16 Ekim 2018 Salı

OKULLU OLMAK...Çocukların Eğitim Hakkı...

Geçtiğimiz yıl gazetemde okuduğum bir haberde 12 yıllık (4+4+4) zorunlu eğitimin kademelerinde toplam 2 milyon çocuğun okula gitmediği yazıyordu. Haberin detayını okumuştum ama daha sonra unuttum, gitti. Geçen gün Facebook paylaşımlarında gördüğüm bir fotoğraf geçen yıl okuduğum o haberi hatırlattı. Bugün, okullu olmayan kaç çocuğumuz var bilmiyorum ama olumlu herhangi bir değişiklik olduğunu da zannetmiyorum. Hem sayıda azalma olsa dahi tüm çocuklar okullu olmadıkça bu eğitim savaşı kazanılmış sayılmaz.


Bir çocuğun okula gidememesi demek, bir aile çocuğunu okula gönderemiyor demektir. Halbuki, anne-babalar okul çağına gelmiş çocuklarını okula göndermekle iftihar eder, gurur duyarlar. Burada, okula gidemeyen çocuk ve onu okula gönderemeyen bir ana-baba var. Olaya hangi tarafından bakarsak tam bir trajedi. Ailenin durumu da iç acıtıcı ama benim içime asıl dokunan okula gitmeyen çocuğun durumu.

Okula gitmeyen çocuk, çocukluğunu yaşamıyor demektir. Çocuk, evde anne-babasının okulda da öğretmenin gözetim ve rehberliğinde hayata hazırlanır. Okula gidemiyorsa en başta okulu yok demektir. Okula giderken yürüyeceği okul yolu yok, öğretmeni yok, sınıfı yok, okul arkadaşları yok demektir. Okula başladığı ilk günün hatırası yok. Okul önlüğü, okul çantası, beslenme çantası yok. Teneffüslerde uğrayacağı kantini yok. Okul bahçesinde koşup, oynayacağı oyunları yok. Öğretmeni ve arkadaşlarıyla katılacağı okul gezileri yok, kitapları, dergileri yok. Okumayı, yazmayı öğrenince takacağı kırmızı kurdelesi yok. Yazılı, sözlü sınav heyecanları yok. Karnesi yok. Mezuniyet günü yok.

Bu, 2 milyon çocuğun sadece yokları var. O yoklar ki hiç bir zaman telafi edilemez. Çocukluğu geçip, gitmiş bir gence o günleri geri veremezsiniz. Eğitim dışı kalmış çocuğun psikolojik durumu, bedensel ve zihinsel gelişimi ne yönde ilerler bilemem ama aklı erdiğinde muhtemelen okula giden öğrencileri her gördüğünde hüzünlenecek belki de hayata karşı öfkeli bir insan olacaktır.

Yukarıdaki fotoğrafı gördünüz ve açıklamayı da okudunuz. Biz ülkemizde 2 milyon çocuk okula gidemezken kılımızı kıpırdatmıyoruz, başka yerlerde bir çocuğun eğitimi yarıda kalmasın diye koskoca bir tren hiç yolcusu kalmadığı halde sadece bir çocuğu okula götürüp, getirmek için hattında çalışmaya devam ediyor. Çünkü, zarar edeceğini bile bile treni çalıştırmaya devam eden yetkililer, o zararı ülkelerinin geleceğine yatırım olarak görüyorlar.

Japonya bir çocuk için böyle maddi zararları göze alırken bizim 2 milyon çocuğumuz gözümüzün önünde bile bile heba oluyor.





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...