23 Haziran 2015 Salı

GÜLLAÇ...Ramazan'ın Gülü...Sütlü Tatlı...

Bu yıl yine yazlık evimizde idrak ettiğimiz Ramazan'ı Şerif daha yıllarca da yaz aylarında misafirimiz olacak. Ramazan ayı sofralarının iftariyelik, yemek ve tatlıları, her ne kadar yörelere göre değişiklik gösterse de yaşandığı mevsime göre de değişir. Bilhassa, Ramazan davetlerinin olmazsa olmazları tatlılar, mevsimlere göre ister istemez değişiyor. 






Kış aylarının soğuk günlerinde, iftar sofralarına Baklava'dan Revani'ye şerbetli tatlılar ne kadar yakışıyorsa yaz mevsiminin insanı kavuran sıcaklarında da soğukluklar -karpuz, kavun dilimleri- ile buz gibi soğutulmuş üzüm salkımları, armutlar, şeftaliler o kadar yakışıyor. Doğal tatlılar dediğim bu meyvelerin hele ki olgunları seçilirse şerbetli tatlıları hiç aratmıyorlar. 

9 Haziran 2015 Salı

RAMAZAN BEREKETİ...Sofrada ve İbadette...

Türkiye'yi doğusundan başlayıp Karadeniz kıyılarından devam ederek Marmara, Trakya, Ege ve Akdeniz ile tüm Anadolu'yu dolaştığınızda farkedersiniz ki; âdet ve görenekleri ile tamamen farklı olan bölgeler Ramazan ayı gelince tek bir coğrafya tek bir iklim olmuşlar. Hal böyleyken, yine de memleketimizin bazı bölgelerinde dini vecibelerini yerine getirmekte daha bir özenli dindar bir kesim vardır. Onlar Ramazanı iki ay önceden yaşamaya başlarlar.  



Üç ayların -Recep, Şaban, Ramazan- başlangıcı Recep ayının girmesi ile ramazan orucuna hazırlık kabilinden haftanın belli günlerinde olmak üzere nafile orucuna, Kadir gecesi düzenlenecek hatim duasına yetiştirilmek üzere Kur'anı Kerim'in hatmi için cami veya evlerdeki mukabelelere başlanır. Berât kandilinden sonra yani Ramazan'a takribi 15 gün kala kıyı-bucak ev temizliği sonrasında iftar ve sahur sofraları için gerekli alışverişler yapılır. Alışverişleri ailenin maddi durumu belirler ama bu mübarek aya hürmeten sofraların zengin olması için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmaz. 

3 Haziran 2015 Çarşamba

HARİÇTEN GAZEL OKUMAK...Yıllar öncesinden...

Hayatın hoş ve güzel taraflarından bahsetmek istiyorum ve bunun için kendimi zorluyorum ama nafile! Toplumu sarıp,sarmalamış olan güvensizlik ve gelecek endişesi ile öyle bir karamsarlık havasına büründük ki; gördüğüm, yaşadığım güzellikler sanki görünmeyen bir el tarafından aklımdan silinip, gidiyor. 



Memleketim öyle bereketli topraklar üzerinde kurulmuş ki her bir yerinden ayrı sesler çıkıyor. Olan bitene duyarlı insanlar olarak başımızı tenis maçındaki seyirciler gibi bir sağa, bir sola çevirerek hareketleri kaçırmamaya çalışıyoruz. Tamam buna da razıyız. Tenis maçı seyreder gibi bir sağa bir sola dikkat kesilelim ama ortada tek bir oyun yok ki! 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...