7 Nisan 2014 Pazartesi

KEDİ DİLİ TATLISI...Üzeri Sapsarı Portakal Kaplı...

Her mevsim sonu hüzünlü oluyorum. Kış mevsimine bayılmıyorum ama gidişine de sevinmiyorum. Aslında, kış demek soğuk demek, karanlık demek. Yağmur bulutlarının kapadığı havaların hüznü, şakır şakır yağan yağmurda zorlaşan şehir hayatı, kar, rüzgar, fırtına ve kısalan günler demek. Zordur kış mevsimi. Ancak, bir yandan da kış günleri yaklaşırken gizliden gizliye seviniriz. Yaz aylarında her biri bir tarafa dağılmış aile bireylerini, dostları ve arkadaşları kış mevsimi tekrar bir araya getirir. İşyerlerinde tüm yaz mevsimi eksik çalışan kadro kışın tamamlanır.




Hep derim ya! iyi ki baharlar var. İlkbahar ve sonbahar, bizi esas mevsime hazırlayan geçiş dönemleri. Eğer bahar ayları olmasa idi, hiçbir canlı bu mevsim değişikliklerine uyum sağlayamaz, ruh ve beden sağlıklarını koruyamazlardı. Yaz boyunca özlediğimiz sevdiklerimizle bir arada olmak için kışı istedik ve yaşadık. Şimdi ise kış görevini tamamlamış olarak gitmek istiyor. Çünkü, toprak altında bekleyen tohumlar boy vermek, çiçeklenen ağaçlar meyveye durmak için güneşi bekliyorlar.

Biliyorum! kış mevsimi bitti ve ilkbahar günlerini yaşıyoruz ama başta da dediğim gibi ben ayrılıkları sevmiyorum, yaşadığım her neyse kolay kolay vazgeçemiyorum. Bu durum, mutfağa da yansıyor tabii. Çoğu insan, taze bakladan bıktı da taze fasulyeye başlamış iken, ben hala kış sebzelerine talim ediyorum. Her seferinde son derece kararlı bir şekilde turfanda sebze alacak iken kerevizle pırasayı tarttırırken buluyorum kendimi. Hele, karnıbaharsız hayata nasıl alışacağım bilemem.




Kış mevsiminden hatıra kalsın diye ayvalar çekilmeden son defa kaynattığım ve Ayva Marmelatı...son ayvalar...başlıklı yazımda tarifini verdiğim marmelat bittiği için bu defa da son portakallarla reçel kaynatmak istedim. Temiz ve hasarsız kabukluları seçerken kendimi bir kaptırmışım ki; geri bırakmaya kıyamadığım için bir dolu portakalla eve döndüm. Evvela, Portakal Reçeli...kahvaltı sofrasının tadı başlıklı yazımda tarifini paylaştığım reçelimi kaynattım. Şu anda, hem kahvaltı soframızı renklendiriyor, hem de ağzımızı tatlandırıyor.

Ancak, reçel tatlının yerini tutamayacağından hem de portakalları değerlendirmek için mevcut eski bir tarifte ufak bir değişiklikle pratik bir tatlı-pasta yaptım. Asıl tarif, bir litre süt ile pişirilen muhallebinin üzerine portakallı sos dökülerek yapılıyor. Ancak, evde bir süredir bekleyen bir paket kedi dili bisküviyi kullanmak amacıyla, muhallebinin miktarını azaltarak pasta tadında bir tatlı yapmış oldum.

Biz beğendik, deneyin siz de beğeneceksiniz.


Portakal Soslu Kedi Dili Pastası

Malzemeler:
1 Paket Kedi Dili Bisküvisi

Pasta Kreması Malzemesi:
Yarım Litre Süt
1 Yumurta
3 Yemek Kaşığı Un
5 Yemek Kaşığı Şeker
Damla Sakızı

Portakal Sosu Malzemesi:
1 Su Bardağı Portakal Suyu
5 Yemek Kaşığı Toz şeker
2 Yemek Kaşığı Mısır Nişastası

Yapılışı:

Borcam tepsiye kedi dili bisküvileri yerleştirilir.
Damla sakızı dövülür, toz şekere katılır.
Un, yumurta, süt iyice karıştırılır ve ocağa oturtulur.
Orta ateşte karıştırılarak pişirilir.
Kaynama başlayınca, damla sakızlı toz şekeri ilave edilir.
Bir kaç taşım kaynattıktan sonra ocaktan alınır.
Bisküvileri yerlerinden oynatmadan, yavaşça tepsiye dökülür.
Soğumaya bırakılır.

Portakal Sosu Yapımı:
Ufak bir tencerede nişasta ve toz şeker karıştırılır,
Taze sıkılmış bir bardak portakal suyu ile pişirilir,
Kıvam alıp, iki taşım kaynatıldıktan sonra soğumuş kremanın üzerine sıcak olarak dökülüp, üzeri düzeltilir.
Ilındıktan sonra, buzdolabına kaldırılır.

Afiyet Olsun...





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...