayrıca tatlı aranmak ne derece doğrudur!
24 Eylül 2014 Çarşamba
27 Ağustos 2014 Çarşamba
BİLMEK YETMEZ UYGULAMAK GEREK...
Bilgi çağını yaşayan ülkelerden geri kalmamak ve o dünyanın bir parçası olmak adına bilginin öneminden bahsediyoruz ama bilgi sahibi olmanın yani bir şeyi bilmenin yeterli olup,olmadığını sorgulamıyoruz. Halbuki, çok konuda bilgi tek başına hiçbir işe yaramıyor. Çünkü, bilgiyi kullanmak gerekiyor. Kullanılmayan, uygulanmayan, hayata geçirilmeyen, içselleştirmemiş bilgi sırtımızda boşuna taşıdığımız bir yüke benziyor. Sadece boş yük değil, bildiklerimizi uygulamıyorsak o bilgi bize hem vebal yükler, hem de vicdanımızı kanatır.
Aileden, okullardan ve yakın çevremizden aldığımız eğitimden sonra internet, sosyal ağlar ve diğer iletişim araçları vasıtasıyla edindiğimiz bilgilerle hepimiz çok şey biliyoruz. Evren, dünya, doğa, insan hakkında çok fazla bilgiye sahibiz. Uzman olmadığımız konularda bile bir fikrimiz var. Her gün yazılı ve görsel basında, sosyal ağlarda bir yığın haber ve bilgi bombardımanına tutuluyoruz. Sağlık, hijyen, beslenme, diyet, çevre, doğa, hayvanlar ve bitkiler...gibi pek çok konuda uzmanlardan bilgi ediniyoruz.
11 Ağustos 2014 Pazartesi
BİLGİ ve İLİM SAHİBİ OLMAK...Ne İçin?
Yüzyıllar içerisinde rönesansı yaşayan, burjuva sınıfını yaratan, fabrikaları kurup, işçi-sendika-patron üçgeninde çalışma hayatını kanunlarla düzenleyerek sanayi devrimini gerçekleştiren ve tüm bunların toplamında gelişmiş ülkeler olarak dünyayı etkileyen ve doğal olarak da gelişmekte olan ülkeler üzerinde baskı kurabilen ülkeler şimdi de (Bilgi Çağını) başlattılar. Bahsi geçen bilgi tabii ki; ülkelerinin ve dolayısıyla da insanlarının daha da zenginleşmesini sağlamak ve güçlerine güç katmak için.
Halbuki, bizim kültürümüzde bilginin yeri çok daha başkadır. Biz bilgiyi maddi zenginlik için değil, tam tersine insanın tekamülü için gerekli görürüz. Çünkü, bilenle bilmeyen bir olur mu? diye soran bir inanışa sahibiz. İnsanı insan yapan meziyetlere bilgiyle sahip olunacağına inanırız. İnsanın, yaradılıştan sahip olduğu meziyetler ve kabiliyetlerin eğitimle terbiye edileceğine inanırız.
Halbuki, bizim kültürümüzde bilginin yeri çok daha başkadır. Biz bilgiyi maddi zenginlik için değil, tam tersine insanın tekamülü için gerekli görürüz. Çünkü, bilenle bilmeyen bir olur mu? diye soran bir inanışa sahibiz. İnsanı insan yapan meziyetlere bilgiyle sahip olunacağına inanırız. İnsanın, yaradılıştan sahip olduğu meziyetler ve kabiliyetlerin eğitimle terbiye edileceğine inanırız.
26 Temmuz 2014 Cumartesi
KUŞ ÜZÜMLÜ KEK...Üzümler Garip Kalmasın Diye...
Bu blogda çeşitli zamanlarda bir çok kek tarifi paylaştım. Keklerde genellikle çeşitli meyveler ve kuruyemişler kullanırım. Meyve tabağında sona kalmış elmalar ile elmalı kek, portakalın suyu ile portakal kokulu kek yaptım. Her defasında gayem kek yapmaktı. Çünkü, çay sofralarında börek ve salatadan sonra mutlaka yaş pasta ya da herhangi bir çeşit kek gerekiyor. Yaş pasta daha ziyade doğumgünü kutlamalarında tercih edildiği için çay sofralarında kek yeterli oluyor. Diğer kültürleri bilmiyorum ama bizim kültürümüzde tatlının yeri cümlenin sonundaki nokta gibidir. Tatlı tabakları gelmeden yemek bitmez.
Bir tarihte, kurabiye kolay geliyordu. Tatlı, tuzlu kurabiyeleri büyük bir zevkle yapardım. En sevdiğim de kurabiye hamurunu yoğurmaktı. Kurabiyelerin mükemmel olması için hamurunun çok iyi yoğrulması gerekir. Ne olduysa oldu ben kurabiye pişirmeyi bıraktım. Hatta, onlarla tek tek nasıl uğraşıyormuşum diye şaşırıyorum.
Bir tarihte, kurabiye kolay geliyordu. Tatlı, tuzlu kurabiyeleri büyük bir zevkle yapardım. En sevdiğim de kurabiye hamurunu yoğurmaktı. Kurabiyelerin mükemmel olması için hamurunun çok iyi yoğrulması gerekir. Ne olduysa oldu ben kurabiye pişirmeyi bıraktım. Hatta, onlarla tek tek nasıl uğraşıyormuşum diye şaşırıyorum.
18 Temmuz 2014 Cuma
ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI...Özel Sofraların Olmazsa Olmazı...
Bayramlarda veya özel günlerde ailece toplandığımız sofralar için menü hazırlamak bazen zor olur. Davetliler yakınlarımız olduğu için onların yemek zevklerini biliriz. Dolayısıyla, menüyü ona göre hazırlamak zorunda kalırız. Aile sofralarında ninesiyle, torunuyla gencinden yaşlısına her yaş grubundan birey olacağı için onların hepsine ayrı ayrı hitap edebilecek bir menü ortaya çıkarmak gerekir. Bütün bunlar, aslında aile sıcaklığını hissetmenin bedeli olsa gerek.
Aile sofralarında insan kendini ayrıcalıklı hisseder. Ne güzel bir iltifattır; teyzenizin veya yengenizin menüdeki bir yemeği sırf siz seviyorsunuz diye pişirmiş olması. Çocukluk yaşlarından itibaren aile büyüklerinden ilgi gören, özel zevklerine saygı duyulan kişiler, hayatları boyunca tatminkâr ve mutlu insan olurlar. Çünkü, gösterilen bu özen ailedeki çocukların adam yerine konması demektir. Söz hakkı verilmesi demektir. Kişilik haklarına saygı demektir. Farklılıklara saygı demektir.
Aile sofralarında insan kendini ayrıcalıklı hisseder. Ne güzel bir iltifattır; teyzenizin veya yengenizin menüdeki bir yemeği sırf siz seviyorsunuz diye pişirmiş olması. Çocukluk yaşlarından itibaren aile büyüklerinden ilgi gören, özel zevklerine saygı duyulan kişiler, hayatları boyunca tatminkâr ve mutlu insan olurlar. Çünkü, gösterilen bu özen ailedeki çocukların adam yerine konması demektir. Söz hakkı verilmesi demektir. Kişilik haklarına saygı demektir. Farklılıklara saygı demektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

