18 Mayıs 2018 Cuma

ETLİ YAPRAK DOLMASI...Üzeri Yoğurtlu Lezzet Bombası...

Yazımın başlığı biraz abartılı oldu kabul ediyorum ama bu lezzetli yemeği başka nasıl takdim ederim bilemedim. Şairin dediği gibi "bilmezdim kelimelerin bu kadar kifayetsiz olduğunu" etli dolmanın tadına varmadan önce. Aslında, benim dolma sevgim çok eskilere gitmez. Küçükken bu yemeği sever miydim hatırlamıyorum. Tüm çocuklar gibi benim de favori yemeğimin köfte patates olma ihtimali çok yüksek. Hele yaz mevsiminde köfte patatesin yanına karışık kızartma da eklenmişse bugün bile değmeyin keyfime.


Neyse, anlatmak istediğim aslında başka. Henüz 9-10 yaşlarında ilkokul öğrencisiydim. Kış sonu ilkbahar gelmiş, bir tatil günü evde öğle yemeği için sofraya oturmuştuk. Biraz önce annem kocaman bir tencereden tabaklarımıza etli yaprak dolmalarımızı doldurmuş, elindeki yoğurt dolu kaseden tabaklarımıza yoğurt almamızı gözleriyle takip ediyordu. Ben de tabağıma iki kaşık yoğurdumu almış beklerken pencereden görünen masmavi gökyüzünde tembel tembel gezinen ufak beyaz bulutları seyrediyordum. Dışarıda tam bir bahar havası vardı, günlük güneşlik.

Babam besmele çekip, yemeğe başlayınca ben de çatalıma ilk dolmamı aldım. Ve bir çığlık, canhıraş bir çığlık duyduk, ardından da muazzam bir gürültü. Ben sofrada, bahçeye bakan pencereye karşı oturuyordum. Önümde etli yaprak dolması dolu tabağım, elimdeki çatalıma takılı dolmayı ağzıma götürmek üzereyken ve dolmanın kokusu burnumda iken o çığlık kulağıma geldi. Ve aynı anda karşımdaki pencereden bahçeye düşen birini gördüm ve ardından da o tok gürültü, vücudun toprak zemine düşme sesi geldi.


O an çok korktuğumu ve donup, kaldığımı hayal meyal hatırlıyorum. Bir de dolma kokusu. Sanki tüm oda, tüm ev hatta tüm sokak etli yaprak dolması kokuyordu. Daha sonra öğrendik ki; hepimizin çok sevdiği komşu teyzemiz üst kattaki terasta ipe çamaşır asarken bir anda dengesini kaybediyor. Ve, bahçemizdeki incir ağacının bir dalıyla beraber kendini bahçenin zemininde buluyor. Düşerken kırdığı o incir dalı olmasa belki de ölümle sonuçlanabilecek kazayı sadece bir kaç kırıkla atlattı.

O günkü olayın üzerinden uzun zaman geçti, yıllar yılları kovaladı ben büyüdüm, komşu teyzemiz kızının yanına taşındı. Ve bu uzun yıllar boyunca ben etli yaprak dolması yiyemedim. Çocukluğumda yaşadığım korkunun bende yarattığı durumun adını bilemiyorum ama etli yaprak dolmasını yiyemediğim gibi kokusuna dahi tahammül edemiyordum. Sonra, ne oldu yine bilmiyorum yıllar önce bir gün baktım tabağımda etli yaprak dolması afiyetle yiyorum. O gün bu gündür de en sevdiğim yemeklerden biri oldu.


En sevdiğim yemek olmasına rağmen el oyalayıcı olduğu için pişirmeyi epey bir süredir erteliyordum. Bu güne kısmetmiş. Bana zor gelmesinin sebebi Zeytinyağlı Yaprak Sarması gibi büyük boy yaprakla değil de küçük boy yaprakla sarılması. Hemen hemen tek lokmalık olacak küçüklükte, ufak ve tombul sarmak biraz el oyalıyor.

Her yemek gibi Etli Yaprak Dolması da özen ve emek istiyor. Ben de gerekli özeni ve emeği vermeye hazırdım ama yaprakların azizliğine uğradım. Maalesef yaprağın iyisini alamamışım. Pazardan aldığım salamura yapraklar karışıkmış. İyilerini seçe seçe sarmaya çalıştım. Bu durumda hem vaktim hem de yapraklarım ziyan oldu.

Her şeye rağmen dolmalar çok lezzetliydi ve bir tencere dolmadan geriye bir tane bile kalmadı.

Hepsi bitti!




MALZEMELER:

Yarım kilo dolmalık Kıyma
1 adet iri kuru Soğan
1 yemek kaşığı tepeleme domates Salçası
1 kahve fincanı Pirinç
Yarım kahve fincanı Zeytinyağı
1 kahve fincanı kıyılmış Maydanoz
Yarım su bardağı (evde varsa) Domates Püresi
1 tatlı kaşığı Tuz, Karabiber varsa dolma baharı
2 su bardağı Su
Salamura Asma Yaprağı


YAPILIŞI:

Dolma içini yemeğin pişeceği tencerede hazırlıyoruz.
Evvela, çok ince kıyılmış soğanı tencerenin içinde tuzla biraz ovuyoruz.
Daha sonra tencereye kıymayı, domates salçasını, domates püresini ilave ediyoruz.
Tüm malzemeyi yoğurur gibi birbirine iyice karıştırdıktan sonra bu defa pirinci ve baharatları ilave ediyoruz.
En son maydanozu ve yağını da ilave ettikten sonra bir bardak suyu yavaş yavaş dolma harcına yediriyoruz.
Dolma harcı köfte harcı gibi koyu kıvamlı olmaz. Aksine, gevşek bir kıvamda olması lazım. Bunun için de alabildiği kadar su ilave edebiliriz.
Tencerede hazırlanan dolma harcı başka bir kaba alınır.
Yemeğin pişeceği tencerenin dibine, ( ben annem usulü kasaptan aldığım kemikleri yerleştirdim) yaprakların iri olanlarından seçerek tencerenin tabanını kapatacak şekilde yerleştiririz.
Bir-iki taşım kaynatıp, süzgeçle sudan alıp, soğumaya bıraktığımız salamura yaprakların suyunu hafifçe sıkarız.
Saplarını ayıkladığımız yaprakları birbirinden ayırarak sarmaya hazır hale getiririz.
Avucumuza yerleştirdiğimiz yaprağın ortasına bir tatlı kaşığı dolma içinden koyup, yaprağı sağdan ve soldan kapatarak, sararız.
Dolmaları sarıp, tencerenin içine dizdikten sonra 50 gr. kadar tereyağını ufak parçalar halinde serpiştiririz.
Bir bardak suyu tencerenin kenarından verdikten sonra porselen bir tabağı dolmaların üzerine  kapatırız.
Tencerenin kapağını da kapattıktan sonra orta ısılı ocağa oturturuz.
Tencereden gelen seslerden de anlayacağımız gibi kaynama başlayınca ateşi kısarız.
Kısık ateşte pişen yemeği soğumadan tabaklara taksim ederiz. Üzerlerine yoğurt ilave ettiğimiz tabaklar servise hazırdır.

Afiyet olsun!




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...