19 Eylül 2015 Cumartesi

ŞEFTALİ REÇELİ...Lokum Kıvamında...

Pazar alışverişlerinde kendime bir türlü dur diyemem. Tezgahlar öylesine zevkli düzenlenmiş, öylesine rengarenk oluyor ki bir-iki çeşit alıp gitmek çok zor. Marketin manav reyonunda tezgahlara göz gezdirirken bunları düşünüyordum. Kara üzümler kasalarında yan gelmiş yatıyorlardı. Kimbilir nerelerden, kaç saatlik yollardan geldiler ama taze oldukları yeşil saplarından belliydi. Bağdan topluyormuş gibi büyük salkımlardan seçtim iki kiloya yakın geldi.


Üzümü aldım, gözüm hâlâ tezgahlarda gezinmeye devam ediyor. Kara incirler plastik kaplarda alıcılarını bekliyorlardı ama beklemekten helak olmuş gibiydiler, onları geçtim. Tezgahın büyükçe bir kısmına şeftalileri dökmüşler. Ne de çok severim şeftaliyi. Satıcı çocuk akıllı, anladı benim zaafımı şeftaliyi övüyor. Fiyatı da uygun. Seçeyim bari dedim aldım elime naylon poşeti. Dayanıklı olsun diye sertçe olanları seçtim.

Marketten çıktım, eve doğru yürürken, fırının yanında caddenin kenarında sota bir yerde duran seyyar tezgahı gördüm. Aslında yıllardır orada sabitlenmiştir. Sahibi semtimizin eski manavlarından. Dükkanını kapatmak zorunda kalınca işine sokakta devam ediyor. Biraz evvel markette gördüğüm ama fazla olgun olduğu için almadığım incirlerden gördüm. Bunlar daha bir taze görünüyorlar ama şimdi almayayım, üzümler bitsin diye içimden geçiriyordum ki; bizim manavın sesi,
-Ne verelim ablama?
Tahmin ettiğiniz gibi bir kilo da kara incirlerimi aldım.


Neyse, lafı fazla uzatmayalım, evde buzdolabındaki kocaman kırkağaç kavun, kara üzümler, incirler sıraya girdi de şeftalilere ne zaman sıra gelecek. Daha doğrusu sıra geldiğinde şeftalilerin durumu nice olur bilemediğim için reçelini kaynatmaya karar verdim. Bir ay önce çilek reçeli kaynatmıştım ama kahvaltı sofralarında çeşit çeşit renk ve aromaları ile sofraya neşe veren reçellere doyamıyorum.


Ancak, zannedilmesin ki: bir oturuşta bir kase reçel bitiyor. Bizim şiarımız, her ne yiyecek olursa olsun "Azı karar, çoğu zarar"dır. Naçizane önerim, bu düsturu uygularsanız, hem canınızın çektiğini yersiniz, hem de sağlığınız her zamankinden daha iyi olur. Çünkü, zararlı diye tüketmediğiniz bir çok yiyecekte mevcut olan besin maddelerinden vücudunuzu mahrum bırakıyorsunuz demektir.

Gelelim reçelimize, şeftalilerim olgun değildi ama ham da değildi. Reçelin istenilen kıvamda olması ve meyvelerin dağılmaması için bu önemlidir.


ŞEFTALİ REÇELİ:

MALZEMELER:
1 KG. ORTA BOY ŞEFTALİ
4 SU BARDAĞI TOZ ŞEKER
YARIM LİMON SUYU
LİMON TUZU


YAPILIŞI:
ŞEFTALİLER YIKANIR, KABUKLARI SOYULUR, ÇEKİRDEKLERİ ÇIKARILIR VE DİLİMLENİR.
ORTA BOY BİR ŞEFTALİDEN 8 DİLİM ÇIKACAK.
TENCEREDE ŞEFTALİLERİN ÜZERİNE TOZ ŞEKER KONUR.
SABAH TENCERE KAPAĞI KAPALI OLARAK OCAĞA OTURTULUR.
KAYNAMA BAŞLAYINCA EN DÜŞÜK ATEŞE ALINIR VE KAPAĞI AÇILIR.
RENGİ KOYULAŞTIĞINDA KIVAM ALMADIĞINI DÜŞÜNÜRSENİZ ATEŞİ SÖNDÜRÜN.
DİĞER İŞLERİNİZE BAKIN, DIŞARI ÇIKACAKSANIZ ÇIKIN.
DÖNDÜĞÜNÜZDE ILINMIŞ REÇELİNİZİN KIVAMINI ALDIĞINI GÖRECEKSİNİZ.
TENCEREYİ TEKRAR ATEŞİN ÜZERİNE OTURTUN VE İÇİNE LİMON SUYU İLE MERCİMEK BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ LİMON TUZUNDAN BİR KAÇ TANE İLAVE EDEREK BİR TAŞIM KAYNATIN.
OCAĞI KAPATIN. BİR-İKİ DAKİKA SONRA REÇELİ SICAK SICAK KAVANOZLARA PAYLAŞTIRIN.
AĞIZLARI AÇIK OLARAK SOĞUMAYA BIRAKIN.

AFİYET OLSUN!





LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...